BIST1.441,33%8.5153
USD8.5077%0.91
EURO10,2778%1.03
ALTIN499,31%1.58
Akit HaberYazarlarMurat AlanŞu halk olmasa, İstanbul’u öyle bir yönetir ki..

Şu halk olmasa, İstanbul’u öyle bir yönetir ki..

Murat Alan

Abone OlGoogle News
30 Nisan 2021 07:00

Dün Cumhuriyet’in 1. sayfasına bakınca kahkaha attım..

Ama önce bir not düşerek başlayalım yazıya..

Araştırma şirketi SONAR’ın sahibi Hakan Bayrakçı’yı severim..

Dobra adamdır..

“Yanlış düşünüyor, birçok konuda esip gürlüyor” diyebilirsiniz, kendi cephenizden bakınca..

Ama tarzı bu, beğenmeyen kanal değiştirip Fatih Altaylı’nın “aşı nerede aşı” hezeyanlarını dinleyebilir.

Bayrakçı kendisine göre doğru bildiği şeyi mahallesinden hiç çekinmeden, linç edilme pahasına savunur..

Daha önce defalarca da savunurken gördüm ve sırf bu sebeple defalarca da linç edilirken gördüm.

Örneğin CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili söylemlerine bakın..

Çağdaş”, “Aydın” kesim tarafından sosyal medyada nasıl linç edildiğine şahitlik edebilirsiniz.

Neyse konu Hakan bey değil, konu Ekrem bey ve ona dönelim..

Cumhuriyet’teki haberde, “En başarılı başkanlar, İmamoğlu ilk sırada yer aldı. En başarılı başkan Ekrem İmamoğlu” ifadeleri yer alıyor.

Kahkaha attığınız değil mi?

SONAR araştırma şirketi, “Belediye Başkanları Başarı Oranları” başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayımlamış.

Ankette, “Büyükşehir belediye başkanınızın genel hizmetleri ve projeleri başarılı mıdır?” sorusunun yöneltildiği, katılımcıların yüzde 56,9’nun en başarılı başkan olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ismini verdiği belirtiliyor.

Bu anketi değil sokakta, CHP İstanbul İl Başkanlığında yapsanız dahi bu orana ulaşamazsınız.

Hakan ağabeyi vicdanıyla baş başa bırakıp, Ekrem Beye geri dönelim.

Aynı gün Sözcü’nün 11’inci sayfasında daha komik bir haber vardı.

Ekrem Beye soruyorlar, “Bu 17 günlük kapanma ile ilgili ne düşünüyorsunuz?”

Başkan, ana muhalefetin, “Pandemiyi yönetemediler desteksiz Türkiye’yi kapatıyorlar” söyleminin aksine, “çok sevindim, çok müthiş, inanılmaz harika, efsanevi bir karar” diye yorumluyor.

“İyi günler için bu zor dönemden sıyrılmamız lazım” diyor..

Allah Allah, hem de laf sokmadan söylüyor..

Şaşırdınız değil mi?

Ama hemen iki satır altında neden kapanma kararını çok sevdiğini de itiraf ediyor.

“İETT kapanmayla rahatlayacak, bu süreçte en riskli gruplar arasında İETT geliyor” şeklinde konuşuyor.

Sözde “En başarılı başkan”ınsevincinin perde arkasında, aslında bir beceriksizliği, yönetim zafiyetinin üstünü örtme çabası yatıyor.

İstanbul ulaşımını Wuhan (Vuhan) metrosuna çeviren başkan, 17 günlük tam kapanma sevincinin nedenini toplu ulaşımın durmasına bağlıyor.

Yolcu olmayınca ulaşımdaki beceriksizliğe tepki gösteren de olmayacak tabii.

İstanbullu evdeyse, İETT otobüslerinde yoğunluk yaşanmayacak, İmamoğlu İBB’si tıkır tıkır çalışıyor olacak.

Bir ara mesaisini mezarlıklarda ölü sayımına ayıran başkan, o ölüme giden yoldaki koronabüsleri unutturacak her türlü karara gözü kapalı “evet” diyor.

En başarılı başkan”ın durumu bu..

Çözümü basit, vatandaş olmazsa ulaşım rahatlar..

Vatandaş su kullanmazsa, İSKİ rahatlar..

Vatandaş aracıyla yola çıkmazsa, trafik rahatlar.

Vatandaş ekmek yemezse, halk ekmek rahatlar..

Vatandaş ölürse, İBB toptan rahatlar..

Bu şekilde, akla ziyan sayısız kombinasyon üretebiliriz.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Emrullah Efendi’nin sözlerini hatırlayın..

“Şu mektepler olmasaydı, ben bu maarifi ne güzel idare ederdim ki sormayın.”

İmamoğlu’nun durumunu da tam olarak bu şekilde, “Şu İstanbullu olmasaydı ben bu şehri bir güzel yönetirdim ki sormayın..”

Sayın İmamoğlu yatıp kalkıp CHP’deki ideolojik bağnazlığa şükretsin.

Şu rezaletin binde biri rahmeti Kadir Topbaş döneminde yaşansaydı, o otobüsleri yakıp yıkacak kitle, İmamoğlu döneminde başını önüne eğip kuzu kuzu bekliyor.

“Ne alakası var” diyenlere İzmir örneğini hatırlatalım..

20 senedir patlayan kanalizasyonların içinde yaşayıp, tankerle temin ettikleri suyu içip, her an yıkılacak binalarda oturup, yine de gidip paşa paşa CHP’ye oy vermenin başka bir izahı yok.

Dua etsinler ki, karşılarında “laiklik elden gidiya” denildiğinde esas duruşta bekleyen bir tabanları var.

Yoksa bir dakika rahat oturamazlar o koltuklarda.

Başka söze hacet yok.

Selametle..

Murat Alan

Akit TV köşe yazarı