GündemÜst Manşet

ABD ile Güvenli Bölge nasıl olacak? Ayrıntılar ortaya çıktı

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya ABD ile Türkiye arasındaki 'güvenli bölge' anlaşmasının detaylarını yazdı.

Yazısında iki taraftan da yetkililerin görüşlerini aldığını aktaran Sarıkaya ABD’nin bazı konularda esneklik gösterdiğini, bazı konularda ise katı tutumunu ısrarla sürdürdüğünü aktardı.

Güvenli bölgenin derinliği sorunu aşılamadı

Yazısında, ‘Ankara’da 7 Ağustos’ta ABD askeri heyeti ile yapılan görüşmelerde, Suriye’nin kuzeyinde oluşacak güvenli bölge konusunda anlaşmaya varıldığı açıklanmıştı. Buna karşın ardı sıra gelen açıklamalar da anlaşmaya ilişkin bir şeylerin yanlış gitmekte olduğunun işaretçisiydi’ ifadelerini kullanan Sarıkaya ilgili taraflara sorunun ne olduğunu sorduğunu aktardı. Sarıkaya edindiği izlenimi ise şöyle aktardı:

Anladım ki “Müşterek Harekat Merkezi’nin yapılanması, hava kontrolü ve koordinasyonu” konusunda her şey yolunda ilerliyor. Ancak güvenlikli bölgenin karadan derinliği ve denetiminin nasıl olacağı konusundaki sorunlar henüz aşılmış bulunmuyor.

Türk askeri girmeyecek

ABD’nin sınırın tamamı boyunca güvenli bölge olmasını kabul ettiğini aktaran Sarıkaya, şu ifadeleri kullandı:

Ancak bunun için de şartları var. Buna göre,

Yerleşim merkezlerine aynen kağıt üzerindeki Münbiç mutabakatında olduğu gibi Türk güvenlik güçlerinden hiçbiri girmeyecek,

Sınır boyunca Kobani, Tal Abyad, Suluk, Resulayn, Derbesiyah, Kamışlı ve Kürt nüfuslu ilçeler dahil, yerleşim birimlerinin kontrolü “aktive edilebilir güvenlik (Vating) prosedürü” gereği yerel sivil ve asker konseyler veya güçler tarafından sağlanacak.

Türkiye bu yerleşim birimlerinde PKK veya diğer suç örgütleri ile ilişkili kişiler tespit ederse, merkezden çıkarılmasını sivil veya asker konseylerde yer almamasını isteyebilecek.

Plana göre, 5 kilometrelik ilk bandın kontrolü Türkiye’de olacak

ABD’nin Kobani, Derbesiye gibi Kürt nüfusun çok yoğun yaşadığı bölgelere ve diğer ilçe yerleşimlerinde Türk güvenlik güçlerinin kesinlikle bulunmasını istemediğini iddia eden Sarıkaya, ABD’nin ayrıca, 3 bantlı bir güvenli bölge planında ısrarcı olduğunu aktardı.

Sarıkaya, ABD’nin 3 bantlı güvenlik sistemini planını da şöyle anlattı:

1-ORTAK BANT: Daha önce YPG ve SDG yetkililerinin de dile getirdiği gibi 5 kilometre olması istenen ilk bantta Türk ve ABD askerler ortak devriye görevin yürütecek.

YPG/PKK güçler bu bant içinde kesinlikle yer alamayacak. Ancak kent merkezlerine ve Kürt yerleşimlerine Türk asker de giremeyecek çevre sahada kalacak.

Yerleşimlerde tam denetim ABD ve yerel sivil, asker konseylerin elinde bulunacak.

Türkiye tespit ettiği kişi varsa yerleşimden çıkarılmasını isteyecek. Bir anlamda kağıt üzerindeki Münbiç Mutabakatı burada hayata geçirilecek.

2-ABD’NİN AĞIR SİLAH KONTROL BANDI: Bölgedeki neredeyse tüm büyük yerleşim birimlerin kapsama alan beş kilometredeki Türk-ABD asker ortak devriye alanının hemen altında, 9 kilometrelik ikinci bir bant kuruyor.

ABD, “üzerinde çalışmasını sürdürdüğünü” belirttiği bu bandın tam kontrolünü elinde tutuyor, Türkiye ile ortaklaşmıyor. Bu bandın içinde ise YPG güçler ağır silahları olmadan yer alabilecek.

Ancak YPG’nin tüm ağır silahları ilk banttaki 5 kilometreyle birlikte toplamda 14 kilometreye ulaşan ikinci bandın altına inecek; 5 kilometrede hiçbir şekilde, ardından gelen 9 kilometrede ağır silahlı olarak bulunamayacak.

3- İLAVE 4 KM DAHA OLABİLİR: ABD tarafı bununla birlikte Türkiye’nin ilk adımda önerdiği, ABD Başkanı Trump tarafından da dile getirilen 32 kilometrelik güvenlikli bölgenin tamamının, Müşterek Harekat Merkezi’nden havadan denetimine olumlu bakıyor.

Ancak 5 kilometrelik ortak devriye alanı sonrasında ağır silahlardan arındırılmış 9 kilometrelik alana 4 kilometre daha ilave edilerek toplamda 18 kilometreye kadar çıkacak ve M4 otobanının yakınına kadar ulaşacak ağır silahlardan arındırılmış ikinci bandın kontrolünü tam elinde tutma konusunda kararlı.

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close