BIST1.519,25%9.5164
USD9.4982%-0.47
EURO11,0350%-0.33
ALTIN548,33%-0.29
Akit HaberYazarlarMurat AlanTebrikler, küresel çetenin maşası oldunuz!

Tebrikler, küresel çetenin maşası oldunuz!

Murat Alan

Abone OlGoogle News
08 Ekim 2021 09:01

17 Aralık 2013 sabahı İstanbul ve Ankara’daki kaosu unutamıyorum..

Birçok iş adamı ve bakan çocuğu gözaltına alınmış, bazı bakanların da gözaltına alınacağı yönündeki söylentiler kulaktan kulağa yayılmıştı.

Daha sonra ‘17-25 Aralık darbe girişimi’ olarak kayıtlara geçecek olan, FETÖ’nün yargı ve emniyet içerisindeki militanlarının koçbaşı olarak kullanıldığı operasyon, tam bir şok etkisine neden olmuştu.

O dönem Doğan Grubu’na ait medyada faaliyet gösteren birçok isim ve FETÖ’cü gazeteciler, el altından AK Parti Hükümeti’nin düşeceğini, birçok vekilin istifa edeceğini, bakanların ve hatta (o tarihte başbakan olan) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yargılanacağını ima ediyordu.

Sonrasında daha da ileri gittiler, bugün zillet ittifakında kümelenen medya organları, bir kurgu dahilinde montajlanıp hayali diyaloglar üretilmiş ses kayıtları yayınlamaya başladı.

Operasyona CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da dahil oldu..

Kılıçdaroğlu, montaj kasetleri CHP grup toplantısında dinletmeye başladı..

Peki, bu montaj kasetlerin kaynağı neydi?

Firari savcı Zekeriya Öz an itibariyle henüz yazılmamış bir iddianameden bilgiler mi veriyordu?

Emniyetteki FETÖ’cü polisler, teknik olarak henüz hazırlanmamış olması gereken fezlekeden malzemeler mi yayınlıyordu?

Tabi ki hayır..

AK Parti Hükümeti’ni itibarsızlaştırmaya, 17-25 Aralık yargı darbesini meşru göstermeye dönük algı operasyonunda referans noktası olarak hukukun işlemediği bir aygıt kullanıldı.

Bütün bu yalanlarla ilgili adres olarak gösterilen şey, Facebook, Twitter, Youtube gibi sosyal medya platformlarında açılan sahte hesaplardı.

Cumhuriyet, Sözcü ve Birgün gibi gazeteler, yasallığı şöyle dursun, içeriğinin doğruluğunu dahi teyit ettirme ihtiyacı hissetmeden, Başçalan ve Fuat Avni isimli sosyal medya hesaplarının yayınladığı montaj kasetleri manşetine çekiyordu.

Başkan Erdoğan sürekli sosyal medyanın kara propagandada araç olarak kullanıldığını söyledi.

AK Parti Hükümeti ve Cumhur İttifakı’ndaki ortağı Milliyetçi Hareket Partisi, sosyal medyayla ilgili düzenlemeye gitti.

Bu süreçte CHP, İP, gizli ortakları HDP ve diğerleri ise bu düzenlemeleri engellemek için yoğun bir çaba sarf etti.

Gerekçeleri de özgürlükler..

Batının, sosyal medyayı operasyon aracı olarak kullandığı gerçeğinin üstünü örtmeye çalıştılar.

Bütün bunları niye anlatıyorum?

İşte o üstünü örtmeye çalıştıkları gerçekler, son birkaç haftadır bizatihi bu platformların çalışanları tarafından ifşa ediliyor da ondan.

Ve bu ifşalar, sosyal medya şirketleri aracılıyla çekilen operasyonlarda taşeron olarak kullanılan medya ve siyasetçiler tarafından gizlenmek istiyor.

Önceki gün Yeni Şafak’ın 1. sayfasında “Yalan böyle servis ediliyor” başlıklı bir haber vardı.

Haberde, Facebook’un eski çalışanı Frances Haugen’in paylaştığı kurum içi belgelerin, sosyal medya platformunun karanlık yüzünü gözler önüne serdiği ifade ediliyordu.

Kurum içi yazışmalara göre, Facebook algoritması, yalan haberleri ve nefret söylemlerini kâr elde etmek amacıyla daha fazla etkileşim alması için tavsiye ediyor ve ön plana çıkarıyor.

Twitter da aynısını yapıyor.

Tanınmış kişilerin etkileşimi fazla olduğu için yalan haber yaysa dahi hesaplarına müdahale edilmediği ifade ediliyor.

Bir belgede ise “Platformumuzun mekaniği tarafsız değildir” ifadeleri yer alıyor.

İfşa olan yazışmaya göre, bir kullanıcı, muhafazakâr ve Cumhuriyetçi Parti ile yakınlığıyla bilinen “Fox News” veya “Donald Trump” gibi hesapları takip ettiğinde, birkaç gün içinde sitenin algoritmasının QAnon (derin devletin eski başkan Donald Trump’ı devirdiğini iddia eden komplo teorisi) hesaplarını tavsiye ederek adeta kullanıcıları zarfladığı vurgulanıyor.

Aynı belgede, tanınmış kişilerin etkileşim sağladığı için ayrıcalıklı tutulduğu ve yalan haber yaysa dahi uygulamanın “XCheck” veya “Cross-Check” gibi kontrol sistemlerinin bu hesaplara müdahale etmediği kaydediliyor. Rezalet ABD seçimlerine uzanınca ifşa oldu.

Türkiye’deki sosyal medya kullanıcılarıyla ilgili oynadıkları oyunu tam olarak bilmiyoruz ama bir dönem Twitter’ın kullanıcılara sürekli Fuat Avni hesabını tavsiye etmesi, seçim gecesi yapılan bot saldırıları, ucundan da olsa rezaleti ifşa ediyor.

Sürekli yalan haber yayan sosyal medya hesaplarının bir türlü kapatılamaması bunun en açık göstergesi.

Şimdi bizim muhalefetin sosyal medya düzenlemesini neden yargıya götürdüğünü, yeni düzenlemeye neden karşı çıktığı daha net anlaşılmıştır umarım..

Selametle..

Murat Alan

Akit TV köşe yazarı