BIST1.377,23%8.1021
USD8.0942%0.35
EURO9,7465%0.79
ALTIN460,85%0.10
Akit HaberYazarlarMurat AlanUtanmayıp “Bir kopya da bize ver gardaş” mı dediniz?

Utanmayıp “Bir kopya da bize ver gardaş” mı dediniz?

Murat Alan

Abone OlGoogle News
05 Mart 2021 06:41

CHP’de skandal üstüne skandal yaşanıyor..

İlk önce Denizli Milletvekili Teoman Sancar internet üzerinden istifasını açıkladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak bilgilendirme toplantısında, “biz de bilmiyoz valla” tadında bir açıklama ile CHP yönetiminin istifadan haberi olmadığını öne sürdü.

Bunun üzerine Teoman Sancar istifa etmediğini, istifa ettirildiğini söyledi.

Sancar, bir şantaj kaseti olduğunu, şantajcıların CHP Genel Merkezine gittiklerini vurgulayıp devam etti, “CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ve CHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Engin Özkoç vardı odada. Seyit Torun, videom olduğunu söyledi. Telefonundan görüntülere girdi belli belirsiz bir video izletti. Görüntülerin bana ait olduğunu söyledi. Ben ‘bunu kimler getirdi’ diye sordum. ‘Bunu söyleyemeyiz’ dediler. Şok oldum. İstifa mektubum hazırlanmış bile, istenilmediğimi anladım imzamı attım arkama bile bakmadan ayrıldım. Partim bana sahip çıkmadı.

Ahmet Kaya diyor ya, “nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça”..

Vaziyet tam olarak bu.

Kişinin sapkınlığı kendisini ilgilendirir denilebilir.

Ama kişi siyasetçi ise kamuoyunu da ilgilendirir.

Çünkü bu tür ilişkilerin sonu, devletin çıkarını riske atacak bir noktaya taşınabilir.

Bir kasetle FETÖ’nün ya da ETÖ’nün veya CIA’nın elinde oyuncak olabilir.

Örneklerini daha önce gördük..

Sancar’ın ahlaksız bir ilişkisi var mı yok mu bilemiyorum.

Bu sebeple sözüne itibar etmek zorundayım. Onu masum kabul edip, CHP ve şantajcılar özelinde devam edelim..

Teoman beyin açıklaması sonrası, Faik Öztrak’ın yalan söylediğini anlıyoruz..

İstifanın nedenini bilmiyoruz” dedi ama meğerse bal gibi biliyorlarmış.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ve CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un durumu zaten başlı başına rezalet.

Biri bana gelse, “Engin Özkoç’la Seyit Torun’un kaseti var biz çektik” dese, kardeş iki dakika sizi bekleteyim deyip polisi ararım.

O şantajcıları gözaltına aldırırım.

Şantajcılar ellerindeki kasetle genel merkeze gelip, “sizin Denizli vekili var ya, işte onun kaseti biz de aha bu da belgesi” diyorlar, birde oturup utanmadan birlikte izliyorlar..

Yetmiyormuş gibi, ellerini kollarını sallaya sallaya parti binasından çıkıp gidiyorlar.

Deniz Baykal’ın kasetinin de bazı CHP’lilerin elinden geçtiği iddia edilmişti.

CHP’de parti geleneği mi bu?

Ağzımı bozmak istiyorum kusura bakmayın..

Ulan, bu tür işlerde aklınıza polisi aramak ne zaman gelecek sizin?

CHP’nin kedisi Şero’ya sorsak, o bile “polis çağırıp şu şantajcıları gözaltına aldırın” der.

Peki CHP yönetimi ne yapıyor?

Adeta “Oooo gardaş nasıl bir çekim tekniğidir bu müthiş. Bir kopyasını bize de verin” diyorlar.

Kaydın kopyasını Teoman Sancar’ın önüne koyup, “istifa et” baskısı yapıyorlar.

Sancar’ın bu anlatımları doğru ise sadece şantaja boyun eğilmemiş, bir anlamda şantajcıyla işbirliği yapılmış.

Pes ki pes..

Başka bir ikiyüzlülük daha var..

Diyelim ki Teoman Sancar eşcinsel bir ilişki içinde..

Tekrar ağzımı bozacağım kusura kalmayın..

Ulan, siz İzmir Belediyesinin direklerini LGBT renklerine boyayan adamlar değil misiniz?

Ortada şantaj gibi alçakça bir durum varken, hangi mantıkla kendi vekilinizi satıp, şantajcının safında yer alırsınız..

Ortalık İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın adının geçtiği “Seks kaseti şantajı” ile çalkalandı.

CHP Çekmeköy İlçe Başkanı Erdoğan Bozkurt’un da içinde olduğu 4 şüpheli, gizli kamera ile Karabat’ı kayda aldığı belirlendi.

Peki Karabat’ı neden istifa ettirmediniz?

İkiyüzlülük değil mi bu?

Her Allah’ın günü, “Akit bize ayrımcılık yapıyor, bizi hedef gösteriyor, nefret dili kullanıyor” diyen LGBT’liler, bakın CHP sizi nasıl kandırıyor.

Nasıl ayrımcılık yapıyor.

Ahlaksız ilişki kadın erkek arasında olunca, CHP’den tık yok..

Ama erkek erkeğe olunca, Boğaziçi’nde maşası olduğunuz parti, hemen harekete geçip vekilini kapının önüne koyuyor.

Şu skandal başka bir partide yaşansa günlerce konuşulurdu.

Ama CHP’de olunca “neyse ya” denilip geçiştiriliyor..

Neden?

Çünkü bir kabullenilmişlik var..

Genel Başkanların dahi kasetle değiştiği partide, kim takar Denizli vekilinin kasetini, montajını, şantajını” deniliyor.

Selâmetle..

Murat Alan

Akit TV köşe yazarı