Yazarlar

İmanda hatip olmak

Okulların açılmasının yaklaşması üzerine eğitim üzerine önemli bir meseleye değinmek gerektiği düşüncesindeyim.

Günümüzde İmam Hatiplerin geldiği durumu incelediğimizde, İmam Hatiplerle ilgili olumlu görüşlerin yanında, dört duvar arasına hapsedilmiş bir eğitimhane algısı ile de karşılaşıyoruz. Ancak biliyoruz ki İmam Hatipler hep bir dava, uyanış, istikrar ve istikbal davasının mihenk taşı olmuştur. 

İmam Hatip Liselerinin ısrarla kapatılmak istendiği dönemlerden bugüne ne değişti? Bugün kaliteli eğitimin önüne geçen sorunlar kalkmış olduğu halde İmam Hatiplerdeki diğer eksikler nedir? Bunları tartışacağız.  

İmam Hatip öğrencisi, bir aile eğitimi ile yola çıkan, dini eğitimle bunu taçlandıran, en nihayetinde İmam Hatip kelimesinin içini dolduran, bunu yaparken de köklerinin yaptığı gibi akli ve nakli ilimlerde de başarıları ile parmakla gösterilen fikir sahibi bir nesil iken zihniyeti bozulan, akli ve nakli ilimlerde başarı göstermekte zorlanan, haz düşkünü, özenti kurbanı, buldukları ilk fırsatta kalıbına sığmayan bir nesil mi ortaya çıkıyor?

O zamandan bu zamana mevcut öğrenci profili; kılık-kıyafetinden bi-haber, yediğinden-içtiğinden bi-haber, dini bilgilere karşı kayıtsız, öğretmenlerine, büyüklerine saygısız, “Bir harf öğretene kırk yıl köle olma” anlayışından “40 saniye tahammül edemeyecek” konumda, akademik başarısızlıklar sonucunda sayıca çok olan İmam Hatiplere girmiş ya da aile baskısıyla kaydolmuş, İmam Hatip şuurundan uzak, İmam Hatipli öğrenci profilinden uzak bir nesil ile mi değişiyor? 

Yeni yetişen bu neslin sorunlarının ardındaki bir diğer etmen ise elbetteki sistem. Sistemin büyük bir açığa sebep olması gözden kaçırılmaması gereken bir husustur. 

Sıralama hataları ile dolu meslek dersleri ders kitaplarında, edeb, âdâb, ahlak kavramları yetersizken uygulanacak vecibeler kısmının kült halde verilmesinin, farklı alan kitaplarından pek farksız hale getirilmesi, ahlaki değerlere uyan öğrenci ile uymayan öğrencilerin akademik başarı açısından, artı veya eksi değer açısından fark olmaması, olduğu taktirde de şikayet ve soruşturma sebebi olması uygulamanın başarısızlığının ana sebepleridir.

İmam Hatip Liselerinde bulunan, İmam Hatip zihniyetine muhalif öğretmenler duyuyoruz. Bu öğretmenlerin akademik başarı ve okulun reklamını sağlayıcı nitelik taşıdıkları düşüncesiyle el üstünde tutulduğu iddiası, İmam Hatip şuurunu kavrayarak eğitimci olan öğretmenlerimizin gözünde yanlış bir tutumdur. İslam hukuku anlayışından bihaber bazı eğitimcilerin dövmelerini göstermek için mahrem yerlerini öğrencilerine açması değil imam hatip şuuru, ahlakla örtüşmüyor. 

İmam Hatipler için verdiğimiz mücadeleler böyle bir eğitim anlayışını meydana çıkarmak için miydi? Sadece soruyorum…

Son zamanlarda İmam Hatiplerde beceriksiz, liyakatsiz ve adamcılık üzerine şekillenen kadrolar, değil İmam Hatibin geleceğini sağlamak, İmam Hatipleri yok etmek, toplumda algılarını çirkinleştirmek için bile başlı başına bir sebeptir.

Eğitimci kadrolarının doku uyuşmazlığından arındırılması gerekir.

Aynı zamanda fenni ilimlerin elbette yoğunlukla işlenmesi gerekirken İmam Hatibi bu noktada ayrıcalıklı tutan dini ilimlerin aksatılması da İmam Hatip şuurundan bir şeyler eksiltiyor olabilir mi? Bunun yanında müzik, resim gibi dersler için gerekli olan maddi manevi destekler tam anlamıyla sağlanırken (müzik sınıfı, piyano, koro, v.b. Avrupai çalgı aletleri), dini ve milli enstrümanların tedarikine ve kullanılmasının teşvikine gerek duyulmaması da büyük bir eksikliğe yol açıyor.

Eğitim yuvasının denetimsizliği sonucu ortaya çıkan sorunların en önemlilerinden biri de evlatlarımızı korumaya çalıştığımız LGBT ve Kore akımları… Temelde cinsiyet ayrımı olmaksızın tek bedende nötr bir yaşantı, farklılıklar öngörülmeksizin, kısıtlama olmadan iki cinsi sınırsız iletişimde tutmayı hedefleyen bir anlayış. İmam Hatip liselerine dahi sızma girişiminde. 

Eğitimli ve ahlaki değerlere sahip çıkan bir neslin devamını sağlamak adına İmam Hatip Liselerinin bu sorunlarına kulak vermeli, bilakis diğer liselerimizin de denetimini sağlayabilmeliyiz. Umarım şu an ki nesil devamlılığını bilinçli bir şekilde sağlar ve gelecek nesillerde kontrollü denetim ile toplumsal yozlaşmaların önüne geçilebilir. 

Hükümetin ve ilgili makamların İmam Hatiplerle ilgili acil bir eylem kararı alması, yönetici tercihlerinde çok hassas ve titiz davranılması, İmam Hatip ortaokul ve liselerinin müfredatlarının yeniden güncellenmesi gerektiği fikrindeyim. Bu işi yönetenlerin hükümete perdeleme yapmaktan çok, akıllarını başlarına alması gerektiğinin de altını çizelim…

Herkesi İmam Hatip ahlakı ile yetiştirmeye çalışırken, varolan ahlaki değerlerimizi yitirmeyelim.

Kıymetli okurlarım; Kurban Bayramımızı en içten dualarım ile kutluyor, kazadan ve beladan uzak olmanız duası ile yolda olan, ailesine kavuşmakta olan ve sevdiklerinin yolunu gözleyenlerin özellikle trafik kurallarına uyacak şekilde davranmalarını temenni ediyorum. Hayırlı bayramlar diliyorum. 

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close