Yaşam

Elektrik kazısında bulunmuştu! Korumaya alındı!

Muğla'nın Milas ilçesindeki Euromos Antik Kenti'nde elektrik kazısı için yürütülen çalışmalarda ortaya çıkarılan Roma ve Helenistik döneme ait mezarlardaki buluntular korumaya alındı

Muğla’nın Selimiye Mahallesi’ndeki antik kentte, Türkiye’nin yanı yurt içi ve yurt dışından 25 akademisyen ve öğrenci, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abuzer Kızıl başkanlığında kentte kazı çalışması gerçekleştiriyor.

AA’nın haberine göre bu yıl yürütülen kazı çalışmalarında agora, tapınak, surlar, tiyatro ve mezar alanlarında kazı gerçekleştirilirken, temmuz ayında başlanılan çalışmalar sona erdi.

Antik dönemin en iyi korunmuş tapınaklarından Zeus Lepsynos’un da içinde olduğu Euromos Antik Kentinde yürütülen kazının başkanı olan Doç. Dr. Kızıl, yaptığı açıklamada, Euromos’un kendi döneminde Mylasa’dan sonra gelen en önemli kent olduğunu söyledi.

Antik kentteki kazıların bu yıl yurt içi ve dışından katılan 25 öğrenci ve akademisyenlerin destekleri ile kazı yaptıklarını anlatan Kızıl, kentteki agoranın Anadolu’da iyi korunmuş, bütün çağlarıyla izlenebilen ender eserlerden biri olduğuna işaret etti.

Kazıların, arkeoloji öğrencileri için laboratuvar özelliği taşıdığını vurgulayan Kızıl, bu yıl da antik kentte önemli verilere ulaştıklarını dile getirdi.

Bu yıl kazı çalışmalarında bütün yoğunluğu ziyaretçilere yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılan karşılama merkezi için elektrik hattı kazı çalışmalarında rastlanılan mezarların kurtarılmasına verdiklerini anlatarak, burada da çok önemli verilere ulaştıklarını dile getirdi.

“ROMA VE HELENİSTİK DÖNEME AİT 18 MEZAR”

Gün yüzüne çıkarılan mezarların güney nekropolün dokusu içerisinde yer aldığını ve Roma ve Helenistik döneme ait kiremit çatkılı, çoğunluğunun lahit mezarlardan oluştuğunu vurgulayan Kızıl, şöyle konuştu:

“Bu mezarlar dönem olarak Helenistik, Roma ve Geç Roma dönemine ait. Kazı çalışmalarında 18 mezar ortaya çıkarıldı. Milas Müze Müdürlüğü ile yürüttüğümüz çalışmalarda bu mezarların çoğunluğu ağzına kadar doluydu. Bu bizim çalışmalarımızın biraz daha yavaş ilerlemesine neden oldu ama buluntular açısından son derece sevindirici bir takım veriler elimize geçti. Bunlardan en önemlisi belki de bugüne kadar Anadolu’nun durağan çağı olarak da kabul edilen 5. yüzyıla ait bazı buluntuların gün yüzüne çıkarılması. Bunların arasında bir kandil de son derece önem arz ediyor. Bu bilinmeyen yada çok az bilinen, daha önce Euromos kazılarında karşılaşmadığımız bir dönem buluntusunun bu mezarlardan ele geçmesi aslında Euromos’un kronolojisi için de son derece büyük bir önem arz etti.”

Kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan mezarların ağzına kadar dolu olmasının sevindirici olduğuna işaret eden Kızıl, “18 mezar içerisinde 8 farklı tipe rastladık. Burada sanduka mezar, lahit mezarlar, kiremit çatkılı mezarlar, kiremit sandukalar, basit mezarlar, amforalar gibi son derece zengin bir tipolojiye sahip mezar buluntuları ile karşılaştık. Bu da aslında hem Karia bölgesinin hem de Euromos’un tipolojik açıdan ne kadar zengin mezarlara sahip olduğunu göstermesi açısından son derece önem arz ediyor.” değerlendirmesini yaptı.

“TAPINAK ESKİ İHTİŞAMINA KAVUŞACAK”

MÖ 2’nci yüzyılda inşa edilen Zeus Lepsynos Tapınağı’nda da çalışmaların devam ettiğini belirten Kızıl, eserin Anadolu’nun en iyi korunan tapınaklarından biri olduğunu söyledi. Kızıl, tapınaktaki 17 sütundan 16’sının üst kirişleriyle hala ayakta olduğunu belirtti.

Tapınağın mimari elemanlarını belgelemeye yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatan Kızıl, tapınağı eski ihtişamlı günlerine geri döndürmeyi hedeflediklerini bildirdi.

apınağın doğu kesiminde de yeni bir duvar ortaya çıktığına işaret eden Kızıl, şunları kaydetti:

“Sadece alt seviyede görünen duvarın mahiyetini ilerleyen kazılarda öğreneceğiz. Belgeleme çalışmalarımız burada devam ediyor. Tapınakta hızlı ilerlememizi engelleyen bazı nedenler var. Bunlardan bir tanesi sütunlardaki eğim, statik açıdan son derece hassasiyet gösteriyor. Bir diğeri ise daha önceden yapılmış olan restorasyon çalışmalarında beton ve demirlerin kullanılması. Mevcut çatlakların onarılması ve blokların dışarıya alınması. Bunlarla ilgili yeni bir proje hazırlandı ve yaklaşık maliyet tespit edildi. İnşallah önümüzdeki dönem de burada da restorasyon, resüsitasyon ve rölöve çalışmalarına hızlı bir şekilde başlayacağız.”

Kentteki tiyatroda da çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kızıl, tiyatronun en alt basamakların seviyesini tespit ederek kanatlardan nereye kadar korunduğunu görmek için çalışma yürüttüklerini de belirtti. Kızıl, dolgunun yaklaşık 1,5 metre altında çok sağlam ve çok iyi işçilikli, teknik olarak pek çok tiyatrodan farklı basamaklar ortaya çıkardıklarını da dile getirdi.

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close