Yazarlar

Avrupaya hicret arefesinde; tarımda olumlu adımlar!

Bu milletin ‘ruh kodları’ na sahip olmayan yönetici, atamalarındaki bazı liyakatsiz ahvali görüp, “Bu ülkede bize vazife kalmadı…” diyerek Avrupa’ya hicret etmenin arefesinde bir de baktık ki zeytin üreticileri platformu tarafından, dünyanın en stratejik ‘ürün›ü ‘sıvı altın’ zeytincilik alanında “Zeytin Oscarı”, Ekovitrin Medya Grubu tarafından “Yılın En Başarılı Bilim Adamı”, Urfa Platformu ve doğu-güneydoğu birliklerince yine “Yılın En Başarılı Bilim Adamı” ödüllerinin verildi ve ülkemizin ekonomik gelişimi adına ümidimiz arttı!

20 yıl evvel  bugünleri anlattığımızda ‘deli’ dediler bize! ‘Fenomen Maranki’ diye mahkemelere verdiler ama sonrasında ‘tamamlayıcı tıp yasası’nı çıkardılar. Fakat yıllar içinde devlet milyarlarca dolar, ilâç ve insan israfıyla yok edildi! Topraklarımız mahvedildi! “Yerli Tohum” dedik; tam aleyhte kanunlar çıktı!!!

Beş yıl evvel “Ata tohumlarını ve bitkilerin şifacılığını görmezden gelmek, vatana ihanetle eşdeğerdir!” diye tarihi bir çıkış yapan sayın Emine ERDOĞAN hanımefendinin gayretleriyle bir diriliş hamlesi yapıldı. Fakat bundan sonrası daha mühim. Yasadaki boşluklardan dolayı her hamle güdük kalıyor. Bir de bitirilmeyen projelere, yapılmayan işlere “Yapıldı, bitti deniliyor!!

Şimdi hizmet vakti. Tüm ekibimiz, projelerimiz, birikimimiz ve yenilikçi vizyonumuzla devletimiz ve milletimize hizmet etmeye hazırız!

Dönemin bakanı değerli kardeşim dostum Mehdi EKER’e de Tarım İlçe Müdürlüğü’nden bir tane toprak tahlili alamadığımızı veya bir ziraat mühendisini tarlamıza çıkaramadığımızı anlatmıştık. Maranki hocam bir haftada yanındayım dedi hakikaten geldiğinde olayları görünce şaşırdı bu ülke neden geri kalıyor!!!

 Destek alanlarında ceviz başta olmak üzere pek çok sahtekarlıklara bulaştıklarını dile getirdiğimde bana söylediklerini sizinle paylaşsam devlete olan güvenciniz sarsılır!!! Söylediklerimiz, on yıl sonra tamamlayıcı tıp adıyla kanunlaştırıldı. Tohum diye beş yıl evvel feryad ettik! Tekrarı olmaması adına sayın tarım bakanımızı ziyaret ettik. Rahmetli büyüğümüz bakanımız Ekrem PAKDEMİRLİ ağabeyin zeytincilik projelerinden kendi yaptığı aracının çarpmasıyla vefatından yıllar sonra oğlunun tarım bakanı olması çok önemli! İnşallah merhum babasının mirasına sahip çıkacaktır. Tarım ve gıda teröristlerine dur diyecek! Yeniden dirilişin öncüsü olacaktır inşallah!!!

Zeytinde ne yaptık??

Üretim artığı diye 400.000 ton zeytin yaprağı Ege Bölgesi’nde yakılıyordu. Bu yaprakları 10 yıldır toplatıp dünyanın en güçlü oleropin etken maddesini elde ederek inovasyon ürünü hâline getirdik! Tablet ve sıvı formlarının yanında kostiksiz doğal sabun olarak ürettik! Çöven otundan kremini, şampuanını ürettik. Biga’daki arazilerimizde ilâçsız tarım yöntemlerini geliştiriyoruz. Üreticiler bizi onurlandırıyor, halk büyük teveccüh gösteriyor; peki DEVLET NE YAPIYOR?! Bunca hizmete teşvik veya ödül bir yana köstek olmasın yeter diyoruz! Sayın Tarım Bakanımız Bekir PAKDEMİRLİ’den ve ekibinden umutluyum. Başta zeytin ve incir olmak üzere Tohum Yasası’nın düzeltileceğini umuyorum. Bakanımızı ziyarette, Türkiye sekiz barkodlu 755 ürünümüzden inovatif ürünleri kendisine takdim ettik! Sayın Bakanımız Ali COŞKUN’un da bulunduğu bakanlık makamında bir brifing verdik. Dünyadaki geni değişmeyen tohumlardan ve 11 yıl önce Amerika’da “Nuh Tatları Presedium” ile dünyaya tanıttığımız DNA -14 olan Karakılçık-Siyez buğdayı ekmeğini sayın bakana makamında takdim ettik. Kendisine pek çok projeler sunduk. En önemlisi 1 milyon kadınımıza “Aile Ziraati” çerçevesinde yılda 40.000 – 50.000 TL gelir sağlanabilecek ‘Stevia’ şeker otu üretimi projemizi sunduk. 

TİGEM genel müdürü Ayşe Ayşin IŞIKGECECE hanımın da gözlerindeki ışığı görüp çok önemli işlere imza atacağına kanaatim tamdır.

 Yeni oluşacak kadrolarla tarıma düzen gelse de ormancılıkla ilgili çok büyük kuşkularımız var. Veysel EROĞLU çam dikimleriyle bir adım attı;

Fakat artık ormanlarda börtü böcek, kuş kalmadı!!!

Neden? Çünkü eskiden ahlat, alıç kuşburnu ve tohumlu meyveler ormanların içine hapsoldu! Ormanlar kesilerek sadece üretim planlamayı tamamlayan orman işletmelerinin elinde kaldı! Orman arazileri asıl sahiplerine iade edilerek ceviz, kestane, zeytin gibi çok yıllık, yoğun işçilik gerektirmeyecek ürünlerin üretimiyle kentten köye dönüş sağlanmalıdır. Bunun içinde en büyük orman bölge müdürlüğü olan Kastamonu İnebolu gibi sahil bölgeleri düşünülebilir. Çatalzeytin zeytinlikleri ve kestanelik mevkiinde 500-600-800 yıllık kestane ağaçları neşvünema etmektedir. Yüzlerce yıllık tarihi unutup da buralarda göknar-kara çam vs. yapraksız ve meyvesiz ağaçlar dikmek tabiatın yaratıcısına ihanet ve halk nazarında da bir cinayettir!.. Ağaç sanayine hiçbir faydası olmadığı gibi yanmak için de verimsiz bir türdür!

Ahmet MARANKİ olarak 1000 çiftçimizi organize ederek verdiğimiz ata tohumlarıyla Sinop, Çatalzeytin, Abana, Bozkurt, İnebolu, Doğanyurt, Devrekani, Taşköprü, Seydiler, Bolu, Zonguldak, Bartın, Adapazarı bölgelerinde üretilen ürünleri ikili anlaşmalarımızla her hafta İstanbul Topkapı’daki Kozmik Yaşam Merkezi’nde Anadolu insanıyla buluşturuyoruz. Kestane balı, Amasya elması, İnebolu kış armudu, güz armudu, döngel gibi pek çok ürünü ORSER “organik sertifikalı” olarak ürettik!

Yeni ve profesyonel BAKAN kadroların işbaşına gelmesiyle yerleşik düzenin bürokratlarını alt edip deveye hendek atlatılacak diye ümid ediyoruz! Hedeflerine varmakta zorluk çekerlerse bizler tüm donanımımızla hizmete hazırız! Tarım, orman, turizm, sağlık gibi her stratejik konularda projelerimizle ülkemize 1 trilyon $ geliri de vaad ediyoruz!!!

Bazıları konuşur, bazıları yapar, üretir, ağaç diker. Ülkesine katma değer kazandırır milli ve yerli olmak budur zaten kuru kuruya milli ve yerli olunmaz!

Ülkende taş üstüne taş koydun mu?

İnovatif bir ürün üretip katma değer meydana getirdin mi?

 Bunu dünyaya tanıtıp sattın mı…?

Elhamdülillah 755 adet milli ve yerli inovatif ürünlerimizle Türkiye’ye mührü vurduk dünyaya da satmaya başladık..

İlk şubemizi de Almanya Berlin’de açıyoruz inşallah!

 Çok şükür durmak yok yola devam!

Vesselam!

Not: 8 Aralık Cumartesi (bugün) Kastamonu Frenk Şah Yaşam Merkezinde hepinizi, Maranki dibek kahvesi ve alıç çayı içmeye ve sohbete davet ediyorum!

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close