BIST14.180,48%2.85
USD43.6449%0,01
EURO51,8885 %0.11
ALTIN6.888,37 %-3.48
Gündem

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Bireysel özgürlüklerin garanti altına alınması için anayasal garanti şart

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'in hedef alınmasına ilişkin, "Örümcek kafalıların hortlamaması, bireysel özgürlüklerin garanti altına alınması için anayasal garanti şart." dedi.

Abone OlGoogle News
12 Şubat 2026 19:29

Kurtulmuş, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile Meclis'te bir araya geldi.

Klakocar Zupancic'i TBMM'ye gelişinde karşılamasının ardından Türk ve Slovenya bayrakları önünde görüntü veren Kurtulmuş, daha sonra konuk mevkidaşıyla baş başa görüşme gerçekleştirdi, heyetler arası toplantıya başkanlık yaptı.

Görüşmelerin ardından TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Klakocar Zupancic ve heyetini Meclis'te ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bugün Klakocar Zupancic ile iki ülke ilişkilerini teferruatlı bir şekilde ele aldıklarını belirtti.

İki ülke arasındaki stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin her geçen gün arttığını ifade eden Kurtulmuş, Slovenya'nın dışişleri ve savunma bakanlarının geçen yıl Türkiye'ye yaptığı ziyaretin de bu sürece olumlu katkıları olduğunu vurguladı.

Slovenya Meclis Başkanı'nın 11 yıl aradan sonra Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştirmesinin, iki ülke arasındaki ilişkileri artıracağını kaydeden Kurtulmuş, öte yandan Slovenya'da gelecek ay yapılacak seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulundu.

TBMM'de güçlü bir Slovenya Dostluk Grubu'nun bulunduğunu belirten ve seçimden sonra Slovenya tarafında oluşacak Türkiye Dostluk Grubu ile ilişkilerin güçlendirilerek devam ettirilmesi temennisini paylaşan Kurtulmuş, "Hükümetlerimiz arasında var olan ilişkilerin, parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak iki ülke parlamentosu tarafından da güçlendirilmesinde ortak bir niyet ve enerjiye sahip olduğumuzu ifade etmek isterim." dedi.

Türkiye ile Slovenya'nın öncelikle NATO üyeliği bakımından ortak bir zemine sahip olduğunu anımsatan Kurtulmuş, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği sürecinde Slovenya’nın her zaman destek olduğunu ifade etti.

"Muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen Filistin devletinin tanınmasına vesile olmuştur"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından uygulanan soykırıma sessiz kalmayan ülkelerden birinin de Slovenya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

"Slovenya, özellikle Filistin davasına, orada zulüm gören, soykırıma tabi tutulan Filistin'in masum insanlarına verdiği destekle ve en son da geçtiğimiz yıl Filistin devletinin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında, insanlık cephesinin içerisinde yer almış Avrupa'nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda ile birlikte Slovenya'nın yolunu açmış olduğu Filistin'i tanıma süreci, geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin devletini tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli mevkidaşım Zupancic'in Slovenya parlamentosunda Filistin devletinin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek Filistin devletinin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım, Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır. Tebriklerimizi kendisine ve Slovenya Meclisine şahsında ifade ediyoruz."

"'Dünya beşten büyüktür' tezinin Slovenyalı dostlarımız tarafından benimsenmekte olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyorum"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin Slovenya ile ticaret, ulaştırma, enerji, turizm, savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek, Slovenya ile 3,7 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının mümkün olduğunu ifade etti.

Slovenya ile ortak bir coğrafyanın da paylaşıldığına işaret eden Kurtulmuş, her iki ülkenin Balkanlar'da barışın, istikrarın ve dostluğun gelişmesi, güçlendirilmesi için ortak çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Doğu Avrupa'da yer alan Slovenya'nın, Avrupa'da barışın, istikrarın ve güvenliğin sağlanması için gayret ettiğine dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Türkiye olarak bizim de hem bölgemizde yaşadığımız bütün sorunlarla hem de küresel ölçekte yaşadığımız sorunların tamamıyla ilgili temel perspektifimiz, barış, istikrar ve diyalogdur. Dünyada büyük sorunlar yaşanabilir ama bu büyük sorunların çözümü için mutlaka diyalog kapısının açık tutulması ve kavgaların, çatışmaların önlenerek, barışın sağlanarak istikrar zemininin tahkim edilmesi, bütün bölgesel ve küresel sorunların anahtarı olan kavramlardır. Türkiye'nin bu anlamda hem Rusya-Ukrayna arasındaki krize hem Akdeniz'de yaşanan sorunlara hem de özellikle Filistin davasına yaklaşımı bu çerçevededir. Biliyoruz ki bu sorunların çözülebilmesi için adaletli ve bütün milletlerin varlığını, haklarını koruyan bir yaklaşımla hareket edilmesi zorunludur. Bu çerçevede karşımıza çıkan temel sorun ise dünyada barışı sağlamaya müsait bir uluslararası sistemin bulunmayışıdır.

Uluslararası sistem, hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yapısı dolayısıyla hem de olaylara yaklaşımı vesilesiyle maalesef problem çözme, savaşları önleme ve barışı tesis etme gücünü kaybetmiştir. Bunun için sürekli kullandığımız 'Yeni bir dünya sistemine ihtiyaç var', 'Dünya beşten büyüktür' tezinin bir kez daha Slovenyalı dostlarımız tarafından benimsenmekte olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Kural bazlı ve bütün ülkelerin egemenlikte eşit kabul edildiği yeni bir dünya sisteminin kurulmasında, bu perspektife sahip olan ülkelerin çalışması kaçınılmaz bir ödev olarak önümüzde duruyor."

"Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürdüğü soykırımı unutturmasına asla müsaade etmememiz lazım"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Filistin meselesinin hem insanlığın önünde çözülmesi zorunlu olan hayati bir mesele hem de insanlığın bundan sonraki gelişimi için yol gösterici bir insanlık rehberi olduğuna inandıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Filistin'de hakkaniyet ve adalet sağlanmadan, Filistin devletinin de var olduğu iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu'ya asla barış gelmeyecektir. Orta Doğu'daki ve dünyanın birçok yerindeki gelişmelerin de tekrar altını çizerek ifade etmek isterim ki Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına asla müsaade etmememiz lazım. Bu, büyük bir insanlık suçudur, insanlık tarihinin gördüğü en büyük suçlardan birisidir, dünyadaki diğer gelişmelerin gölgesinde asla kalmamalı.

Her ne kadar bir barış dönemine geçiliyor görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve burada sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda, aynı ülkelerde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Slovenya'ya önümüzdeki seçimler dolayısıyla başarılar diliyoruz. Değerli mevkidaşım Zupancic'e ve değerli heyetine tekrar Türkiye ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ediyorum."

"(TBMM Genel Kurulu'ndaki arbede) 'Benim görüşüme uymayan konuya zorla müdahale ederim, bunu yaptırmam' diyemezsiniz"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Dün TBMM Genel Kurulu'nda Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin, yemin töreni sırasında yumruklu kavga görüntüleri yaşandı. Aynı zamanda CHP milletvekillerinin protestosu vardı. Sonrasında bakanlar AK Parti milletvekillerinin eşliğinde yemin etti. Bu görüntüler hakkında neler düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine Kurtulmuş, bakanların yemin töreninin Anayasa ve TBMM İçtüzüğü'nün amir hükümleri uyarınca gerçekleştiğini, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu, bakanların yemin etmesiyle birlikte işlemin tamamlandığını söyledi.

Kurtulmuş, "Anayasa'dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi, yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi cebri, eskilerin tabiriyle metazori gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak, asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur." dedi.

Demokrasi içerisinde en yüksek perdeden eleştirilerin yapılabileceğine ve görüşlerin söylenebileceğine, TBMM'nin bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahip olduğuna işaret eden Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

"Asla, 'Benim görüşüme uymayan konuya zorla müdahale ederim, bunu yaptırmam' diyemezsiniz. Bu, Anayasa'ya da aykırıdır, demokratik teamüllere de aykırıdır ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışının son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti'nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanı'na, milletimizi belirli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı bundan evvelki bakanları nasıl atadıysa ve o bakanlar nasıl görevlerine başladıysa dün de yeni göreve atanmış olan iki bakan arkadaşımız aynı prosedürler çerçevesinde Meclis'e gelmişler, yeminlerini etmişler ve işlem tamamlanmıştır. 'Bunu yaptırmayacağım' demek, kimsenin hakkı değildir, kimsenin böyle bir demokratik hakkı olamaz. Ama herkesin demokrasi gereği hangi konuya itiraz edecekse hem parlamentonun genel kurulu bünyesinde hem parlamento dışında görüşlerini ifade etme hakkı vardır. Dolayısıyla bu metazori, bu zorlama TBMM'nin mehabetine yakışmamıştır. Anayasa'ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür."

"Filistin sadece Filistin halkına aittir"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki tek taraflı adımlarının sorulması üzerine, Filistin davasında iki devletli çözümden başka bir çözümün bulunmadığını vurguladı. Kurtulmuş, "İsrail, işgal ettiği bütün alanlardan çekilmek ve 'yerleşimci' dedikleri, gasbedici unsurları oradan çıkarmak zorundadır. Filistin devleti de Gazze'siyle Batı Şeria'sıyla bölünmez bir bütündür. Filistin de sadece Filistin halkına aittir. Hiç kimsenin babasının malı değildir, hiç kimsenin satılık arazisi de değildir. Egemen bir Filistin devletinin kuruluşunu inşallah çok yakın bir zamanda göreceğiz, bunun için mücadele ediyoruz. Bunun için mücadele eden dünyanın onurlu bütün insanlarını, milletlerini de saygıyla selamlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Zupancic: Siyasi diyaloğumuzun yanı sıra ekonomik işbirliğinin de güçlendirilmesi çok teşvik edici

İkili ilişkilerin güçlenmesine çok büyük önem atfettiklerini, iki ülke parlamentoları arasındaki ilişkilerin dostane ve yapıcı olmasının çok önemli olduğunu dile getiren Klakocar Zupancic, parlamentolar dostluk gruplarının meclisler arasında köprü kuran yapılar olduğunu, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin de ikili ilişkilere dinamizm kazandırdığını söyledi.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar