BIST11.064,85%0,37
USD33.0558%36.0516
EURO36,0428%42.9194
ALTIN2.568,85%0.76

Kurban Bayramı’mız Örnek Ülkenin Örnek İnsanları Olduğumuzun Bayramı Olsun!

Yaşar Değirmenci

Abone OlGoogle News
14 Haziran 2024 10:12

Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamdü senalar olsun. Bize iman ve İslam nimetini verdiği için. Bize Peygamberimizi, Kur’an-ı Kerim’i gönderdiği için. Nimete erdiklerinin yolunu nasib eylediği için, Yüce Rabbimize hamd ü senalar olsun. Şükrünü edaya güç yetiremeyeceğimiz nimetlere sahibiz. Onları düşünerek, kadrini-kıymetini bilmeliyiz. Bu dünyanın gerçek manası imanlı yaşamaktır. Ötesi ona göre derece derece mana payı alır. Gayelerin gayesi imandır, imanın kemalidir, iman selametidir, imanın şuurudur. Allah’ın muhlis kulları olmaktır. Bundan sonra ne varsa ona göre var. Ondan mana ve nasip alabildiği kadar var. Bu dünya bizim için yaratıldı. Bize musahhar kılındı. Biz; iman için kulluk için, o yolda tekâmül için yaratıldık. Nizam budur, hilkatin hikmeti budur. Kim olduğumuza, nerede, niçin bulunduğumuza dikkat edelim. Tehlikelerle dolu bir dünyada, nasiplere erdirilmişiz. Şaşırabilirdik, rastlamayabilirdik, kapılabilirdik. İmtihanlar ve tuzaklar dünkünden çok daha fazla, çok daha ağır. Maddeten veya manen, zahiren veya ruhen, doğrudan veya dolaylı olarak, maneviyat kahramanlarının tesirleriyle buluşturulmuşuz. Tertib-i İlahi elimizden tutmuş, bizi, hidayet ve istikamet üzere rahmet mecralarının bir kenarına götürmüş. Şükürden aciziz, ama bu halin şuurunda olmaya, mazhar kılındığımız nimetlere liyakat yolunda, gayret göstermeye mecburuz. Bunca himaye ve lütuf sonrasında gafletten büyük bela olmaz. Bunu hiç unutmayalım. Mazeretimiz yoktur. Her mümin için bir gayret ve tekâmül vazifesi mutlaka vardır. Ahlakın da ilmin de tefekkürün de her şeyin madeni ve cevheri imandır. İyi-güzel-doğru ne varsa, oradan gelir, oraya gider. Mücadelenin başarısı, gafletten tam kurtulmaya bağlıdır. Kurtulmaya ve şuurlanmaya. Gaflet, insanın kendi kendine zulmetmesidir. Kendi kendine zulmeden, başkasının zulmünden nasıl ve ne hakla şikâyet edecek? İşte Bayramlar bu gafletten kurtulmanın vesileleridir.

Kendimize çeki-düzen vermenin, muhasebe yapmanın, tevbeye koşmanın, Mahkeme-i Kübra’da kolay hesap vermenin yollarını aramanın gün ve geceleridir. Sevgili Peygamberimiz zamanımızın imtihanlarını bildirdi. “Mal sevgisi” dedi. Dikkat edelim mal sevgisine! Dünyevileşmemize, refah ve konfor düşkünlüğümüze. Bir derdimiz var burada. “Dikkat edin!” ihbarında hikmet var. “Dünyaperest” olmamaya işaret buyurdu. Bu bir gizli tehlikedir, dikkat edelim. Putperestlik açıktı. Dünyaperestlik gizlidir, sızar, dolanır, hulül eder, nüfuz eder. Tekneyi yüzdürecek olan su, teknenin içine girerse onu batırır. Madde budur işte! Her şeye rağmen bu zorlukları aşıp, bu imtihanları kazanacağız inşaallah!...

Bu bayram geceleri dualarla ve dualaşan ibadetlerle ihya etmeliyiz.

İnsanın, manevi-milli-ailevi bağlarıyla bütün olarak korunan ve korunulan bir ülke olması için de dualarımıza ağırlık verelim. Hakkaniyet, adalet, hukuk, hürriyet ülkesinin Müslümanları olduğumuzu da canlı tutalım. Hak hukuk ilkelerini vicdanlarında aşkla şevkle taşıyanların ülkesi olduğumuzu gösterelim. İslâm ülkeleri olarak bilinenlerin başında bulunanların ülkesi “İslâm ülkeleri” olmadığı, o ülkede Müslümanların bulunduğu gerçeğiyle yüzleşelim. Bu ülkelerdeki Gazze başta olmak üzere diğer zalimin zulmüne ve katliamlarına, soykırımlarına maruz kalmış mazlumların feryatlarını duymayanların ıslahı, kabil değilse kahrolmaları için de dua edelim. Dua ederken de bu ülkelerin perişan hallerine bakarak İslâm’dan uzaklaşmayalım. Bizler örnek Müslümanlar, müminler olarak insanımızı dinimizle buluşturalım. İtmek, kakmak, yok; bağrımıza basmak var. Bizim insanımız ya din kardeşimiz ya da insan kardeşimiz.

Ümmet olarak da ya ümmeti icabet ya da ümmeti davet. Bireyselliği şahsiyete dönüştüren, kimliğinin şuurunu şahsiyetiyle yaşatan milletiz aslında. Fikir hayatını, ayrılıklarıyla ve farklılığıyla bile, çeşitli renkteki çiçekler gibi güzelleştirici “hakikat severlik” müştereğinde bereketlendirmiş bir ülke olmalıyız. Nefsiyle, inadıyla, öfkesiyle değil, aklıyla, yüreğiyle, idealiyle düşünenlerin ülkesi. Üniversitesiyle, medyasıyla, edebiyatıyla, düşünce adamlarıyla, gençliğiyle, halkının “değer ölçülerine bağlı” ilgileriyle, siyaseti fikir hayatından koparmayan kadrolaşmalarıyla, büyük ve şümullü hamlelerin ülkesi. Tarihiyle büyük, haliyle büyük, istikbaliyle büyük ülke. Barışı, sevgiyi, düşünce derinliğini ve ideallerini gerçekleştirme heyecanını pratiğe dönüştüren ülke. Trafiğiyle, ticaretiyle, bürokrasisiyle, her şeyiyle. Fikir hayatının gücünü zenginliğini ve aydınlığını, sokaktakilerin yürüyüşünde bile hissedebileceğimiz bir güzellikler ülkesi. Komşulukların, dostlukların, arkadaşların; vefakâr dikkatlerinden, samimi üslup özenlerinden, zarif ve ince vakar tavırlarından oluşmuş bir toplumsal doku içinde coşkulu bir ruhla yaşanan ülke. Ağlamayı da gülmeyi de çileyi de süruru da başarıyı da sıkıntıyı da tartışmayı ve yaşamayı bilen, denge toplumunun ülkesi. İfrat ve tefritten arınmış itidal kahramanlarının ülkesi. Bir ütopyadan söz ediyor değilim. Bayramlarda bu hasretimizi dindirip ülkemizi “örnek ülke” yapalım. Değişimin farkında olmayıp her gün ekranlarda ezberlettikleri değişimi “BİZ” kalarak, aidiyetimizi unutmadan Lider Türkiye’nin liderinin değiştireceğine inanarak yazıyor, Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor, hepimize iki cihan saadeti diliyorum.

Dünyanın her yerinde BİZ konuşuluyoruz. Türkiye ve lideri. Bu Kurban Bayramı; yeryüzünü ifsat edenlerin değil, ıslah edenlerin, felaha erenlerin bayramıdır. Bu bayram; Rabbimizin “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin”emrine uyarak her türlü fitne, fesat ve tefrikanın karşısında duranların bayramıdır. Ecdadımıza lâyık evlat olmak için çalışalım. Bu gökkubbenin altında insanlığın bayram ümidi olduğumuzu unutmayalım. Yeryüzünde kimsenin burnu kanamasın diye çırpınalım. Başkalarının kurtuluşu için dua edelim. Yüreklerin en ağır yükü olan küslüklere son verelim. Bayram sevincini içimizde hissedelim. Bayram coşkusunu gönüllerden gönüllere, evlerden evlere, şehirlerden şehirlere taşıyalım. Yetimlerin, gariplerin, kimsesizlerin tebessümü ile bayramlarımıza tat katalım. Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım. Hastane köşelerinde şifa bekleyenlerin gönüllerini alalım. İslam beldelerinde zorda, darda ve sıkıntıda olan kardeşlerimize dua edelim.Cennet vatanımız için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve geçmişlerimizi rahmetle yâd edelim.

Yaşar Değirmenci

Akit TV köşe yazarı