BIST1.391,06%8.7573
USD8.7582%0.26
EURO10,3912%0.17
ALTIN495,67%0.00
Akit HaberGündemSuriye, Libya, Irak, Ukrayna, Afganistan: Biden-Erdoğan görüşmesinin şifreleri
Gündem

Suriye, Libya, Irak, Ukrayna, Afganistan: Biden-Erdoğan görüşmesinin şifreleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Biden ile 14 Haziran'da yapacağı önemli konuları görüşecek . Suriye'den Libya'ya, Ukrayna, Afganistan ve FETÖ/PKK meselelerine ilişkin pek çok başlığın ele alınacağı zirvenin şifrelerini Taha Dağlı yazdı

Abone OlGoogle News
09 Haziran 2021 11:24

ABD'de yapılan seçimlerin ardından göreve gelen Joe Biden ile Cumhurbaşkanı Erdoğan fiziken ilk görüşmesini 14 Haziran tarihinde gerçekleştirecek. Seçim sonrasında bu güne ve geçmiş ABD Başkanlığı döneminden kalan sorunların da ele alınacağı zirvede, masada çok önemli konu başlıkları olacak.

ABD-Türkiye ittifakı temelinde yapılacak görüşmenin detaylarında Ukrayna, Suriye, Libya, PKK/FETÖ meseleleri ile Afganistan konularının ele alınması beklenirken, Kanal 7 Dış Haberler Koordinatörü ve Haber7.com yazarı Taha Dağlı, kritik zirvenin şifrelerini yazdı.

"BURASI DEDENİZİN TÜRKİYE'Sİ DEĞİL"

ABD'deki ana akım medyanın en kuvvetli temsilcilerinden olan Waall Street Journal'da  Profesör Walter Russel Mead imzalı makaleye değinen Dağlı, Türkiye'nin eski Türkiye olarak görülmemesi gerektiği algısının ABD kamuoyunda da oluştuğunu ve bu yönde bir görüşmenin yapılması gerektiği yönündeki fikirlere dikkat çekti:

“Burası dedenizin Türkiye’si değil”.
Amerika’nın en önemli gazetelerinden Wall Street Journal’da dün Profesör Walter Russel Mead imzalı makalenin başlığı böyleydi.

"BIDEN'A TAVSİYE"

Profesor Mead'ın yazısında bir diğer noktaya dikkat çeken Dağlı, Biden'ın ABD-Türkiye'nin mevcut ittifakını kurtarmak için değil, Türkiye ile yeni bir ittifak başlatabilmesi için çağrıda bulunduğunu ifade etti:

"Biden’a mühim bir tavsiyede bulunuyor.
“Biden’ın, Erdoğan’la yapacağı görüşmede işi, eski ABD-Türkiye ittifakını kurtarmak değil, yeni bir ittifakın temelini atmaktır” diyor.

"ANKARA DAHA BAĞIMSIZ OLMAYA DEVAM EDECEKTİR"

Özellikle Türkiye'nin uluslararası konumuna dikkat çekilen yazıda, Türkiye'nin dış politikada bağımsız olmaya devam edeceği belirtildi:

"Türkiye’nin AB arasının bozuk olduğunu, ekonomisinin iyi olmadığını ve Ortadoğu’da da sıkıntılar yaşadığını söylüyor.
Ama yine de “Ankara’nın dış politikası daha bağımsız olmaya devam edecektir” diye ekliyor.

Ve Biden yönetiminin Türkiye’yi eski Türkiye gibi görmemesi gerektiğini ısrarla vurguluyor.
Türkiye ile ilişkiler için yeni bir düşünce biçimi geliştirilmesinin şart olduğuna dikkat çekiyor.

Wall Street Journal gibi bir gazetede bu kritik görüşme öncesi böyle bir makalenin yayınlanması önemli."

KRİTİK ZİRVE

Dağlı, zirveye ilişkin kritik detayların olduğunu ve bu detaylar doğrultusunda yapılacak görüşmenin büyük öneme sahip olduğunu ifade ederken, ortak payda ve hedeflerin bu noktada çözüm unsuru olabileceğine değindi:

"İki lider 14 Haziran’da görüşecek.
Türkiye’nin niyeti halis. ABD ile ilişkileri yoluna koymak istiyor. Bunu açıkça da söylüyor.
Tek şartı da eşitlik ilkesinin geçerli olması.
Yani en doğal hakkını talep ediyor.
Şayet ABD’nin niyeti de halis ise Walter Russell’in söylediği gibi ortak çıkarlarda buluşup, hedefe odaklanmak çok da zor olmasa gerek.

Peki nedir o ortak paydalar?

ABD için olmazsa olmaz yerler var.
Suriye, Libya, Irak, Ukrayna, Afganistan.
Tamamında Türkiye var.
ABD buralarda Türkiye olmadan denklem kuramıyor.
Nedeni çok basit?
Türkiye’nin aşırı güçlü ya da ABD’nin çok zayıf oluşundan değil.
Bu bölgelerde Rusya’nın da olması. Hatta İran’ın da olması.
ABD, Rusya ile rekabet alanı olan yerlerde Türkiye’yle denklem kurmak zorunda.
Şayet Rusya gerçekten ABD için bir rakip, tehdit veya daha ötesiyse, aynı durum İran için de geçerliyse, ABD bu bölgelerde Türkiye’ye ihtiyaç duymaktadır."

AFGANİSTAN-SURİYE-RUSYA-KAFKASLAR VE DİĞER BAŞLIKLAR

Dağlı iki ülkenin ortak çıkarları noktasında söyledikleri şu şekilde:

"Misal Afganistan. ABD çıkmak istiyor ama meydanı boş bırakmak istemiyor.
Peki ne yapıyor?
Türkiye’nin Afganistan’daki ağırlığından istifade etmeye çalışıyor.
Kabil havalimanını Türkiye kontrol etsin diye, teklifte bulunuyor.

Misal Suriye.
PKK unsurlarıyla beraberler.
Terör devletini kurup, çekip gitmek istiyorlar.
Ama meydanı da Ruslara veya İranlılara bırakmak istemiyorlar.
O zaman terör devleti sevdasından vaz geçip, Suriye’de Türkiye ile bir yolunu bulup, anlaşmalılar.

Başka yerler de var.
Azerbaycan ve Kafkaslar gibi.

Buralarda ABD, Rusya ve Çin’le limitsiz bir rekabet halinde.
Ve bunu Amerikalılar da itiraf ediyor ki, Rusya ve Çin’le rekabete girerken, Türkiye’nin içinde bulunduğu denkleme ihtiyaçları var.

Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan gibi ülkeler ABD için son derece önemli.
Başı boş bıraksalar Ruslarla, Çinlilerin egemenliğine kalacak.
Rakiplerini sınırlayabilmek için yine Türkiye’ye ihtiyaçları var.

Elbette Türkiye, PKK ve unsurlarıyla mücadelede ABD’yi yanında ister, FETÖ’nün teslim edilmesini bekler.
Ama ABD bunu yapmaz.
Aslına bakarsanız artık Türkiye’nin PKK ve unsurlarıyla ya da FETÖ ile mücadelesinde herhangi birinin yardımına ihtiyacı da kalmadı, sadece ayak altında dolaşan olmasın kafi, Türkiye kendi göbeğini kendi kesebiliyor.

Ama bunun karşılığında S400 yüzünden F35 projesi ile intikam alınmaya kalkışılmasın.
Ya da başka rövanşlar peşine düşülmesin.
Belki de yeni dönemde Türkiye, Blinken’ın söylediği gibi ABD için sözde müttefik olacaktır.
Ama en azından görüş ayrılıkları ile ortak paydalar, keskin çizgilerle belirlenecek ve ilişkiler ona göre yeniden şekillendirilecektir.
Aksi halde ipler daha da gerilir ve bu durum her iki ülke çıkarları için de olumsuz sonuç sağlamamış olur."

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar