BIST1.534,07%7.3699
USD7.4341%1.03
EURO8,9641%0.73
ALTIN408,34%-0.44
Akit HaberYazarlarAli KarahasanoğluPKK DAEŞ’i, FETÖ de Balyoz’u istemez ama!..

PKK DAEŞ’i, FETÖ de Balyoz’u istemez ama!..

Ali Karahasanoğlu

Abone OlGoogle News
23 Şubat 2021 06:26

Şu 28 Şubat’çılar ne kadar utanmaz insanlar..

Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar..

Türk siyasetinin en kibar isimlerinden birisi olan Necmettin Erbakan’a alçakça saldırdılar.

“Uyuşturucu kaçakçılığı” suçlaması bile yönelttiler diyeyim, siz gerisini artık tahmin edin..

Şimdi ise..

Zekamızla alay ederek, “FETÖ, 28 Şubat’ta da belge üretti” diye başlık atıp, dönemin generali Çetin Doğan’ı konuşturuyorlar..

Kim bu Çetin Doğan?

28 Şubat davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan..

Ama yaşına bakılarak, tutuklanmayan bir emekli general..

Hani sussa..

Veya, pişmanlık içeren birkaç cümle etse..

Yargıtay’da bekleyen dosyasında da belki, lehine bakış açısı gelişecek.

Hâlâ kuyruğu dik tutup..

Yaptıkları zalimlikleri unutturup..

Derin devletin bir kolu olan FETÖ’yü bize göstererek..

Derin devletin diğer kolu olan Ergenekon’u, Balyoz’u masum göstermeye çalışıyorlar..

Yemezler beyim, yemezler..

Kimseyi kandıramazsınız artık..

FETÖ’nün, CIA bağlantılı bir örgüt olması..

Otomatikman Ergenekon’un, Balyoz’un masumluğunu göstermez..

PKK eli kanlı bir terör örgütü diye.. Bir başka eli kanlı terör örgütü olan DAEŞ masum mu olacak?

O da terör örgütü..

Bu da terör örgütü..

Veya, PKK DAEŞ’e karşı bazı yerlerde hakimiyet kurma amacı ile mücadeleye girişti diye..

PKK’lılar, DAEŞ’lilerle alanda savaşıyorlar diye..

PKK, masum mu kabul edilecek?

PKK’nın bölgede istemediği DAEŞ, kafa kesiyor diye..

PKK’nın bebekleri öldürdüğünü unutacak mıyız?

Kafa kesen DAEŞ’e saldırıyor diye, PKK’lıları suçsuz mu göstereceğiz?

Bunun tersi de geçerli..

DAEŞ, PKK’yla savaşıyor diye, DAEŞ’in suçlarını görmezden mi geleceğiz?

PKK ne ise, DAEŞ de odur.

DAEŞ ne ise, PKK da odur.

Bunu 28 Şubat sürecine uyarlarsak..

FETÖ ne ise, Ergenekon odur.

Ergenekon ne ise, FETÖ odur.

Balyoz ekibi için de aynı şeyleri söyleyebiliriz..

“Efendim Çetin Doğan’ı, FETÖ’cüler istemiyormuş.”

Eee ne yapalım?

FETÖ, TSK’yı ele geçirmek için, Çetin Doğan’ı tasfiye etmek istedi diye.

Sadece ve sadece FETÖ’nün istememesi üzerinden, Çetin Doğan’ı masum göstermeye kimin hakkı olabilir?

İkisi de derin yapının elemanları..

İkisi de TSK’yı ele geçirmek için..

TSK ile de yetinmiyorlar..

Devleti ele geçirmek için, uğraş veriyorlar..

Bu arada birbirlerini de, kendilerine rakip gördükleri için..

Birbirleri ile de mücadele ediyorlar..

Olay bu..

Yoksa..

FETÖ, Çetin Doğan veya 28 Şubat’çı başkaları için, bir tane, iki tane sahte delil üretti diye..

Üretmiştir, üretmemiştir tartışmasına hiç girmeden söylüyorum..

Sahte delil üretti diye..

Bu durum, tek başına, Çetin Doğan’ın masumiyetini göstermez ki..

Bu ülkede, Erbakan Hoca’nın başbakanlığı döneminde, imam hatiplerin orta kısmının kapatılmak istendiği ve bunun için Milli Güvenlik Kurulu’nun 28 Şubat 1997’de saatlerce süren bir toplantı yaptığı yalan mı?

“Başörtü yasağının kaldırılması yönünde adım atılmaması gerektiği”ne yönelik tehditte bulunulduğu yalan mı?

Yalan ise, Çetin Doğan çıksın, “MGK toplantısında bu konular hiç konuşulmamıştı. Siz uyduruyorsunuz” desin..

Diyebiliyorsa, buyursun desin..

Kendisini çok akıllı, milleti de aptal sanıyorsa, çıksın söylesin: “Erbakan Hoca kendisi Başbakanlık’tan istifa etti. Generaller baskı uygulamadı.”

Utanmıyorsa, söylesin:

“Refah Partisi, aslında kapatılmadı. Erbakan Hoca kendisi gitti, Anayasa Mahkemesi’ne dedi ki, ‘Bizi kapatın, yorulduk!’ Sonra Anayasa Mahkemesi RP’yi kapattı. Erbakan Hoca’yı da siyasetten 5 yıl yasakladı..”

Dönemin tümgenerali Osman Özbek’in, Necmettin Erbakan’a yönelik hakaretleri için, Çetin Doğan çıksın açıklasın, “Aslında Erbakan Hoca’ya yönelik değildi o sözler. Mozambik Başbakanı için, Osman Özbek o sözleri sarfetti” desin..

Demirel, nasıl bir tehdit altında ise..

Başbakan’a yönelik Osman Özbek’in açıklaması sonrasında “Paşanın ağzına fermuar mı çekeceğiz” sözünü sarfetmişti..

Erbakan Hoca istifa ettikten sonra kurulan koalisyon hükümetinin ilk icraatı, imam hatip orta kısımlarının kapatılması idi.

“8 yıl kesintisiz eğitim” yasası ile, bu hedeflerini gerçekleştirmişlerdi..

Rica ettik..

Yalvardık..

“Zorunlu eğitim süresi yine 8 yıl olsun. Ama 5 yılı ilkokul, 3 yılı da ortaokul olarak olsun. Herkes ortaokula gitmek zorunda olsun. İlkokuldan sonra, isteyen ortaokulu imam hatipte, isteyen de diğer ortaokullarda okusun” dedik..

Dinletemedik.

“5+3 olmaz. 8 yıl ve kesintisiz olacak” dediler..

Amaçları, imam hatip ortaokullarını kapatmaktı..

Başardılar..

Hatta, “8 yıl kesintisiz mi, yoksa 5+3 mü olsun” tartışmasında, ANAP içindeki muhafazakar isimler, itiraz ettiler..

“5+3 olsun” dediler..

Korkut Özal’lar, Cemil Çiçek’ler, Ali Coşkun’lar..

“Bu yanlış” dediler..

Sözlerini dinletemeyince, ANAP’tan istifa kararı aldılar..

TSK’nın hiçbir baskısı yoktu da, ANAP, keyiften mi bu yasayı çıkardı?

Hem de istifaları görmezden gelerek!

Cumhuriyet gazetesine konuşmakla, gerçekleri kimse değiştiremez.

Çetin Doğan samimi ise..

Rütbelerinin Yargıtay’daki 28 Şubat davası ile söküleceğinden korkuyor ve kendisini de masum görüyorsa..

Buyursun, Akit muhabirlerinin karşısına çıksın.

Sorularımızı içtenlikle cevaplasın..

Yok efendim, “1997 tarihli bir belgede, 2002’den sonra kullanılmaya başlanan bir numaralandırma usulü yer alıyormuş. Dolayısı ile bu belge sahte imiş. Belge sahte olduğuna göre, Çetin Doğan masum imiş.”

Oldu, üniversitelerdeki başörtü yasağını da hiç uygulanmamış sayalım..

İmam hatiplerin kapatılmasını yok sayalım..

TSK’nın hakim ve savcılar için verdiği brifingleri de yok sayalım..

O brifinglerle ilgili görüntüler de olsa.

Fotoğraflar da olsa..

Bir fotoğrafın yeni baskısını gösterelim..

“Bakın bakın, 1997 yılında bu teknoloji yoktu ki.. Bu teknoloji ile net bir fotoğraf çekilmiş ise, bu fotoğraf sahtedir. Genelkurmay’da hakim ve savcılara brifing verildiği de yalandır” diyelim..

Öyle mi?

Lütfen beyler..

Yaşınızı başınızı almış insanlarsınız..

Bugünden sonra bari, dürüst olun.

“O tarihte biz bir halt yedik.

Ama bundan sonraki nesil, aynı hatayı yapmasın..

Dürüstçe itiraf ediyoruz.. Bundan sonraki nesil aynı hataya düşmesin” deyin..

Diyemiyorsanız da, bizi aptal yerine koymayın.

“FETÖ sahte delille bizi suçladı, mahkum olduk” diyerek, yaşadığımız zalimlikleri inkar etmeyin..

Ali Karahasanoğlu

Akit TV köşe yazarı