BIST107.348%0.51
USD5.7074%0.18
EURO6,3225%0.23
ALTIN269,27%0.28
Akit HaberYazarlarMurat AlanGerçekten Erdoğan mı birleştirmiş düşmanları?

Gerçekten Erdoğan mı birleştirmiş düşmanları?

Murat Alan

18 Ekim 2019 01:35

İngiliz Gazetesi The Guardian, Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü Barış Pınarı Harekâtına ilişkin, “Erdoğan hayal edilemeyeni başardı, Ortadoğu’daki tüm rakipleri birleştirdi” şeklinde bir makale yayınladı.

Bizim ihanet medyası da balıklama atladı tabii bu habere..

Satır aralarındaki “diktatör” iftirasını da ayıla bayıla servis ettiler..

Yerli alçakları bir kenara koyalım..

Tasmayı tutan ele odaklanalım..

Gerçekten de öyle mi?

Bunlar birbirilerinden nefret ediyor, asla ortak bir noktada buluşamıyordu da, Türkiye’nin tavrı mı bunları birleştirdi..

ABD, Esed, Rusya, Fransa, YPG/PKK, DAEŞ birbirlerinden çok mu uzak duruyordu?

Başkan Erdoğan zıt kutupları bir araya mı getirdi? 

Gerçekten öyle mi?

Mesela Suriye diktatörü Esed petrolünü kimden alıyor?

Ülkesinin bir bölümünü işgal eden ABD ve YPG/PKK’yla ilişkisi yok mu? 

Suriye İnsan Hakları Ağının geçen ay yayınladığı bir rapora bakalım..

“ABD destekli terör örgütü, Suriye’de petrol kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’ini işgal etmeye devam ediyor. YPG/PKK, işgalindeki alanlardan çıkarılan petrolü Esed rejimine satıyor. Örgüt ve rejim, Temmuz 2018’de Deyrizor’da örgütün işgalinde bulunan petrol yataklarının işletmesi için de görüşmeler yapmaya başlamıştı. Bu kapsamda aralarında Rus uzmanların da bulunduğu rejim heyeti, YPG/PKK’nın işgal ettiği ve ülkenin en büyük petrol sahası olan El Ömer’i de ziyaret etti. 

Rejim kontrolündeki alanda faaliyet gösteren şirketler, şubat ayında Deyrizor’un batısında, YPG/PKK’dan aldıkları petrolü daha hızlı şekilde transfer edebilmek için Şuheyl’den Bukris’e boru döşemişti.

Vay be..

Dünyanın en zengin petrol yataklarını elinde bulunduran Venezüella, bir varil petrolünü satamadığı için varlık içinde yokluk çekiyor..

Esed yönetimi ise “ülkesinin” bir bölümünü işgal eden teröristleri paraya boğmak için boru hattı çekiyor..

Böyle düşmanlığa can kurban..

Bize de böyle düşmanlık yapsınlar ya..

Bir örnek daha verelim..

Hem Fransızların karın ağrısını, hem de sözde birbirleriyle olan düşmanlıklarını ortaya koyalım.

ABD öncülüğündeki sözde DAEŞ karşıtı koalisyon sözcüsü Albay Myles Caggins önceki gün bir toplantı düzenledi. 

Satır arasında ilginç bir şey söyledi!..

ABD askerleri Rakka, Tabka ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Fransız Lafarge Çimento Fabrikası’ndan çekildi” dedi.

Nasıl yani?

Dün DAEŞ’in, bugün PKK/YPG’nin işgal ettiği kuru çölde Fransızların bir çimento fabrikası mı var?

Var var..

Hem de kurulduğu günden bu yana tıkır tıkır işliyor..

Hem de ortağı, Beşşar Esed’in eski savunma bakanının oğlu Firas Tlass..

Şehirlerin yerle bir edildiği Suriye’de birileri geceli gündüzlü çalışıp çimento satıyor..

Bildiğim kadarıyla DAEŞ de, PKK da müteahhitlik yapmıyor!

Peki Fransızlar milyonlarca ton çimentoyu ne için üretti?  

Kime sattı?

Kim aldı?

Sorunun cevabı DAEŞ’e karşı başlattığımız Fırat Kalkanı ve PKK/YPG’ye yönelik Zeytin Dalı Harekatlarında gizli..

El Bab’ın temizlenmesi esnasında en büyük sıkıntıyı, DAEŞ’lilerin saklandıkları tünellerden çıkarak şok baskınlar yapması neticesinde yaşamıştık.

İçerisinde bomba yüklü kamyonların manevra yapabildiği tünellerin inşasında kullanılan üstün nitelikli çimento nereden geldi acaba?

Zeytin Dalı Harekatında benzeri bir durumla karşılaştık.

PKK/YPG’lilerin kilometrelerce uzanan tünel ağları ortaya çıkarıldı.

Hepsinde kullanılan çimento aynı kaliteydi..

Aynı firmanın aynı kalite çimentosu..

Ortaya şöyle bir tablo çıkıyor..

Fransızlar DAEŞ’le (sözde) savaşıyor..

Ama Fransız şirketleri DAEŞ’e çimento satıyor..

Esed Rejimi DAEŞ’le savaşıyor..

Ama Esed’in sağ kolu DAEŞ’e çimento satan firmanın ortağı.. 

YPG/PKK da DAEŞ’le savaşıyor..

Ama DAEŞ’in denetimi altında olduğu dönemde aynı fabrikadan çimento alıp, Afrin’deki tünelleri inşa ediyor..

Ve günün sonunda birbirine düşman bütün bu devlet ve örgütleri “Erdoğan birleştirmiş” oluyor..

Öyle mi?

Bu yalanı afiyetle yemek isteyen buyursun yesin..

Ama bizim bünye kabul etmiyor söyleyeyim.. 

Murat Alan

Akit TV köşe yazarı