Yarını okumanın şiiri…
Latif Erdoğan
Mutlaka delirmiş, hafakanlar basmıştır, 2 milyon insanın Atatürk Havalimanında Cumhur İttifakının büyük mitingine katıldığını duyunca, izleyince. Biz de derdi, Humeyni gibi havalimanına inince bir milyon insan tarafından karşılanacak duruma gelirsek bir gün, işte o zaman ihtilal yapabiliriz, şimdi bunları konuşmak çok erken. İhtilal hevesi kursağında kaldı, pek çok hevesi gibi.
Nitekim Ayasofya Camiinin tekrar ibadete açılışını duyduğunda, gördüğünde de aynı ruh ezikliğini iliklerine kadar yaşamış, hissetmişti. Ayasofya’yı ibadete açacak kişinin portresini çizerken dolaylı olarak hep kendisine işaret ederdi. Ama onu açmak en çok düşman bildiği kişiye, Recep Tayyip Erdoğan’a nasip olmuştu. O yas tutmasın da kim yas tutsun; o karalar bağlamasın da kim karalar bağlasındı.
Her zaman derim, şimdi de söyleyeceğim, onun hiçbir siyasi ön görüsü isabetli olmamıştır. Onunla iş tutanlar hiçbir hayırlı maksada ulaşmakta başarılı olamazlar. Millet İttifakı, sırtını ona dayamakla daha işin başında kendini hiçliğe, izmihlale mahkûm etti. PKK ile iş tutmak ise ittifaka tüy dikti. Bu milletin, hangi siyasi veya dünya görüşüne sahip olursa olsun teröre prim vermeyeceğini bir türlü akıl edemediler.
Batıdaki dostlarına yaslanarak Recep Tayyip Erdoğan’ı alt edeceklerini sandılar. Zanlarında yine aldandılar. Onların aleyhte yaptıkları her propagandayı Allah, Erdoğan’ın lehine tebdil etti.
Bütün Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketi, on bir ilimizde yaşanan deprem, onların vicdanlarında en küçük bir ürperti meydana getirmedi. Felaketten oy devşirmek için gidenler de enkaz üstünde pozlar vererek hiç kimsenin hal ve hatırını bile sormadan geldikleri yere geri döndüler. Bir kısmı da enkaz üstünde seçim, seçim diye tepindi durdu. İktidar, devlete ait bütün birimleriyle anında deprem mahalline giderek, gece- gündüz demeden, aç- susuz depremzedelerin dertlerine ortak oldu. Bu sahipleniş unutulması imkânsız bir destandı. Muhalefetin tavrı ise, sadece tarihe not düşmek için hatırlanacak bir vicdansızlık örneğinden ibaret kaldı.
Teknofest, genç kuşağın umudu, yollarını aydınlatan ışığı oldu. Milyonlarca insanın katılımıyla büyük bir organizasyon gerçekleşti. Yüreğinde vatan sevgisi, kalbinde millet muhabbeti, aklında ilim ziyası bulunan her münevveri sevinç gözyaşlarına boğan bu organizasyon karşısında ebkem kesilen muhalefet, sonunda ağzındaki zehirli baklayı çıkardı, biz aynı yeri ABD’li bir firmaya devredeceğiz deme cehaletinde hatta ihanetinde bulundu.
14 Mayıs 2023. Yarın çok önemli, stratejik bir gün. Seçimle ilgili hemen hemen her şey söylendi, söz vazifesini bitirdi. Yarın sözlerin kalplerde, gönüllerde, akıl ve zihinlerde ne kadar yer ettiğini hep beraber görecek, seyredeceğiz. Neticede, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin dediklerine kilitlenecek, aynı anlama gelen kelime ve cümlelerle önce seçim sonuçlarını ardından bütün yarınları okumaya çalışacağız:
Hak, şerleri hayr eyler,
Zannetme ki gayr eyler,
Arif anı seyreyler,
Mevla görelim neyler,
Neylerse güzel eyler…
…
Vallahi güzel etmiş,
Billahi güzel etmiş,
Tallahi güzel etmiş,
Allah görelim netmiş,
Netmişse güzel etmiş…

