BIST14.072,30%-0.01
USD44.7208%0,20
EURO52,3508 %-0.01
ALTIN6.800,93 %-0.17
Gündem

‘Ep-Stone’cu Cowboyun ‘Stone Age’ Herzesi!

Yazar Burak Çileli, Abd ve İsrail’in saldırısı altında kalan İran’a ve devam eden savaşla ilgili bir yazı kaleme aldı. Büyük Doğu bakışı ile ABD başkanı Donald Trump’ın ‘’Taş devri’’ ifadelerine dikkat çeken Çileli, bölgeye farklı bir bakış açısından baktı.

Abone OlGoogle News
13 Nisan 2026 12:54

İşte o yazı;

“Cowboy”, çoban demek, mâlûmumuz. “İran’ı, ait olduğu taş devrine geri döndüreceğiz!” küstah lâfıyla, aslında eski Yunan’dan başlayan Batı düşüncesinin Doğu’ya karşı ahmak ezberini dışa vuruyor!

Cümlenin İngilizce aslı şöyle:

“We are going to bring them back to the STONE AGES, where they belong.”

Önce ufak bir izah; “stone” İngilizce taş demektir. Epstein’daki “stein”, “stone”un Almancası olup bu ek, Orta Avrupa devletlerinin Yahudileri kalıcı aile soyadı almaya zorladığı 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarına kadar geriye gider.

Batı, “medeniyet tarihi”nin, “peygamberler tarihi” olduğunu bilemeyecek kadar zavallıdır.

Bugüne kadar Doğu’nun “ilerici” geçinen seküleri ile aynı ortak paydadaki lâfta dindarının “ezik doğulu zihniyet”i nazarındaki “üstünlük” ve “gelişmişlik” vehmi başarısını, kuru şatafat ve göz bağcılığına borçludur.

Batı, her şeyin kökenini “mater-madde”ye bağlar;

“Kâinatın kökeni, maddenin temel taşıdır!..”

 

“Hayat’ın kökeni, maddedir!..”

“Şuur’un kökeni, maddedir!..”

“Dil, tabiat -yani madde- seslerinin taklidinden türemiştir!..”

“İnsanlık tarihi, ilk insanların tabiatı -yani maddeyi- işlemesi tarihidir!..”

“İlk din, hırpânî taş devri insanının, açıklayamadığı tabiat -yani madde âlemi- hadiselerinden tırsıp onlara ‘ibadet’ adı altında yaltaklanmasından doğmuştur!..”

Onlara göre!..

Bir de fiyakalı bir tâbir üretmiştir: Homo Faber. Yani “âlet yapan, âlet kullanan insan…” Salih Mirzabeyoğlu’nun nitelemesiyle, “adem insan-hayvan insan”!

Kuru bir hakaret değil, Muhyiddîn-i Arabî Hazretleri’nin “adem insan” tarifi temellidir; “kâmil insan”a kıyasla “adem insan”, zevki de elemi de “bel seviyesi-kemer bölgesi”nden ibaret insandır!

Batılı kafa yapısına göre formatlanmış “insan” tasavvuru, “ruh gülerse nefs ağlar; nefs gülerse ruh ağlar” hakikatine yabancıdır.

Çünkü fikir garibanı Batı medeniyeti, lisan dağarcığının devasa zenginliğine rağmen, “nefs” kavramından yoksundur. A-priori temelden mahrum sefaleti içinde, bir türlü tam tarifini yapamadığı “ego” kavramı etrafında fallusçu Freud’dan beri, iki yüzyıla yakın bir süredir, sapla samanı karıştırarak geveler durur!

İlk insan -insanın kökeni- Hazret-i Âdem’i hasıraltı edip, maymundan gelme “adem insan” olarak temel alan bu başlangıç yanlışlığıyla mâlûl Batı düşüncesi, “medeniyet tarihi” masalını da, maddî refaha indirgenmiş “Avrupa merkezci” lineer ve progresif mavala göre yazmıştır!

Onlara göre, “Batı ileri, Doğu ise geri”dir; “Doğu’nun tarihi yoktur” çünkü “Doğulular, başlarındaki müstebidlere körü körüne itaat eden ve bu yüzden güdülmesi, sömürülmesi gereken hayvanlar”dır!

Trump’un fallus ve kuyruk acısıyla bağırıp “cowboy-çoban” ağzıyla ettiği küfürler, sadece İran’ı değil hepimizi hedef alıyor.

“Son hesaplaşma”ya çeyrek kala, atom bombasından beter bu hakaretler, haysiyetimize dokunuyor. Daha doğrusu, dokunmalı! Dokunsun!.. Dokunsun ki, mücadele azmimiz bilensin, direniş irademiz çelikleşsin.

Batı’nın onca şatafat, maddî refah ve teknik ilerleme kamuflajıyla programladığı zihinlerdeki “insan” tasavvuru, nihaî noktasında, “nihilist insan”a vardı.

Sembolü de, dünyayı yönetmeye talip küresel -lafta- elitlerin, tatmin ettikçe daha da azgınlaşan hazlarını ve hayat tarzlarını sembolize eden Epstein Adası oldu! Aklıma, Deccal’in bir adada zincirli olduğu, oradan zuhur ederek dünyaya fitne salacağına dair Hadis geliyor ister istemez.

Çocukluğumdan hatırladığım “Flint Stone” çizgi filmi karakteri Barni Moloztaş’ın azmanı Sarı Öküz’ün “Stone Age” alayı, Ep-stone’a tosluyor kısacası!

Doğu ve Batı arasındaki bu son hesaplaşma, “Medeniyet Tarihi”nin  Hazret-i Âdem’den başladığı ve ilk kopuşun “Kaabil” ile gerçekleştiği dünya tiyatrosunda, Hak ve Bâtıl mücadelesinin rövanş perdesi olarak sembolik öneme sahip. Mirzabeyoğlu’nun “İnsanlık Tarihi” şiirinden:

“Kuş kafesi iskelet

Akıl Kaabil’de ket”

İlk mısra ile ikinci mısra arasındaki alâkaya dikkat!

Ve yine, “Kaabil hattı” Epsteincilerin Türkiye uzantıları tarafından, “küçük Armageddon” sembolü Telegram işkencesine kobay yapılan ve şehadeti seçen Mirzabeyoğlu’nun gençlik şiiri, Aydınlık Savaşçıları’ndan:

“Son gün son hesaplaşmada

(bir ümit) bir kıvılcım

Akışı tersine çevirecek…”

“Kıvılcım” kelimesinin İBDA sembolizmindeki mânâları?..

Ayrı bir fasıl…

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar