BIST2.395,16%0,96
USD15.9015%-0.05
EURO16,8695%0.36
ALTIN949,05%0.69

Kaftancıoğlu’nun, ölmüş bir anneye küfüründen utanmayan siyasetçiler!

Ali Karahasanoğlu

Abone OlGoogle News
13 Mayıs 2022 09:06

Canan Kaftancıoğlu’na verilen cezaların bir kısmının onanması ile ilgili önce şu tespiti yapalım..

Çıkardıkları vaveylaya bakmayın..

Küfür ettiği için mahkumiyet kararı alan ve bu kararı kesinleşen o kadın, cezaevine girmeyecek..

AK Parti iktidarından önce çıkarılan kanunlardaki maddelere aykırı davrandığı için ceza aldı ama.. (Kamu görevlisine hakaret te, Türk devletini tahkir de, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu da, AK Parti iktidara gelmeden çok daha eski yıllarda ceza kanununda olan maddelerdir.)

AK Parti iktidarının çıkardığı denetimli serbestlik düzenlemesinden yararlanarak, cezaevine girmeyecek..

Nasıl bir çelişkiler yumağı değil mi?

Medyada oluşturulan algıya bakarsanız, sanırsınız ki Canan Kaftancıoğlu CHP İstanbul İl Başkanlığı görevini yürütürken, bir savcı aniden kendisine dava açmış..

Uyduruk iddialar eşliğinde ceza verilmiş!

Hanımefendinin ne hakareti var. Ne hakareti sebebi ile kendisinin bir savunması alındı. Ne itirazı incelendi..

Üç gün içinde, karar verildi, iş bitti..

Hayır..

Onlar istedikleri kadar, “AK Parti yargısı” desinler..

Bir savcı iddianamesini hazırladı..

Yerel mahkemede hakim karar verdi..

Bu karara itiraz edildi, üç hakim, İstinaf dairesi olarak konuyu inceledi..

Verilen karara tekrar itiraz edildi..

Yargıtay’da 5 üye, konuyu tekrar inceledi..

Ve sonuçta dün açıklandığı üzere, üç suçtan mahkumiyet kararı kesinleşti..

CHP’li yöneticiler, il başkanlarını savunuyorlar da..

CHP dışından da birçok isim, sırf Tayyip Erdoğan düşmanlığı yapmak için..

Verilen mahkumiyet kararının ne olduğuna bile bakmadan..

İddia ediyorum, bir köşede sıkıştırıp sorun, mahkumiyet kararı verilen cümlelerden hiç haberleri olmaksızın..

Avukatlığa soyunuyorlar..

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan başlayın..

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem’e kadar..

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu diyor ki, “Hakkında verilen haksız ve hukuksuz kararın ardından Canan Kaftancıoğlu’nu arayarak geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Siyasi kararların odağı haline gelen yargı kurumunu yeniden ayağa kaldıracağız. Adalet mekanizmasını muhalefeti susturmak için kullananlar da, buradan siyasi bir kazanç devşireceğini zannetmesin!”

Ve şu cümle ile bitiriyor, açıklamasını:

“Adalet bir gün herkese lazım olur!”

80 yaşındaki bu siyasetçi, azıcık bir utanma duyacak ise, “siyasi karar” diye eleştirdiği mahkumiyet kararının gerekçesinden sadece bir tane paylaşımı buraya alayım:

“O.. Ç.. Tayip”

Sende hiç utanma kaldı mı, Temel bey..

Milli Görüş çizgisindeki yüz binlerce dindar insanın yüzünü karartan şu açıklamandan sonra, özür dileyip, oturduğun koltuğu bırakacak mısın?

Yoksa..

“Ne olmuş ki” deyip, utanma emaresi göstermeden, yoluna devam mı edeceksin?

Veya İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem, demiş ki:

“AKP’nin tek adam rejimine hizmet ve korku iklimi yaratmak için verilen bu kararı şiddetle kınıyorum. Muhalefeti korkutamayacaksınız!”

Affedersiniz ama, tam da bu açıklama sonrasında..

“(Allah korusun) Müslüman olmasaydım. (Allah korusun) Ahiret inancım olmasaydı.. Şunu söylerdim: ‘Ah ulan ah. Bu ülkede annesine küfür edilen o kişi gerçekten diktatör olsaydı da, o küfürü eden Canan Kaftancıoğlu’nu da, ona destek çıkan o ....’ların hepsini ...’ ”

Bakmayın, sinirlenip de, “Müslüman olmasaydım” diye başlayan cümleler kurduğuma..

Bir anlığına da olsa..

Bir varsayım olarak da olsa..

Yapılması gerekenleri, yazamıyoruz işte..

Onların edepsizce tekrarladıkları, onlarca defa söyledikleri küfürlerin karşılığında ne yapılması gerektiğini, bir cevap mahiyetinde olarak dahi, yazamıyoruz işte..

Ama ölmüş bir anneye küfür edecek kadar basitleşen o Canan Kaftancıoğlu’na, hemen bütün muhalefet partisi yöneticileri destek açıklamaları yapıyorlar:

DEVA Partisi lideri Ali Babacan konuşuyor:

“CHP İstanbul İl Başkanı Sayın Canan Kaftancıoğlu’na verilen cezanın hedefinde demokratik siyaset olduğunu bilecek kadar deneyimliyiz. Bu adaletsizlikten hep beraber kurtulacağız.”

Ak Parti’den 2018’de milletvekili seçilip, bir yıl sonra ayrılan ve hâlâ haram maaşı kursağından geçiren DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu da şöyle konuşmuş:

“Demokratik siyaseti susturmaya kimsenin gücü yetmeyecek. Sayın Canan Kaftancıoğlu’na verilen haksız cezaya karşı demokratik siyaseti savunacağız.”

Tam bu noktada, ne diyeyim, ne yapayım, şaşırdım kaldım..

Bu utanmaz adamlara, “Ben” diye başlayan bir cümle kuracağım ama..

Bizim inancımızda, kimsenin annesine küfür etmek yok..

Azılı düşmanın konumundaki adamın dahi annesine küfür yok..

O zaman şöyle kurgulayalım olayı:

Bir vatandaş, Ali Babacan’ın annesine, Canan Kaftancıoğlu’nun Tayyip Erdoğan’ın annesine ettiği o küfürü etse.. Babacan şikayetçi olmayacak mıdır?

Mustafa Yeneroğlu’nun annesine, Canan Kaftancıoğlu’nun, Tayyip Erdoğan’ın annesine ettiği küfür edilse.. Yeneroğlu şikayet etmeyecek midir?

Ve Babacan’ın veya Yeneroğlu’nun annesine edilen o küfürden dolayı ilgili kişiye ceza verildiğinde, birileri ‘Biz bu cezanın ne için verildiğini biliyoruz. Bu adaletin olmadığını gösterir’ dediğinde..

Bunu söyleyenlerin de anasına-babasına, sülalesine dümdüz gidip küfür ederse.. Haksız mı olacaktır?

Benim örneklediğim, ceza gerekçesi olan 8 ayrı hakaretten sadece birisi..

Diğerlerini buraya alıntılamaya gerek yok..

Adalet diyenler, sıraya girsinler..

Anneye küfürün serbest olmasını isteyenler, sosyal medya hesaplarından taahhütte bulunsunlar..

“Kimseyi şikayet etmeyeceğim” diye..

Ama ben size..

Bırakın annelerine sinkaflı küfürü..

Küçücük eleştirilerde, Temel Karamollaoğlu’ndan başlayın..

DEVA Partililere, CHP’lilere, İYi Partililere kadar.

Hepsinin..

Açtıkları davaları ve istedikleri paraları yazsam..

Aklınız durur..

Böyle ilkesiz bunlar..

Böyle saygısız..

Böyle riyakâr!

Ali Karahasanoğlu

Akit TV köşe yazarı