Yazarlar

“Padişahım, sen çok yaşa!”

 

 

“TARİH” ilmi, geçmişteki olaylar “tekerrür etmesin!” – ibret alınıp, geleceğe “ışık” tutsun diye okutulur, öğretilir. George Santayana’nın da dediği gibi “Tarihi öğrenmeyenler, onu tekrar yaşamak zorunda kalırlar.”

Tarihçiler; daha donanımlı, daha tarafsız, daha münevver (moda tabiriyle entelektüel), daha ufku geniş ve mukayeseli düşünebilen insanlar olmalı, öyle de kabul görmelidirler. Bu da “kahramanlar” ına saygı duymakla olur yani tarihi “yazan” tarih “yapan” a saygı duyarak ilmini icra etmelidir. Bu yüzdendir ki, bunlar; birçok ilim adamından daha kıymetlidir, öyle de olmak zorundadır.

Sahte kahramanlarla – tek boyutlu / taraflı düşünen, kendi kendini – malûmun ilanı gibi – “tarihçi” ilan eden ve ilmi sulandırarak “paparazzi” leştiren kişiler, “tarihçi” olmadıkları gibi, yazıp yutturmaya çalıştıkları da “roman” olmaktan öteye gidemez. Son dönemlerde rağbet görse, “best seller” arasına girse bile, yazılanlar “tarih” değildir. Sermayesi “yalan” ve “hakaret” olan bir eseri, yayınlayıp piyasaya sürmek, gelecek nesle yapılacak en büyük ihanettir. “Vatan haini”  olmak için elinize sadece “silah” almanıza gerek yok, bazen “kalem” ya da “klavye” silahtan daha etkili bir hal alabiliyor. Tarihte bunun çok örnekleri vardır. “Resmî İdeoloji” tarafından da desteklenen bu tiplerin ortaya koymuş oldukları eserler, yıllarca bu millete “tarih” diye yutturulmuş ve ne yazık ki “müfredat” adı altında da okutulmuştur. Rahmetli Mustafa MÜFTÜOĞLU hocamızın “seri kitap” halinde yazdığı “Yalan Söyleyen Tarih Utansın” eseri ve bu minvalde yayınlanan tüm eserler yakın / uzak tüm geçmişimize ışık tutmuş ve nesle “doğru tarih” okutulmaya çalışılmıştır.

Voltaire’nin de dediği gibi “Tarih; Kralların, generallerin çiftliği değil, milletlerin tarlasıdır. Her millet geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer.” İşte biz de gelecek nesle doğru eserler bırakabilmek adına yazmış olduğumuz her bir güncel yazı, kitap, belgesel vs. yazıtları; “edep” – “hakkaniyet” – “tarafsızlık” – “doğru bilgilendirme” çerçevesinde kaleme alırsak “silinmez” bir hatıra bırakmış oluruz. Yazdıklarımızı, devrin iktidarına göre değil, iktidarın devre bıraktıklarını gelecek nesle “miras” olarak doğru bir şekilde aktarmak amacıyla yazarız. O yüzden biz, “Padişahım, sen çok yaşa!” diyen “şakşakçı”, “yalaka”, “yandaş”, “dalkavuk”, “şarlatan”, “madrabaz”, “kukla” ya da “sarayın soytarıları” ndan olmadık, ol(a)mayız da… Devletimize – milletimize ve dinimize olan bağlılığımız ile almış olduğumuz aile terbiyesi buna müsaade etmez!…

Biz, tarih ilmi ile dönemine ışık tutan doğru eserlerin bırakılmasının önemine vurgu yapar ve sizler de bu satırları okurken, not düşeceğimiz – üzerinden bir yıl geçen “09 Temmuz 2018” de “aslında ne oldu?” sorusuna cevap aramaya ve bu cevabı da gelecek nesle bırakmaya çalışacağız;

Tarih, 09 Temmuz 2018; kime ne hatırlatır, kime ne bırakır bilemeyiz. Amma bu tarih; “Resmî İdeoloji” nin iflas ettiği, çok başlılığın ortadan kalktığı, yetki ve mekanizmaların “tek nokta” da toplandığı, “vesayetler” in değil “millet iradesi” nin tecelli ettiği / ettirildiği, altın harflerle yazılacak/ kazınacak önemli bir dönüm noktasıdır. Evet bu tarih, “Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi” ne adım atılan yani “başkanlık” sisteminin başlangıcı olan gündür. Üzerinden “bir yıl” geçti, hayırlı olsun!…

Her girdiği seçimden halkının teveccühünü kazanarak galip gelen cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, beklenti ve hedeflerini emin adımlarla gerçekleştirirken, önüne sürekli bir “dikenli yol” – “sökük kaldırımlar” çıkmış ve bunlar da onu yolundan döndürmemiştir. Köken olarak Karadenizliliğin ve yetişmiş olduğu Kasımpaşalılığın vermiş olduğu “inat” ve “delikanlılık” duygularıyla her düşüncesini “eylem” e döken memleketin “sevdalı” evladı, milletinin ve devletinin “beka” sı için her zaman “doğru” bildiğini okumuş, okumaktan da geri kalmamıştır. “9 Temmuz 2018” tarihi, kendi emeli ve dirilişi için yeni bir dönem noktası olmuş ve “başkanlık” ilan edilmiştir. Hani bazılarını “kudurma” – “salya kusma” – “öfke nöbeti” noktası getirten tarih, işte bu tarihtir; 9 TEMMUZ 2018….

Köhnemiş – bulanmış zihniyetleri “ortadan kaldırma”, kangren haline gelen kurumları “adam etme”, hafızalara kazınanları “silme”, kolay bir şekilde gerçekleştirilemeyip sancılı bir süreçten geçileceğini ve “bir yıl” gibi kısa bir zamanda da “sihirli el” in değmesini beklemek de biraz safdillik olsa gerek!… Bu millet, yeterince “saf” yerine konuldu ve o dönemler de geçti artık!… Milletine hediye ettiği “sistem” değişikliği ve – “saray” a benzeterek – “külliye” üzerinden yapılan hakaretler – her dönemde olduğu gibi – onun döneminde de olmuştur ve – meyveli ağacın taşlanması gibi – olmaya da devam edecektir, bundan da şüphemiz yoktur.

“Dava eri olmak”, “ilk sendelemede gemiyi terk etmemek”, “hakkına rıza göstermek” her kişinin değil, er kişinin (adamın) işidir. İhtişamlı, Türk’e /Türkiye’ye has bir “külliye” nin kazandırılması, başkanlık sisteminin işlevsel – işlerlik olarak hayata geçirilmesi, vizyon ve misyon sahibi olarak Recep Tayyip ERDOĞAN’a değil, dünya çapında ülkemize kazandırır. Devlet kalıcı, kişiler gidicidir. ERDOĞAN da herkes gibi fanidir, ölünce “sistem” i ya da “saray” dedikleri “külliye” yi mezara getirecek değil ya!.. Ayrıca, şakşakçı madrabazlar ile “saray soytarıları” nın yalakalık yaparak “Padişahım, Sen çok yaşa!” nidalarını seslendirmekten başka bir şey yapmadıkları ve başkan Erdoğan’ı da yanlış yönlendirdikleri de bilinen bir gerçektir.

Algılardaki “yanlış” ve “doğru” ların adam gibi doğru dürüst eleklenerek tasnif edilmemesi ve milletimize sunulamaması, bir yılını doldurmasına rağmen “sistem” in en ince detaylarının tam olarak anlatılmaması ve kurumsal yapıya kavuşturulamaması, yerelde organize olamaması ve gönüllerdeki bam teline dokunamaması antipatik durumlar oluşturmuş, güvenliği / güvenilirliği tartışılır olmuştur. Bu tür olumsuzlukların bir an önce ortadan kaldırılması ve – cumhuriyetin ilanı gibi – bu tarihin önemine vurgu yapılması gerekir.

“9 TEMMUZ 2018” yani “BAŞKANLIK” sistemi tekrar hayırlı olsun, Allah yâr ve yardımcımız olsun!…

 

 

 

 

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close