BIST13.887,12%1.41
USD46.1009%0,10
EURO53,2305 %0.27
ALTIN6.415,05 %0.09
Gündem

Kadına Saygı Yakışır

.

Abone OlGoogle News
08 Haziran 2026 11:59

Tuba Arslan

Bazen bir cümle söylenir ve unutulur.

Bazen de bir cümle, toplumun yıllardır içinde biriktirdiği duyguların üzerine düşer ve büyük tartışmaların fitilini ateşler.

Son günlerde yaşanan tartışma tam da böyle bir tartışmadır.

Rahmi Koç’un yaptığı paylaşımın ardından ortaya çıkan tepkiler, aslında sadece bir fıkraya duyulan tepki değildir. İnsanların itiraz ettiği şey; kadınların küçümsendiği, zekâlarının hafife alındığı, toplumun belli kesimlerinin üstten bakılarak değerlendirildiği bir anlayıştır.

Elbette hiçbir bina saldırısını, hiçbir taşkınlığı, hiçbir şiddeti tasvip etmek mümkün değildir.

Fikirler fikirlerle tartışılır.

Ancak şunu da görmek gerekir ki; milyonlarca insanın değer verdiği kavramlar üzerinden yapılan her açıklama toplumda karşılık bulur.

Asıl tartışılması gereken nokta da budur.

Bir fıkrayı anlatan kadar, o fıkraya gülenlerin görüntüsü de insanların dikkatinden kaçmamıştır.

Özellikle bu ülkenin son başbakanının yanında bulunup kahkaha atması birçok vatandaş tarafından yadırganmıştır.

Çünkü insanlar bugün kadınların hâlâ hayatın her alanında mücadele verdiğini görmekte, annelerin evde, işte, sokakta büyük fedakârlıklar yaptığını bilmektedir.

Böylesine ağır sorumluluklar taşıyan kadınların mizah malzemesi hâline getirilmesi toplumun önemli bir kesiminde haklı bir rahatsızlık oluşturmuştur.

Aslında mesele bir fıkra meselesi değildir.

Mesele toplumun değerlerini tanıyıp tanımama meselesidir.

Mesele insanlara yukarıdan bakma meselesidir.

Mesele bu ülkenin insanını anlamama meselesidir.

Türkiye uzun yıllardır kutuplaşmalardan yoruldu.

Bir tarafın diğerine tepeden baktığı, insanların inançlarıyla, yaşam biçimleriyle, kıyafetleriyle, tercihleriyle alay edildiği dönemlerin ülkeye ne kazandırmadığını hep birlikte gördük.

Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu en önemli iradelerden biri toplumsal huzurun korunmasıdır.

Terörsüz Türkiye hedefinden toplumsal birlik çağrılarına kadar atılan her adımın temelinde aynı düşünce vardır:

Bu ülkenin insanlarını ayrıştırmak değil, kucaklaştırmak.

Fakat ne zaman toplumun ortak değerleri etrafında bir birlik havası oluşsa, bir yerlerden yeniden ayrışma üreten söylemler ortaya çıkmaktadır.

Oysa bu toprakların mayasında ayrıştırmak değil, birleştirmek vardır.

Çünkü bizim medeniyetimiz kadını küçümseyen değil, baş tacı eden bir medeniyettir.

Daha Avrupa’da kadın miras hakkı dahi bulamazken, İslam kadına mülkiyet hakkı vermiştir.

Daha birçok coğrafyada kız çocukları yok sayılırken, Peygamber Efendimiz “Cennet annelerin ayakları altındadır” buyurmuştur.

Bu söz sadece bir öğüt değildir.

Bir medeniyet tasavvurudur.

Türk tarihine baktığımızda da aynı anlayışı görürüz.

Tomris Hatun, sadece bir hükümdar değil, devlet yöneten güçlü bir kadındır.

Hayme Ana, Osmanlı’nın manevi kurucularından biridir.

Nene Hatun, vatan savunmasının sembolüdür.

Kara Fatma, cephede mücadele etmiş bir kahramandır.

Halide Edip Adıvar, milletin bağımsızlık mücadelesine kalemiyle ve sesiyle destek vermiştir.

Şerife Bacı, donarak şehit olurken bile taşıdığı mühimmatı bırakmamıştır.

Bu isimler sadece tarih kitaplarında kalan kişiler değildir.

Onlar Türk milletinin kadına bakışının yaşayan sembolleridir.

Çünkü bizim tarihimizde kadın sadece anne değildir.

Sadece eş değildir.

Sadece evlat değildir.

Kadın aynı zamanda öğretendir, yön verendir, mücadele edendir, gerektiğinde devleti ayakta tutandır.

Bugün bir anne sabahın ilk ışığında evladını okula hazırlıyorsa, bir öğretmen geleceği şekillendiriyorsa, bir doktor insan hayatı kurtarıyorsa, bir işçi alın teri döküyorsa, bir çiftçi toprağı işliyorsa orada kadının emeği vardır.

Bu nedenle kadınlar üzerinden yapılan her küçümseyici söylem aslında toplumun tamamına yapılmış bir saygısızlıktır.

Mizah yapılabilir.

Eleştiri yapılabilir.

Fakat nezaket kaybolduğunda geriye sadece kırgınlık kalır.

Bu ülkenin kadınları daha fazlasını hak ediyor.

Onlar alkışlanmayı hak ediyor.

Onlar teşekkür edilmeyi hak ediyor.

Onlar saygıyı hak ediyor.

Çünkü anneler olmasa millet olmaz.

Kadınlar olmasa toplum olmaz.

Ve unutulmamalıdır ki;

Bir milletin büyüklüğü, kadınlarına gösterdiği saygıyla ölçülür.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar