BIST1.087,03%7.6445
USD7.63%0.04
EURO8,9806%-0.02
ALTIN468,95%-0.11
Akit HaberYazarlarAli KarahasanoğluBu ülkede her şey olabilirsiniz, rezil olamazsınız!

Bu ülkede her şey olabilirsiniz, rezil olamazsınız!

Ali Karahasanoğlu

07 Ağustos 2020 09:43

Türkiye maalesef böyle bir ülke..

Türkiye’de her şey olabilirsiniz..

Ama rezil olamazsınız..

Nerede ise, bunun TSE garantisi var..

Ne yaparsanız yapın..

“2 ile 2’yi topladığınızda 4 edeceği söylense de, bu yanlıştır. Aslında 5 eder” deseniz dahi..

Rezil olmazsınız..

Somut örneğimiz ne?

Dünyayı sarsan koronavirüs salgınında yaşadıklarımız.

İlk günlerde hatırlarsanız, koronavirüs ile kendilerini tanığıdımız, lütfedilip Bilim Kurulu’na alınan isimler..

Açıkça yazalım ki, başkaları üzerlerine alınmasın.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Alpay Azap, daha Türkiye’de ilk vakta tespiti yapılmasının haftasında çıkıp dedi ki:

“Az test yaptığımızı, hastaların yüzde 20’sinin hastaneye gelip tanı aldığını düşünürsek kritik eşiğe günler önce ulaşmış olmamız da olası. Hong Kong, Singapur olma şansımızı kaybettik. Bundan sonra tüm enerjimizi İtalya olmamaya harcamalıyız.”

Bu açıklamanın yapıldığı tarih 18 Mart 2020..

Bugün için İtalya dahil, birçok ülkedeki koronavirüs sebepli vefat sayısını vereyim..

60 milyon nüfuslu İtalya’da koronavirüs sebepli vefat sayısı 35,181..

67 milyon nüfuslu Fransa’da koronavirüs sebepli vefat sayısı 30,305..

Nüfusu bizim gbi 83 milyon olan Almanya’da koronavirüs sebepli vefat sayısı 9,245..

56 milyon nüfuslu İngiltere’de koronavirüs sebepli vefat sayısı 46,364..

328 milyon nüfuslu ABD’de koronavirüs sebepli vefat sayısı 160,885..

47 milyon nüfuslu İspanya’da koronavirüs sebepli vefat sayısı 28,499..

145 milyon nüfuslu Rusya’da koronavirüs sebepli vefat sayısı 14,606..

83 milyon nüfusa sahip Türkiye’de ise koronavirüs sebebi ile vefat eden sayısı 5,784.

Bakın, olayların taze yaşandığı bir zaman diliminden değerlendirme yapmıyoruz.

Daha olayların ilk haftasından aldığımız rakamlarla insanların kafalarını karıştırmaya çalışmıyoruz.

Türkiye’deki ilk vaka tespitinden 5 ay sonraki toplam rakamları veriyorum.

Diğer ülkeler için de, kimisi için 6 aylık toplam rakam, kimisi için ise 4 aylık toplam rakamları veriyorum.

Nüfusa orantıladığınızda, isimlerini saydığım ülkeler içinde vefat sayısı en düşük olan ülke, Türkiye..

Böyle bir tablo karşısında..

Gerçekten bilim adamı iseniz..

Ülkenizi seven, dürüst bir doktor iseniz..

Ne yapmanız gerekir?

“Özür dilerim, Türkiye’nin aynı kategoride olma ihtimalini dillendirdiğim İtalya, 60 milyon nüfusuna rağmen, bizden 6 kat fazla ölüme sahip.. Yanılmışım.” dememiz gerekirdi..

Bu profesörümüz, bunu dedi mi?

Demedi..

Devlet, en nazik tabiri ile,bu öngörüsüz kişiden yaptığı yanlış tahminin hesabını sordu mu?

Sormadı..

Sonuçta da şimdi, her kafayı çıkaran, benzer söylemle karşımızda boy gösteriyor..

Bir medya organının bir numarası çıkıyor, “Güvendiğim bir hekimi aradım, ‘Sağlık sisteminin çökmesine ramak kaldı, rakamlar 10 ile çarpılmalı’ dedi” açıklaması yapıyor..

Genel Başkanı cumhurbaşkanlığına aday olan İyi Parti’nin bir milletvekili çıkıyor, “Ankara’da günde 1400 vaka var, daha ne kadar saklanacak” diyor..

Aynı partinin bir başka hekim milletvekili, “Böyle giderse, yoğun bakımlar, artan vakaları kaldıramaz. Sistem çöker” diyor..

Sağlık Bakanı çıkıyor, “COVID-19 nedeniyle hastaneleri dolu bir ilimiz, hatta kapasitesi tamamen dolu hastanemiz yoktur. İddialar asılsızdır.”

Ama kime neyi anlatacaksınız?

Atı alan Üsküdar’ı geçiyor..

Olumsuz algıyı oluşturuyorlar..

Amaçları siyaset yapmak değil..

Maksatları toplumu uyarmak değil..

Tedbirlere riayet edilmesini sağlamak değil..

Maksat, tedirginlik oluşturmak, halkı telaşa sevketmek..

Sanki yoğun bakımlar dolunca, bunlar mutlu olacaklar..

Ülkenin hastanelerinin dolmasından dolayı, kendilerine hiçbir zarar değmeyecek..

Adeta, “Hastaneler dolsun da, biz de siyasi rantını toplayalım” derdindeler..

Partilerinin “milliyetçiliği” lafta kalmış..

“Biz de hekimiz. Bu işin bir kenarından da biz tutalım. Şu şu tedbirleri hayata geçirelim” diyerek, verilen mücadeleye katkı sunacaklarına..

Açıklamaların gerçekleri yansıtmadığını iddia ediyorlar..

“Ankara’da 1400 vaka var” diyorlar ama..

Bu iddiayı neye dayandırdıklarını açıklamıyorlar..

At yalanı, varsa inananı..

Konu sağlık imiş..

Bu konu hassasiyet gerektirir imiş..

Koronavirüs ile mücadele ederken, bir de Sağlık Bakanlığı’nı böylesine yalanlarla meşgul etmemek gerekirmiş..

Hiç umurlarında değil..

“Biz atalım yalanı.. Kaç kişi inanırsa, kârdır” mantığı ile hareket ediyorlar..

Çünkü bu yalanların hesabını soran bir yetkili yok..

Kanunda cezası var ama..

Uygulayanı yok..

Nasıl ki salgın başladığında, hem de Bilim Kurulu üyeleri, Birgün gazetesinin yazarı gibi olumsuz açıklama üstüne açıklama yapıp, halkı tedirgin ettiler.

“Maske yok” dediler..

“Yatak yok” dediler..

“Solunum cihazı yok” dediler..

“Önlük yok” dediler..

“Test yok” dediler..

Dediler ha dediler..

Sonuç ne oldu?

Rakamları verdim..

İddialar, doğru çıktı mı?

Çıkmadı..

Bugün benzeri iddiaları yapanlar, üç gün sonra bunları dillendirecekler mi?

Hayır..

Bugün oluşturdukları telaş, vatandaşa yaşattıkları tedirginlik, kısa günün kârı olarak, milliyetçi geçinen milletvekillerinin kazancı olacak..

Sonrasında..

Bunların hepsini unutacağız..

Aynen..

Patatesin 6 TL’ye satıldığı günleri unutup, şimdilerde ise, “Patates tarlada 50 kuruşa satılığa çıkarıldı, kimse almıyor” haberleri yapıldığı gibi..

Patatesin 6 TL’ye satılmasının, enflasyon gereği normal olduğunu söyleyenlerde, bugün küçücük bir utanma emaresi var mı?

Yok..

“Hastaneler doldu taştı” diyenlerde de, yarın yine bir utanma emaresi olmayacak..

Onun içindir ki, “Bu ülkede her şey olabilirsiniz, ama rezil olamazsınız..” diyoruz..

Ali Karahasanoğlu

Akit TV köşe yazarı