BIST1.096,16%7.6733
USD7.6666%0.02
EURO8,9596%-0.20
ALTIN467,20%-0.25
Akit HaberYazarlarAli KarahasanoğluAK Parti bunu da çözerse, karada artık ölüm (haşa) yok, denizi de bilmem!

AK Parti bunu da çözerse, karada artık ölüm (haşa) yok, denizi de bilmem!

Ali Karahasanoğlu

05 Ağustos 2020 08:17

Şu kısacık bir ay içinde neler oldu neler?

AK Parti öncesinden beri dillendirdiğimiz, Erbakan Hoca’ya nasip olmayan, barolardaki tahakküm sistemine son verildi..

AK Parti’nin 18 yıllık iktidarında sürekli sopa gösteren sözde hukuk kurumu olan barolardaki gayrı adil seçim sistemine son verildi..

Dile kolay..

86 yıldır müze olarak kullanılan Ayasofya Camii ibadete açıldı..

Taa Adnan Menderes’lerden bu yana tartışılan, “Açtık, açıyoruz” diye gündeme gelip, sonra unutulan Ayasofya..

Yine son bir ay içindeki en önemli icraattan birisi olarak, Ayasofya ibadete açıldı..

Bitti mi?

Hayır..

Müjdeler ardı ardına geliyor..

Asgarisinden 6 yıldır büyük bir çıban olarak karşımızda duran..

Niçin “6 yıl” diyorum?

Çünkü2014 yılındaki mahalli seçimler öncesinde sosyal medya üzerinden iftiranın bini bir para idi. AK Parti’ye kaybettirmek için, FETÖ’cülerin başını çektiği troller, akla hayale gelmeyen iftiralarla, kural tanımadan saldırıyorlardı..

Twitter için alınan erişimi engelleme kararının dosyası, “muhafazakar” diye tanıdığımız Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın insiyatifi ile binlerce dosya arasından çekilip alınmış ve iptal edilmişti..

Sosyal medya, o günden bu yana, çıban olmaya devam ediyordu ki..

Yine son bir ay içinde yapılan değişiklikler kapsamında, sosyal medyaya çekidüzen verecek kanun da TBMM’den geçti..

Özetleyecek olursak:

1) Baro seçim sistemi..

2) Ayasofya’nın açılması

3) Sosyal medya düzenlemesi..

Ve şimdi sırada..

İstanbul Sözleşmesi’ne ya çekidüzen verilmesi veyahut da geri çekilmemiz söz konusu..

Bu da gerçekleşecek olursa, rahmetli babamdan dinlediğim bir veciz sözü tekrarlayabiliriz....

Kısaca aktarayım..

Büyük dedem, dedem, amcalarımın vefat yaşları, hep 63’e denk geliyormuş.. İçlerinde birkaç istisnası var. 63’ü geçenler ise, kimisi 85’i deviriyor, kimisi 90’ı, kimisi 95’i..

Ama 63’ün altında vefat eden yok.. 63’ü geçip, 80’den önce vefat eden de yok..

Bu bilgiyi aktaran rahmetli amcam, “63’ü devirdik.. Bundan sonra karada ölüm (haşa) yok, denizi de bilmem” deyivermiş..

AK Parti de, bir aya sığdırdığı devasa bu ataklardan sonra..

Bir de İstanbul Sözleşmesi hakkındaki atacağı adım ile, bu icraatını taçlandırırsa..

AK Parti için artık, çok uzun ömürlü olacağını belirtmek için ve biraz da abartarak, “Karada ölüm (haşa) yok.. Denizi de bilmem” diyebiliriz..

Her ne kadar İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanması yine AK Parti iktidarı dönemine denk geliyorsa da..

Hepimiz beşeriz, şaşarız..

Dalgınlığa gelebilir, oyuna düşme söz konusu olabilir..

Önemli olan hiç hata yapmamış olmaktan ziyade..

Hata yapmış olsanız bile, ondan vazgeçebilmektir.. Onu düzeltebilmektir..

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili olarak da, AK Parti yakın zamanda gerekli adımı atacak olursa..

Bir ay içine sığdırdığı tarihi icraat silsilesine çok önemli bir halka daha eklemiş olacaktır..

Kolay değil, rakip partilerin hemen tamamının desteklediği bir sözleşmeye..

Tek başına karşı çıkarak..

Daha önemlisi, AK Parti’den ayrılanların bile destek verdiği bir sözleşmeye..

Sadece ve sadece, Türk aile yapısını bozma ihtimali sebebi ile gerekli gözden geçirmenin yapılması..

Gerçekten takdir edilecek bir adım olacaktır..

Ha, bu adım atılır atılmaz..

Feminist derneklerin, sol yapılanmaların insanları sokağa çıkartacağı ihtimaline de hazırlıklı olmalıyız..

Şimdilik sessiz kalmayı tercih eden kadın istismarcıları..

Kadın vücudu üzerinden medyada, iş dünyasında, reklamlarda yapılan her türlü istismarı sessizlikle karşılayıp, başka alanlarda kadın savunucusu gibi roller üstlenenler, tabii ki AK Parti’ye karşı yeni bir cephe açacaklardır..

İşte o gün, Karaman’ın koyunu ak mıdır, kara mıdır ortaya çıkacaktır..

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkış açıklamalarında samimiyet var mıdır, yok mudur anlaşılacaktır..

Yapılması gereken, hatalı icraatı hatırlatmak..

Yöneticilerden adım atılacağı yönünde bir sinyal aldıktan sonra da..

Yapılacakları sükunetlebeklemektir..

Adım atılmazsa, yine söyleyeceklerimizi söyleriz..

Kimsenin malını, yangından kaçırıyor değiliz..

Sırtında yumurta küfesi olmayan muhalefetteki muhafazakarların bile, kem küm ederek yaklaştıkları.. Hatta bazı muhafazakarların da açık açık destek verdikleri bir sözleşmeyi, yeniden gözden geçirmek,gerekirse çekince koymak, gerekirse imzamızı geri çekmeye kalkışmak, öyle her babayiğidin harcı değildir..

AK Parti bu işe soyundu ise..

Onun elini güçlendirmek bizim görevimizdir..

Onun ayağının değebileceği, önündeki, sağındaki, solundaki taşları temizlemek bizim görevimizdir..

“Toplumumuz eşcinsel evliliklere hazır değil” diyebilecek kadar ahlaksızlaşan belediye başkanlarının, muhafazakar insanlardan aldıkları oylarla oturduğu koltukları hatırlayıp..

AK Parti’nin..

Özellikle de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın atacağı adımlara destek vermek, bizim görevimizdir..

Bu sayede Ak Parti, başörtü yasağını kaldırma, katsayı zulmüne son verme ile ilgili attığı adımlardaki “muktedir olma” görüntüsünü tekrar göstermiş olacak, hatta yıllarca birçok alanda gösteremediği “muktedir olma” gücünü perçinlemiş olacaktır..

Tekrar çözüm önerilerimizi sıralayalım:

İstanbul Sözleşmesi’nden tümü ile çıkıp, kadına şiddeti önleyecek maddelerini içeren yeni bir sözleşmeyi bazı ülkelerle yapabiliriz. Ama zinhar, “cinsel yönelim” veya “cinsel tercih” gibi, eşcinselliği meşrulaştıracak hiçbir kavrama o sözleşmede yer verilmemelidir..

İstanbul Sözleşmesi’nin, “cinsel yönelim/tercih” gibi içeriklerine çekince koyarak, planlanan tezgahı gördüğümüzü, tüm dünyaya haykırabiliriz..

Maksadımız, kadına karşı şiddeti meşrulaştırmak değildir. Bunu birileri istese de yapamaz..

Maksadımız, eşcinselliğin meşrulaştırılmasına fırsat vermemektir..

Nokta..

Ali Karahasanoğlu

Akit TV köşe yazarı