BIST1.391,64%8.4766
USD8.4717%0.16
EURO10,0668%-0.03
ALTIN497,89%0.14
Akit HaberYazarlarMurat AlanAkıllı olun, sokağa dökülmemiz bir salaya bakar..

Akıllı olun, sokağa dökülmemiz bir salaya bakar..

Murat Alan

Abone OlGoogle News
16 Temmuz 2021 08:23

15 Temmuz FETÖ kalkışmasının üzerinden 5 yıl geçti.

Ne değişti diye bakıyorum..

Bizde değişen bir şey yok..

Hâlâ o gece durduğumuz yerdeyiz.

Darbe nereden gelirse gelsin, kime karşı olursa olsun, kim yaparsa yapsın lanetliyoruz. Yetmez!..

Darbecilere karşı sokağa inilmeli diyoruz ve her an sokakları doldurmaya da hazırız.

CHP’de de değişen bir şey yok..

Onlar da FETÖ ağzıyla konuşmaya, “kontrollü darbe” demeye devam ediyor.

Medyası Cumhuriyet, Sözcü gibi gazeteler de, kanlı darbe girişimini FETÖ lehine yorumlamayı sürdürüyor.

Akılları sıra da bunu çaktırmadan “o rapor gizlendi”, “FETÖ ile AKP arasındaki ilişki” şeklindeki haberlerle yapıyorlar.

Solun en marjinali, “darbelerin mağduru solculardır” diyen Birgün, Evrensel’e bakın..

15 Temmuz yokmuş gibi bir hava estiriyorlar.

Ve ne acı ki, bu kafalar kendini “aydın, çağdaş, özgürlükçü, darbe karşıtı” olarak nitelendirip, Türkiye Cumhuriyetini müdafaa ettiklerini iddia ederken,bizi de “gerici, yobaz” hatta “Cumhuriyeti yıkmak istiyorlar” şeklinde yaftalıyor.

Daha vahimi, bu ekip darbeye karşı direnişi örgütleyen isimleri de sistematik bir şekilde itibarsızlaştırmak için çaba sarf ediyor.

Çok değil birkaç ay önce, 3. Ordu Kurmay Başkanı ve Erzincan Garnizon Komutanı Tümgeneral Davut Ala’yı nasıl hedef tahtasına koyduklarını gördük.

Darbe gecesi ortada görünmeyen emekli zevattan bazıları, kandil mesajı yayınladı diye Davut Paşaya demediğini bırakmadı.

Hatta bazı şakşakçıları, kendi aralarındaki whatsapp gruplarında “bu kabul edilemez, TSK bu durumu nasıl içine sindirir” şeklinde paylaşımlarda bulunup, görevdeki kurmayları da baskı altına almak istedi.

Yahudi vatandaşların hamursuz bayramını kutlayanlar, Hıristiyanların paskalyasını ananlar, nüfusunun yüzde 99’unun Müslüman olduğu söylenen Türkiye’de, bir generalimizin kandil mesajını hazmedemedi.

Görevden alınması için kulis yaptılar ve hâlâ da yapıyorlar, vazgeçmiş değiller.

Cumhuriyet Gazetesinin “Erzincan Garnizon Komutanı Tümgeneral Ala’dan kandil mesajı. Siyasal iktidarın tarzının ve tavrının, TSK personeline yansımasının örnekleri gün geçtikçe daha çok ortaya çıkıyor.” manşetini attığı gün, Davut Paşamız 18. ameliyatını olmak için hastaneye yatmıştı.

Mide küçültme, karın gerdirme operasyonu değil, vücudunun kopan parçalarından kalan sorunlu bölgelere yapılan tedavi ile ilgili bir ameliyat.

Çünkü Ala, 15 Temmuz darbe girişiminde İstanbul’daki Kartaltepe Kışlasında 7 kurşunla vurulmasına rağmen kahramanca direniş göstererek, kışlasını darbe yanlısı askerlere teslim etmedi. Bedenine saplanan şarapnellerin bir bölümü çıkarılamadığı için defalarca ameliyat olmak zorunda kaldı.

Aynı karalama kampanyasını Binbaşı Barış Dedebağ için de devreye sokmuşlar ve maalesef sonuç almışlardı.

Bu sözde “ulusalcı” özde NATO’cu herifler FETÖ’cülerle el ele verip, 15 Temmuz sabahı darbecileri dizlerinin üstünde ip gibi dizen Dedebağ’a yönelik öylesine iğrenç bir faaliyet yürüttüler ki, Dedebağ emekliye ayrılmak zorunda kaldı.

Aile fertlerinin isimleri, adresleri, hatta telefon numaraları dahi ifşa edildi.

Neden bu kadar nefret yüklü olduklarını biliyoruz..

Aslında bu zevatın öfkesinin nedeni FETÖ darbesinin akamete uğratılması değil.

Bundan sonra, olası her darbe planın akamete uğrayacak olmasından korkuyorlar.

FETÖ’cüler soru çalan ahlaksızlardı ama ahmak değildiler.

15 Temmuz gecesi TRT’de okuttukları metne Yurtta Sulh Bildirisi, beş para etmez organizasyonlarına da Yurtta Sulh Konseyi demelerinin nedeni belliydi.

Davut Ala Paşamıza kin besleyen, Binbaşı Barış Dedebağ’a operasyon çeken, Zekai Aksakallı, Cihat Yaycı gibi komutanlarımız hakkında karalama kampanyası yürüten zevatı darbeye ikna etmek için Yurtta Sulh dediler.

Ne de olsa bu zevat 80 darbesini planlayanların çocukları..

Öyle ya, 15 Temmuz gecesi darbeye iştirak eden kadrolar, 28 Şubatçıların “genç subaylar rahatsız” dediği isimlerdi.

Özetle, bu saydığımız vatansever askerler, FETÖ darbesine direniş gösterdikleri için değil, bundan sonraki olası darbe planlarına rıza gösterilmeyeceğinin somut kanıtı oldukları için hedef alınıyorlar.

“Ulan yarın biz de denersek, Davut Ala gibi adamlar kışlayı bize dar eder” kaygısındalar.

Oysa farkında olmadıkları şey şu: bu milletin bağrından çıkan askerlerinin de, polislerinin de diğer kamu personelinin de beklediği tek şey var..

15 Temmuz gecesinde olduğu gibi, sokağa dökülmemiz için bir sala yeter.

İstediğiniz kadar yıpratın, istediğiniz kadar operasyon çekin, bir sala hepinizin kökünü kazır.

Selâmetle.

Murat Alan

Akit TV köşe yazarı