BIST14.201,05%-0.36
USD44.7641%0,05
EURO52,7873 %-0.04
ALTIN6.913,89 %0.30
Gündem

Kadıköy'de yaya geçidinde otomobilin çarptığı Berkay'ın ölümüne ilişkin davada 2'nci duruşma

Kadıköy’de yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Berkay Şengel (26)'in ölümüne ilişkin açılan davanın 2'nci duruşması görüldü. Hakkında 5 suç kaydı bulunan sanık Azad Baran Hışım kaza sonrası tutuklanmasının ardından ilk celsede tahliye edilip itiraz üzerine yeniden tutuklanmıştı.

Abone OlGoogle News
16 Nisan 2026 16:56

Hışım’ın bugün görülen duruşmasında tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşmada söz alan Şengel'in annesi Özlem Özeren " Yaya geçidi dediğimiz yer, boyayla çizilmiş birkaç beyaz çizgiden ibaret değildir. Orası, devletin vatandaşa verdiği sözün adeta bir teminatıdır, o çizgiler bir emniyet alanını gösterir. O çizgiler der ki: Buradan geçersen seni korurum. Biz oğlumuza bunu öğrettik. Kurallara uyarsa güvende olacağını söyledik. Oğlum da bu söze güvenerek yaya geçidini kullandı, ona hiçbir aracım çarpmayacağına inandı. Ama o söz tutulmadı. Sanık, gencecik bir fidanı, pırıl pırıl bir evladı hayattan kopardığın kabul etmiyor. Kendi kuralsızlığının sonucu olduğunu söylemek yerine, 'Ben istemedim, bilemedim' diyerek gerçeği çarpıtıyor" dedi.

Göztepe Mahallesi Bağdat Caddesi’nde 19 Şubat 2026 tarihinde saat 20.30 sıralarında meydana gelen kazada, yürüyüş yapan yazılım mühendisi Berkay Şengel, yolun karşısına geçmek istediği sırada Azad Baran Hışım (23) yönetimindeki 10 ALK 654 plakalı otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Şengel, kurtarılamadı. Hışım ise kazanın ardından aracını olay yerinde bırakarak kaçtı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, sanığın yaya geçidinden geçmekte olan Şengel’e çarptığı ve olay yerinden kaçtığı aktarıldı. Kaza tespit tutanağı ile 6 Mart 2026 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın kazada tamamen kusurlu, maktulün ise kusursuz olduğu tespit edildi. Sanığın, maktulün bir anda önüne çıktığını, bu nedenle göremediğini ve frene basamadığını, panikleyerek olay yerinden kaçtığını, daha sonra polis merkezine giderek kazayı kendisinin yaptığını söylediğini ancak suçlamayı kabul etmediğini ifadeleri yer aldı. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada Azad Baran Hışım tahliye edildi. Yapılan itiraz üzerine Hışım yeniden gözaltına alınıp tutuklandı.

Azad Baran Hışım, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. İstanbul Anadolu 41’inci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya kazada hayatını kaybeden Berkay Şengel'in annesi Özlem Özeren, Berkay Şengel'in babası Gökhan Hasan Şengel ve taraf avukatları katıldı.

'EVLADIMI, KENDİSİNE TANINAN EN TEMEL GÜVEN ALANI OLAN YAYA GEÇİDİNDEN GEÇERKEN KAYBETTİM'

Özlem Özeren, "Sayın mahkeme ben şuan bir anne olarak karşısınızdayım. Evladımı, kurallara eksiksiz uyarak ve kendisine tanınan en temel güven alanı olan yaya geçidinden geçerken kaybettim. Devletimizin 'buradan güvenle geçebilirsin' dediği Çifte Havuzlar 228 numaralı yaya geçidinde, oğlum Berkay Şengel'in hayatı bitti. Ancak ne yazık ki yaşanan, basit bir trafik kazası olarak değerlendirildi. Yaya geçidi dediğimiz yer, boyayla çizilmiş birkaç beyaz çizgiden ibaret değildir. Orası, devletin vatandaşa verdiği sözün adeta bir teminatıdır, o çizgiler bir emniyet alanını gösterir. O çizgiler der ki: Buradan geçersen seni korurum. Biz oğlumuza bunu öğrettik. Kurallara uyarsa güvende olacağını söyledik. Oğlum da bu söze güvenerek yaya geçidini kullandı, ona hiçbir aracım çarpmayacağına inandı. Ama o söz tutulmadı. Kastın tartışılabilmesi için bu dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi yönünde verdiğimiz çaba karşılık bulmadı, biz kendimizi anlatamadık. Oysa dosyadaki teknik veriler ortadadır. Sürücü yaya geçidine yaklaşırken hızı düşürmemiştir. Aksine, hız sınırının yaklaşık dört katı bir hızla yaya geçidine girmiştir. Sanık, ilk duruşmada yere bakıp mahcup ve mahrun bir ifadeyle hızının 50-60 km olduğunu söylemiştir. Oysa teknik tespitler, yaya geçidine en az 81-88 km/saat hızla girdiğini açıkça göstermektedir. Bu durum, trafik kurallarının bilinçli şekilde ihlal edildiğini ve sürücünün bu kurallara uymama yönünde hareket ettiğini göstermektedir. Buna rağmen sanık, 'Yaya birden önüme çıktı. Ben böyle olması istememiştim' demektedir. Üstelik diğer araçların durduğu ve oğluma geçiş hakkı tanıdığı bir noktada... Aynı koşullarda diğer sürücülerin açıkça fark ettiği bir durumun sanık tarafından fark edilmediğinin ileri sürülmesi inandırıcı değildir. Yani asıl gerçek, aracın yayanın önüne çıktığıdır, yayanın aracın önüne çıktığı değil. Ama bu klişeye sığınarak kendi umursamazlığını gizlemeye çalışıyor. Öncelik hakkı olan bir insanı öldürdüğünü söylemiyor. Gencecik bir fidanı, pırıl pırıl bir evladı hayattan kopardığın kabul etmiyor. Kendi kuralsızlığının sonucu olduğunu söylemek yerine, 'Ben istemedim, bilemedim' diyerek gerçeği çarpıtıyor. Ben evladını geri getiremem. Ben şunu istiyorum. Bu olay, hiçbir şekilde yumuşatılmadan ve gerçekler çarpıtılmadan, olduğu gibi görülüp değerlendirilsin. Çünkü bugün verilecek karar, bu salondaki herkesin, sevdiklerinin ve çocukların yaya geçidinde gerçekten korunup korunmayacağını belirleyecektir "dedi.

‘ÖMÜR BOYU HAPİS YATSA DA BENİM ACIM DİNMEYECEK’

Katılan Baba Gökhan Hasan Şengel, " Şu anda bu davanın sesli kayıt altına alınmasını talep ediyorum. Dava başladığı andan itibaren eski eşimin söylediklerine katılıyorum. Şimdi öncelikle ilk davadan bu sürece gelene kadar yapılan savunmalarda malesef empatinin görünmediğidir. 26 yaşında hayat dolu bir can karşımdaki sanık tarafından isteyerek alınmıştır. Buna kaza demek insafsızlık olur. Sizden tek talebim hakime hanım bu davayı sizin üzerinden ağır cezaya gönderilmesini talep ediyorum. Vicdanınızı önünüze koyarak karar vermenizi istiyorum. Olay bir yaya geçidinde bir insanı öldürmek değil bu bir cinayet. Evet giden geri gelmeyecek sanık ömür boyu hapis yatsa da benim acım dinmeyecek" dedi.

ERTELENDİ

Davaya katılan taraf avukatları duruşmamın Ağır Ceza Mahkemesi'ne görülmesini talep etti. Tutuklu sanık Azat Baran Hışım mahkemedeki savunmasında , " Önceki ifademi tekrar ederim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma 30 Nisan'a ertelendi.

 

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar