BIST1.910,41%13.7669
USD13.703%0.15
EURO15,5262%0.33
ALTIN786,53%0.95

Ümit… 

Latif Erdoğan

Abone OlGoogle News
20 Kasım 2021 08:48

Ümit dünyamızın en önemli mütefekkirini de Hakka uğurladık. Üstat Sezai Karakoç’a Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum.

Birileri tarafından durmadan karamsar tablolar çiziliyor. Anlaşılan, bizi hayata bağlayan en güçlü, en dinamik yanımız yıkılmak isteniyor. İnsanı, zamanın geçmiş- gelecek ve hal akışında bölünmekten, küçülmekten, ufalanmaktan koruyacak en önemli rabıta gücü, ümidi çalınmak isteniyor. Direneceğiz. Ve bu direnişte azığımız, güç kaynağımız yine ümidimiz olacak…

Ümit, yüksek frekanslı aktif bekleyiştir. Onu pasif bir teslimiyet ütopyası şeklinde algılamak yanlıştır. Ümitte, inanmak esas, tutku kaçınılmaz, hedefe kilitlenmek olmazsa olmaz şart, kavli, fiili ve ıstırari dua ihmal edilemez vecibe ve elzem vazifedir.

Psikolojik boyutuyla ümit önemli etiksel kazanımdır. Düşüncelerin yaşama geçirilmesi başarısında onun payı büyüktür. Şahsiyet oluşumunun istenen seviye ve sürede doğru seyretmesi ancak onun varlığı ile mümkündür. Ümidi yitik olanın kişiliği de yitiktir. Onun varlığının zorunluluk gerekçesi bütün bir hayata yayılmış haldedir.

Kuantum devrimi, mekanik dünya görüşünden zihnimizde, şuurumuzda, hayat tarzımızda kalan bütün negatif tortuları arındırma peşinde. Zihni ve pratik değişimlerde, dönüşümlerde gelinen olumlu nokta ileride elde edilmesi muhtemel müspet neticeler adına da güvenilir referans durumunda. Söz konusu bilimsel kuramların açılımı, fıtrat kanunlarıyla insanlığın ahlaki yapılanması arasındaki mesafeyi de oldukça daraltmış bulunuyor. Bir adım ötesi, külli hidayetin kahir ekseriyeti kuşatacak ölçekte tecellisi anlamına gelecek hemzemin gibi görünüyor. Ümidimizin altın çağını yaşadığımızı söylemek hiç de abartılı değildir.

Sebep sonuç arasındaki determinist izahların geçersizliği, “iktiran” bağlantılı yorumların gerçekliliğinin kuşku götürmez kanıtıdır. Neticeyi önceden kestirememek vakası, meşiet-i ilahiyi esas kabul etmekprensibine yatkınlık anlamına geliyor. Şerrin hayra, kötülüğün iyiliğe, günahın sevaba, kahrın lütfa, musibetin rahmete, yenilginin galibiyete, hezimetin başarıya, darlığın bolluğa, mahrumiyetin kazanca, sıkıntının inşiraha dönüştüğünü gösteren her gün yüzleştiğimiz sayısız hadise bunun apaçık delilidir. Takdire gücü yetenin tebdile de gücü yeter. Öyleyse ne gam…

Doğrunun çeşitliliği ve birden fazla olabilme ihtimali, siyah beyaz arasındaki gri alanların varlık hikmetinin düşünce ve yaşam dokumuzapozitif etkisi; gözleyenle gözlenen arasındaki müşahedeyi her defasında farklı kılacak ağırlıktagözleyenden yana bir etkinin mevcudiyeti ve bu bağlamda, güzel düşünen güzel görür aforizmasının haklılık payını teyit eden iyimser (optimist ) yaklaşımların hayatımızı yönlendirici boyuta yükselmesi kazanımı; “Kulum beni nasıl bilirse ben ona öyleyim” kutsi hadisinde ifadeye kavuşan, Rabbimizin bizim bakış açımıza atfettiği değer ve kıymetin hem bu dünyada hem de ötede karşılaşacağımız neticelerle doğrudan irtibatının “niyet ve nazar”ımıza öngördüğü dinamik sorumluluğunun şuurumuzu şekillendirmedeönemli misyon eda etmesi meselesi ve nihayet, “Şüphesiz rahmetim, gazabımın önündedir” kutsi hadisinde beyan buyrulan hakikate olan imanımız vesilesiylemahiyetimizde ye’se, ümitsizliğe yer bırakmayacak orandaarınma ameliyesiyle elde edilen sonsuz huzur tecrübesi, ümide ümit bağlamamızı zorunlu kılan önemli gerekçelerdir…

Parça ve bütün arasındaki ilişkinin sonsuza dek devamı, atom ve atom altı maddeciklerle bütün bir kainat ve varlık arasında sırlı bir birlikteliğin gün yüzüne çıkan mevcudiyetive yaratılış kurallarına uyma lüzumunda görülen mutlak eşitlilik prensibi, hiçbir hadise ya da oluşumun tesadüfe asla yer vermeyecek bir sistemle ve bir program dahilinde vücuda geldiğinin göstergeleridir. Küçük-büyük bütün talep, amel ve emellerimiz; hüsran, musibet ve elemlerimiz için de bu böyledir. Kaosa mahal yok. Yeis ebedi haram…

Ümit, istikbalin alaca karanlığında bahtımıza tebessüm eden ışık ve talihimize göz kırpan yıldızdır. Onunla azmimiz bilenir, tevekkülümüze fer gelir. Sabrımız onunla daha bir canlanır, daha bir yenilenir. Ümit bizi, himmete, gayrete, çalışmaya davet eder;tembellikten, miskinlikten, atalettenkaçınmaya çağırır.

Ümit, bazen rüya, bazen hülya olur. Bazen çıplak hakikate döner, bütün mahremiyetlerden soyunur. Bazen bir ermiş gibi kaderimizi okur. Bazen nisyana yol verir okuduklarımızı da unutturur. O, ilahi inayetin gelişine en makbul vesiledir. O, avazı göğe çeken sekinedir. Ümit aşktır, kara sevdadır. Ve ümit gök kubbede yankılanan baki duadır…

Bütün destanları, bütün başarıları bir tek kelimeye sığdır deseler; “ümit” derim. Onsuz kahramanlık, onsuz başarı düşleyenlere güler geçerim. Çaredir her derde, dermandır ümit. Rabbimizden bize emirdir (Zümer, 53), fermandır ümit

Latif Erdoğan

Akit TV köşe yazarı