BIST3.014,55%-0,18
USD18.1047%0.25
EURO18,2267%-0.24
ALTIN1.019,17%-0.23

Bay Kemal, Tunceli ile ne zaman helalleşecek?

Ali Karahasanoğlu

Abone OlGoogle News
05 Ağustos 2022 08:36

Yok yok, bir maddi hata yok.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tuncelili olduğunu biliyorum..

Nazımiye ilçesinden olduğunu biliyorum..

Bir şey daha biliyorum..

Tarihe 1937-38 Dersim Katliamı diye geçen olayın yaşandığı bölgelerden 109 tanesi listelenmiş.

Bunlardan 11 tanesi Nazımiye ilçesine ait..

Ve bu bilgilere sahip olarak soruyorum, “Kemal Kılıçdaroğlu Tuncelillerle, Nazımiyelilerle, ne zaman helalleşecek?”

Derseniz ki, “Nerden çıktı bu muhabbet?”..

Şurdan çıktı..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Eğer ülkeye adalet gelecekse bu acının dindirilmesi, olayın aydınlatılması lazım. Bu olayı aydınlatacağıma dair söz vermek için buraya geldim. Olay aydınlatıldıktan sonra ancak helalleşme olabilir” sözleri ile dün ziyaret ettiği Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı köyünden 34 sınır kaçakçısının 11 yıl önce, terörist sanılarak öldürülmesinden..

Evet, Uludere’de 34 köylünün öldürülmüş olması vahim bir hatadır..

Bu hatada, TSK’ya sızan kötü niyetli kişiler var ise, mutlaka bulunup cezalandırılmalıdır..

Ama gerçekten bir hata ise..

Terörist sanılarak, kaçakçılar bombalanmış ise..

O insanların yakınları ile hem helalleşilmeli..

Hem de bundan sonra benzer yanlışların yaşanmaması için, azami gayret gösterilmeli..

Ki, gösteriliyor zaten..

Ama her şeyi de devlete yıkmamalı..

O bölgede, sınırı geçen teröristler, sabah-akşam karakol basıp, askerleri şehid ediyorlar ise..

Ki, o tarihlerde bu saldırılar yoğun idi..

O bölgede kaçakçılık yapacak olan köylüler de..

“Burası tekin bir bölge değil.. Devlet bizi terörist sanabilir, o şekilde bize muamele edebilir. Veya bizim bu yolu sürekli kullanmamızın rehaveti ile, devlet gevşek davranabilir, teröristler kaçakçı rolünde buradan geçip karakol basabilerler.. Her iki ihtimalde de, yanlışa aracılık etmiş oluruz..” diye düşünmeli idiler..

Olmamış..

34 köylümüz, terörist sanılarak öldürülmüş..

Kemal bey o köyü ziyaret etsin mi?

Etsin..

Helalleşsin mi?

Helalleşsin..

Ama Uludere’den önce, Uludere’nin bir anlamda katili olan PKK’nın dağa kaçırdığı çocukları bekleyen Diyarbakır annelerini ziyaret edip, onlarla helalleşsin..

PKK, Diyarbakır annelerinin çocuklarını dağa kaçırmasa..

Elinde silahlı güç olmasa..

Karakolları basmamış olsa..

Askerlerimiz, polislerimiz şehid edilmemiş olsa..

Uludere olayında yaşanan o 34 köylü, terörist sanılıp, yanlışlıkla öldürülür müydü?

“Hiçbir hata yoktur” iddiasında değilim..

CIA dahil, FETÖ dahil, istihbarat bilgileri dahil, her türlü ihtimal araştırılsın, 34 köylü bile bile öldürüldü ise, gerçek ortaya çıkarılsın..

Ama bu yapılamadı ise..

Bu ölümlerden PKK’nın da sorumlu olduğunu hatırlatmak bizim görevimiz..

Edirne’den de sınır ötesine geçişler, dönüşler mutlaka oluyordur..

TSK, ordaki kaçakçılık yapan kimseyi bombalıyor mu?

Orda, teröristler kaçakçı gibi kendilerini kamufle ederek, sınırı geçip, karakol basıyorlar mı? Askerleri şehid ettikten sonra, tekrar sınır ötesine kaçıyorlar mı?

Edirne’de, diğer sınır illerimizde, illegal geçişler ve karakol baskını olmuyor, dolayısı ile TSK da teyakkuzda bekleyip, kaçakçı mı-terörist mi tam tespit yapmadan, kimseyi öldürmüyor..

Bu noktadaki çekincemizi belirtelim.

Ve tekrar soralım, “Bay Kemal, Diyarbakır annelerini ziyarete gitti mi?”

Diyarbakır anneleri, 3 yıldır eylemlerini sürdürüyor..

Çok şey istemiyorlar..

HDP’den, PKK’nın kaçırdığı çocuklarını istiyorlar..

Sakın, “Bize ne, PKK’dan gidin isteyin” demesin, HDP’li Hüda Kaya’lar. Faruk Gergerlioğlu’lar..

Gara’da kaçırılmış vatandaşlarımız rehin tutulurken..

“Bize söylenseydi, aracılık ederdik” diyenler onlar değil miydi?

Rehin tutulanları PKK’dan alma özellikleri ve kabiliyetleri var ise..

Küçük yaşta PKK’nın kaçırdığı çocukları haydi haydi kurtarma kabiliyetleri olmalı..

Hiç tınlamıyorlar bile..

Onun için de..

Diyarbakır anneleri, HDP il binası önünde, eylemlerini sürdürüyorlar..

AK Partili isimler kendilerini ziyaret etti.

MHP’li siyasetçiler, sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri ziyaret ettiler..

Ama ne CHP’liler, ne de İyi Partililer, Diyarbakır annelerini ziyaret etmediler..

Niye ki acaba?

HDP’den korktukları için mi?

“Millet İttifakı’nda yok” dedikleri halde, gayriresmi ortaklarının, ittifaktan ayrılmasından çekindikleri için mi?

Uludere için atılan helalleşme adımına, Diyarbakır’dan bir aktüel örnek verdik..

Bir de CHP’nin tek başına iktidar olduğu yıllardan örnek verelim.

Ve “2011’deki olaydan, iktidarda olmadığı halde helalleşme isteyen Bay Kemal, kendi partisi iktidarda iken yaşanılan katliamdan niye helalleşme istemiyor” diye soralım..

Öyle ya..

Kendin iktidarda olursun, sorumluluğun vardır..

Gider, helalleşme istersin..

2011’de CHP iktidarda değil ki..

Niye helalleşme istiyor?..

Çünkü bir algı oluşturmak istiyor..

“Devlet suçlu idi” demek istiyor..

Ben de tam bu noktada, devletin yüzde yüz suçlu olduğu, CHP iktidarındaki Tunceli katliamını hatırlatıyorum..

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kendi şehrine gitmesini, kendi nüfusunun bulunduğu ilçeye gidip, ordakilerle helalleşmesini öneriyorum..

Ki..

2011’de sorumluluğu olmadığı bir olaydan siyasi rant devşirmek için “helalleşme”ye giderken..

1937-38’deki genel başkanı olduğu partinin sorumluluğu altındaki katliam için “helalleşme”ye niye gitmediğini anlayalım..

Maksadım, kimseyi zor duruma düşürmek değil..

Samimi olunmasını istiyorum..

Dürüst olunmasını..

Riyakarlık yapılmamasını..

“Helalleşme” gibi kutsal bir kavramın, günlük siyasi tartışmalara alet edilmemesini istiyorum..

Ve Kemal beyden cevap bekliyorum: “Nazımiye’ye yolculuk, ne zaman?”

Ali Karahasanoğlu

Akit TV köşe yazarı