Yazarlar

Ne oldu FETÖ’cüler, şiştiniz mi?

“FETÖ’cüler” dediğime bakmayın..

Sözüm, FETÖ’nün meşru ve gayrımeşru çocukları da dahil, FETÖ’ye hizmet eden herkese..

FETÖ iftiraları ile manşetler atanlar..

Ana haber bültenlerini dolduranlar.

“Türkiye battı, bitti, mahvoldu” diyenler..

“Elin adamı böyle yargılıyor işte.. Şimdi Halk Bankası’nın kapısına kilit vurulma vakti yaklaşmıştır” diyenler.

“Bu davada karar verildiğinde, Halk Bankası’na 10 milyar dolar ceza kesildiğini de göreceksiniz” diyenler..

“10 milyar dolar ne ki.. Siz çok daha büyüklerine hazır olun” diyenler..

“Halk Bankası kendisinin bitişi yanı sıra.. Türkiye’yi de arkasından sürükleyecek” diye ahkam kesenler.

“Ben 17 Aralık dosyasında görev alan emniyet amiriyim. Tutuklandım.. Serbest kaldım. Sonra da Türkiye’den kaçtım.. Görevde iken yaptığım soruşturmanın delillerini yanımda kaçırmıştım. Sizlere vermek istiyorum” diyen hain FETÖ’cü polis müdürleri..

Adını soyadını da verelim..

Ekmeğini yediği vatanına ihanet eden Hüseyin Korkmaz’lar..

Maaşı Türk hazinesinden alıp, ABD mahkemesine, kendi aklınca delil(!) taşıyan.. 

ABD’nin menfaati için konulan ambargonun delinmemesini sağlamak amacıyla, Türk bankasını takip etmeye kalkışan, sonra da Amerika’da Türkiye’yi mahkum ettirmeye çalışan..

Bunun için ABD istihbarat teşkilatı FBI’dan 50 bin dolar aldığını utanmadan itiraf eden Hüseyin Korkmaz..

İllegal dinlemelerle, kanunsuz teknik takiplerle, çarpıtılmış bilgilerle, tahrif ettiğiniz kayıtlarla..

Suçlamaları yaptınız..

Hatta bu ülkenin hazinesinden maaşını alırken ABD adına yaptığınız takipler sırasında toplanan sözümona delilleri ABD’ye satarak, 50 bin dolar da para aldınız..

Ne oldu şimdi?

Ne karar verildi?

“Müebbet hapis cezası alacak, çok yazık.. Hakan Atilla da, Rıza Sarraf gibi itirafçı olsun da, belki cezası biraz azaltılır” diyerek alay ettiğiniz Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı..

“Müebbet diye biraz abartmış olabiliriz. Ama bu tür suçların cezası ABD’de bellidir.. 105 yıldan başlar” diyenler..

“Şok şok şok.. Savcı 65 yıl hapis istedi. Sona yaklaşıldı” diye ana haber bülteninde sevinçten dört köşe olmuş şekilde haber sunanlar..

“ABD bu.. Affetmez.. Hakan Atilla’nın ömrü, bu suçun cezasını karşılamaya yetmez. Yazık adamcağıza” diyenler..

Ne oldu?

Hedefinize ulaşabildiniz mi?

Evet, kararı biliyorum..

Mehmet Hakan Atilla hakkında beraat kararı çıkmadığını biliyorum..

32 ay hapis cezasından habersiz değilim..

Ama sizlerin takdim ettiğinize göre..

10 milyar dolarlık para cezası..

Asgarisinden de 40-50 yıllık hapis cezası kapıda idi.

Gele gele..

50 dolar para cezası..

32 ay da hapis cezası çıktı..

Temyizde neye iner, süreç içinde göreceğiz..

Ama Türkiye aleyhtarlığı yapmak için, ortada hiçbir somut suç delili olmadığı halde, ortalığı velveleye verenlere, bu günah yeter… 

İmza attıkları bu hainliğin vebali, onlara yeter..

Süreç içinde Türkiye’yi karalayarak bu ülke insanlarına, bu devlete verdikleri zarar, onlara yeter.

Hakan Atilla gözaltına alındığında.

Burdaki cezaevinde yatan polis müdürleri bile aşka gelmişlerdi..

“Tamam asrın rüşveti çözülüyor” diyerek, cezaevinden müjdeli mesajları, yakınlarına attırmışlardı..

17 Aralık’ın Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı mı dersiniz..

Onun yardımcısı Yasin Topçu mu dersiniz..

“Kırmızı bültenler hazırlanıyor” diyerek, nasıl da sevindirik olmuşlardı..

Hatta bir ara..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ABD seyahati için..

“Gidemeyecek” diye başlamışlar..

“Gittiğinde, tutuklanabilir” diye, alçakça propagandalar yapmışlardı..

Yaptıkları, ABD ajanlığı idi..

Türkiye’ye ihanet idi..

Ortada bir suç yoktu ama..

Onların kara propagandaları ile.. Küçük küçük de olsa.. Halk Bankası’na zarar vermeyi başardılar..

AK Parti iktidara geldiğinde, “Bu kamu bankalarını kapatırsak, ancak o zaman bunların kara deliklerinden kurtulabiliriz” denilen ve sürekli zarar eden kamu bankaları, rekor kârlara imza atarken, o kazançlara küçük küçük zarar vermeyi başardılar..

Hep anlattık..

Tekrar özetleyelim..

Rıza Sarraf, Halk Bankası, İran üçgeninde yaşanılanlar nedir?

ABD’nin hukukdışı koyduğu ambargoyu delmek için, bir çakalın (Rıza Sarraf), bazı kişileri kandırarak sahnelediği bir oyundur..

Burda, nihai tabloda, Halk Bankası’nın kazancı olmuş mudur?

Olmuştur..

Para transferlerinden Halk Bankası komisyon almış ve kâr hanesine koymuştur..

Dolayısı ile.. Yapılan işlemler Halk Bankası’nın yararınadır..

O işlemlerden, Türkiye’nin menfaati olmuş mudur?

Olmuştur!

Kamu bankasının kârlılığı artmıştır.. İran ile karşılıklı ödemelerde, daha avantajlı pazarlıklar yapılmasına zemin oluşmuştur.

Peki, ABD’nin cebinden çıkan bir şey var mıdır?

Yoktur..

ABD’nin dikte ettiği bir yasak, küçük küçük deliklerle, kısmen devre dışı bırakılmıştır, hepsi o kadar.. 

Bir de..

Büyük oranda kendi ellerinde tuttukları bankalarda bloke edilecek İran parası sayesinde elde edecekleri haksız kazançtan mahrum kalmışlardır..

Ama bu yapılana da, kimse suç diyemez..

Ortada yetkili bir uluslararası teşkilatın ilan ettiği bir ambargo kararı yoktur..

Bu ambargo kararının ihlal edilmesinde uygulanacak bir müeyyide yoktur..

ABD’nin kendi kendisine ilan ettiği bir  yasak..

Ve bu yasağı bir şekilde aşanlar için ABD mevzuatındaki genel düzenlemelerden yararlanarak, muhataplarına vermek istediği cezalar vardır..

O da..

Gördünüz işte..

Her şeyi kendilerine yonttukları halde.. Hain FETÖ’cülere para saçarak, tanıklık yaptırdıkları halde..

Hakim itiraf ediyor: “Hakan Atilla, bu olaylardan dolayı menfaat temin etmemiştir!”

Bir kamu bankası.. Bu kadar mercek altına yatırıldığı halde.. Çarpıtmalar yapıldığı halde.. Hakimin nihai kararında, genel müdür yardımcısına “Menfaat temin etmemiş” deniliyorsa..

İsteyen istediğini söylesin..

Bu ülkede güzel şeyler oluyor..

Daha da güzel işlerin başarılacağına inancımız tamdır.

Diğer Haberler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close