İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'da bir araca düzenlediği İHA saldırısında 4 kişi öldü
İsrail ordusunun, Lübnan ile imzalanan çerçeve anlaşması, ateşkes ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetinde bir araca, insansız hava aracıyla (İHA) düzenlediği saldırıda 4 kişi hayatını kaybetti.

İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan'ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdü.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre İsrail ordusuna ait bir İHA, Yukarı Nebatiye beldesinde öğretmen okulu yolunda bir aracı hedef aldı.
Saldırıda, beldedeki evlerini kontrol etmeye gelen bir kadın ile annesi ve yabancı uyruklu 2 kişi hayatını kaybetti.
Öte yandan İsrail'e ait bir İHA, 15 dakikadan kısa süre içinde Yukarı Nebatiye'ye 2 ses bombası attı.
İsrail, Lübnan'ın güneyindeki saldırıyı üstlendi
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine öğle saatlerinde düzenlenen hava saldırısını üstlendi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Yukarı Nebatiye beldesinde içinde 4 kişinin bulunduğu bir aracın hava saldırısında hedef aldığı aktarıldı.
Açıklamada, İsrail birliklerinin Lübnan'ın güneyinde konuşlandığı bölgeye doğru yaklaştığı iddia edilen aracın savaş uçaklarınca vurulduğu belirtildi.
İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 4 bin 319'a ulaştı
Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren düzenlediği saldırılarda ölen ve yaralananların sayısına dair son verileri paylaştı.
Buna göre, söz konusu dönemde İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 4 bin 319'a yükseldi, 12 bin 203 kişi yaralandı.
Bakanlık, dünkü açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 4 bin 304 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, İsrail işgalinin Washington Anlaşması'nın uygulanmasını engellediğini söyledi
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Joseph Avn, "Lübnan İçin Amerikan Görev Gücü" ile video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiği görüşmede, ülkedeki son gelişmeleri değerlendirdi.
Avn, İsrail'in işgal ettiği Lübnan topraklarından çekilmesi için uluslararası baskının artırılması gerektiğini vurgulayarak, İsrail işgalinin Washington Anlaşması'nın uygulanmasını engellediğini söyledi.
Lübnan Cumhurbaşkanı, işgalin sürmesinin devlet otoritesini zayıflattığını, Lübnan ordusunun ülkenin güneyine tam olarak konuşlanmasını engellediğini, adil ve kalıcı barışın önünde ciddi bir engel oluşturduğunu vurguladı.
Avn, Lübnan ordusu ve güvenlik güçlerinin ülkenin güneyinde istikrar ile güvenliğin sağlanmasında kilit rol üstlendiğine dikkati çekerek, bölge halkının evlerine güven içinde dönebilmesinin ancak bununla mümkün olacağını ifade etti.
Lübnan'da yeniden iç savaş ihtimalinin gündemde olmadığını vurgulayan Avn, bazı çevrelerin mezhepsel gerilimi tırmandırma çabalarına rağmen ülkenin yeniden iç savaşa sürüklenmesine izin verilmeyeceğini kaydetti.
Avn, savaşın ilan edilen hedeflere ulaşamaması nedeniyle müzakerenin geriye kalan tek seçenek olduğunu belirterek, İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmemesi ve işgalini sürdürmesinin hem Lübnan'ın egemenliğini, bağımsızlığını ve devlet kurumlarını güçlendirme hedeflerini hem ABD'nin bölgedeki hedeflerini sekteye uğratacağını ifade etti.
Lübnan ile İsrail arasındaki hukuki süreçlere dair ise Avn, iki taraf arasındaki davaların yalnızca müzakere süresi boyunca askıya alındığını, bunun söz konusu davalardan tamamen vazgeçildiği anlamına gelmediğini sözlerine ekledi.
Hristiyan beldelerden Netanyahu'nun "ilhak" iddiasına yalanlama
Lübnan resmi haber ajansına (NNA) konuşan Belediye Başkanı Hanna Amil, Netanyahu'nun Fox News kanalına verdiği röportajda dile getirdiği, Lübnan'ın güneyindeki bazı Hristiyan kasabaların Hizbullah'tan korunmak amacıyla İsrail'e katılmayı talep ettiği yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Amil, "Bu haber tamamen asılsızdır. Güneydeki hiçbir belde Netanyahu'nun iddia ettiği yönde bir talepte bulunmadı. Böyle bir şeyi düşünmek bile söz konusu olamaz." ifadelerini kullandı.
Böyle bir ihtimalin dahi gündeme gelemeyeceğini vurgulayan Amil, daha önce 15 Hristiyan beldesinin de söz konusu iddiaları yalanladığını hatırlattı.
Amil, söz konusu beldelerin "Lübnan'ın ayrılmaz bir parçası olduğunu, vatanseverliği, toprağa bağlılığı ve Lübnan kimliğine sahip çıkmasıyla öne çıktığını" belirterek, daha önce açık şekilde yalanlanmasına rağmen bu iddiaların yeniden gündeme getirilmesine şaşırdığını ifade etti.
Lübnan Meclis Başkanı Berri'den tepki
Emel Hareketinin ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşılan açıklamaya göre Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, sınır köy ve beldelerindeki belediye başkanları ile dini temsilcilerin Netanyahu'nun iddilarına karşı yaptığı açıklamalara dikkati çekti.
Berri, söz konusu beldelerin halkı ve önde gelen isimlerinin sergilediği tutumun, topraklarına ve kimliklerine bağlılıklarının güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, "Ulusal aidiyetlerinden hiçbir koşul altında taviz vermeyecekler." ifadelerini kullandı.
İsrailli yetkililerin yaydığı "yalan ve uydurmalara" kanılmaması uyarısında bulunan Berri, bu söylemlerin sınır bölgelerindeki halk arasında fitne çıkarmayı amaçladığını savundu.
Berri, "Sınır bölgelerindeki halkın ortak derdi, yarası, umudu ve acısı; savaşın sona ermesi, toprağın kurtarılması, evlerine dönmeleri ve İsrail saldırılarının her gün yıktığı yerlerin yeniden imar edilmesidir." değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan Berri, Lübnan devleti ile Arap ve uluslararası toplumun, Lübnan'ın güneyinde devam eden sistematik yıkım ve köylerin havaya uçurulmasını durdurmak için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
İsrail'in bu uygulamalarının, Lübnan'ın güneyindeki geniş bölgeleri yaşanamaz hale getirme niyetini ortaya koyduğunu ifade eden Berri, "Sistematik yıkım ve köylerin havaya uçurulması artık bugün olduğu gibi sessizlikle karşılanabilecek bir durum değildir." dedi.
- Yeniden eskiye
- Eskiden yeniye
- Öne Çıkanlar






