BIST1.096,16%7.6719
USD7.6649%0.00
EURO8,9769%0.00
ALTIN468,36%-0.24
Akit HaberGündemTarihi keşifle ilgili çarpıcı sözler: Türkiye artık bölgede söz sahibi
Gündem

Tarihi keşifle ilgili çarpıcı sözler: Türkiye artık bölgede söz sahibi

Türkiye'nin Karadeniz'deki 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervi keşfiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Yüksel, Türkiye'nin artık kendi enerji kaynaklarını arayabilen ve çıkartabilen bir ülke konumuna yükseldiğini belirtti.

28 Ağustos 2020 13:39

İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Yüksel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde Karadeniz açıklarında "doğal gaz rezervlerinin bulunduğu" müjdesini verdiğini hatırlatarak bu rezervin Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz keşfi anlamına geldiğini söyledi.

Türkiye'nin enerji konusunda büyük oranda dışa bağımlı olduğunu anımsatan Yüksel, "İhtiyaç duyulan petrolün yaklaşık yüzde 89'u, doğal gazın ise yaklaşık yüzde 99'luk miktarı ithal edilmektedir. Bu durum ülkemize hem politik hem de ekonomik anlamda risk oluşturmaktadır." diye konuştu.

Bir ülkenin enerjide dışa bağımlı olmasının o ülkenin ekonomik kırılganlığını artırdığını belirten Yüksel, "Enerji ithal ettiğiniz ülkeyle problemler yaşadığınızda, bu enerjiyi temin edememe riskiniz söz konusudur. Diğer taraftan, ithal edilen bu enerji için yapılacak ödeme dövizle gerçekleşmektedir. Döviz kuru yerel para biriminize kıyasla değerlendiği durumda, enerji için ödediğiniz döviz miktarı artmaktadır. Bu durum da ülkenin cari işlemler dengesi olumsuz yönde etkilemektedir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Karadeniz'de bulunan doğal gazın 2023 yılında halkın kullanımına sunulacağı bilgisini verdiğini dile getiren Yüksel, "Bunun ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı yapacağı ortadadır. Karadeniz'de keşfedilen bu rezervler gelecekte daha büyük rezervlerin de bulunmasına yönelik belirleyici. Başka bir deyişle, bölgede yapılacak geniş çaplı aramalar sonucunda, daha büyük çaplı rezervlere ulaşılabilmesi ihtimali var. Bu durum da ülkenin enerji arz güvenliğinin arttırılmasına yardımcı olacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye artık bölgede söz sahibi

Türkiye'nin son yıllarda milli enerji politikası yürüttüğünü kaydeden Yüksel, "Türkiye'nin, kendisine ait olan 3 sondaj ve 2 sismik araştırma gemisi bunun en önemli örneği. Türkiye artık kendi enerji kaynaklarını arayabilen ve çıkartabilen bir ülke konumuna gelmiştir. Bu durum ülkemize enerji politikalarında üstünlük kazandırmaktadır. Bunun en güzel örneğini Doğu Akdeniz bölgesinde yaşanan olaylardan da izleyebilmekteyiz. Türkiye milli enerji politikasıyla bölgede en fazla söze sahip olan ülkeler arasında yer almaktadır. Bu durumdan çıkartılan en önemli ders ise enerji arama faaliyetlerinin bir ülke için başka ülkelere bırakılmayacak kadar önemli olmasıdır." ifadelerini kullandı.

Doğal gazın keşfedilip çıkarılmasının karmaşık süreçleri içeren bir yapıda olduğunu aktaran Yüksel sözlerini şöyle noktaladı:

"Dolayısıyla, bu sürecin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için kalifiye personele ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizin de bu tür iş gücüne sahip olabilmesi için gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Ayrıca doğal gaz haricindeki enerji alternatiflerine yönelik çalışmalara da devam edilmelidir. Bu çerçevede, güneş, rüzgar ve hidrojen gibi yenilenebilir enerji kaynakları ile nükleer enerjinin ülkemizde gelişmesine yönelik gerekli adımların atılması yerinde olacaktır. Sürdürülebilir sosyal ve ekonomik kalkınma için ülkemizin kendi enerji kaynaklarına sahip olması hayati önem arz etmektedir."

Yorumlar