BIST12.930,16%-1.81
USD44.3447%0,07
EURO51,4868 %0.02
ALTIN6.352,79 %1.19
Gündem

Muhsin Yazıcıoğlu: Bir Duruşun Adı, Bir Vicdanın Sesi

.

Abone OlGoogle News
24 Mart 2026 13:55

Türkiye, yine sert bir siyasi iklimden geçiyor.
Söylemler keskin, kutuplaşma derin, güven duygusu kırılgan…
Devlet kavramı dilimizden düşmüyor; millet vurgusu her kürsüde yankılanıyor; vatan sözü neredeyse her tartışmanın merkezinde.

Fakat bütün bu yüksek kelimelerin arasında asıl eksik olan şey çoğu zaman şudur: Haysiyet.
İşte tam da böyle zamanlarda bazı isimler yeniden hatırlanır.
Çünkü onlar sadece konuşmamış, yaşamışlardır.

Türkiye’de siyaset çoğu zaman oy oranlarıyla tartılır; oysa bazı isimler istatistiklere sığmaz. Sandıkta yüzde ikiye sıkışsa da “derin milletin” vicdanında derin iz bırakan Muhsin Yazıcıoğlu, devlet, millet ve vatan kavramlarını slogan değil haysiyet meselesi olarak yaşayan bir duruşun adıdır.

O, rakamlarla değil; onurla, sadakatle ve milletin kalbiyle ölçülen bir siyaset anlayışının sembolüdür.

O, siyaseti bir güç yarışı olarak değil; bir ahlak imtihanı olarak gördü.
Devleti, bir iktidar aygıtı değil; milletin namusu saydı.
Milleti, seçimden seçime hatırlanacak bir kalabalık değil; uğruna bedel ödenmiş bir emanet bildi.
Vatanı ise nutuk malzemesi değil, şehit kanıyla yoğrulmuş bir onur meselesi olarak yaşadı.
Bu ülkede siyaset çok tipleme gördü.
Ama karakter az gördü.
Yazıcıoğlu’nun farkı tam da burada ortaya çıktı. O, rüzgâra göre saf değiştirenlerden olmadı.
Güç kimdeyse ona yaslananlardan olmadı.
Eğilmedi.
Susması gerektiğinde vakarından, konuşması gerektiğinde cesaretinden asla taviz vermedi.
Siyasi ve biyolojik sulbundan gelenler bile bazen onu anlamadı, anlayamadı veya işlerine gelmedi anlamak.
Onun sözlüğünde sadakat; şahıslara değil, ilkelere bağlılıktı.
Onur; yalnız kaldığında da doğruyu savunabilmekti.
Adamlık; bedel ödemeyi göze almaktı.
Siyasetin sertleştiği, dilin zehirlendiği, hesapların ağırlaştığı dönemlerde o, temiz kalmanın mümkün olduğunu gösterdi.
Devleti sevdi ama devlet adına haksızlığa göz yummadı.
Milleti sevdi ama milletin duygularını istismar etmedi.
Çünkü o biliyordu ki gerçek devlet adamlığı; güce yakın olmak değil, hakikate sadakatti.
Belki sandıkta aldığı oy oranı hiçbir zaman yüzde iki eşiğini aşmadı.
Fakat mesele sadece sandık değildi.
Çünkü bu ülkede bir de “derin millet” vardır; sessiz, gösterişsiz ama vicdanı diri bir çoğunluk…
Yazıcıoğlu, işte o derin çoğunluğun kalbine dokunmuş bir liderdi.
Resmî rakamlar küçük olabilir; fakat milletin yüreğinde açtığı yer büyüktü.
Oy pusulasındaki oranla değil, gönüllerdeki karşılığıyla ölçülen bir isimdi.
25 Mart 2009 günü, dağların sisine karışan sadece bir helikopter değildi.
O gün, bu millet bir evladını toprağa verdi.
Fakat aynı gün bir şey daha oldu:
Bir duruş, bir ahlak anlayışı, bir siyaset biçimi hafızalara kazındı.
Bugün onun adını anmak bir nostalji değildir.
Bugün onun adını anmak, siyasetin hâlâ haysiyetle yapılabileceğini hatırlatmaktır.
Şu soruyu kendimize sorulması gereken özel ve önemli bir sorudur:
Devlet dediğimizde gerçekten neyi kastediyoruz?
Millet dediğimizde gerçekten kimi düşünüyoruz?
Vatan dediğimizde neyi koruyoruz?
Eğer bu kavramların içi boşaltılırsa geriye sadece slogan kalır.
Ama bu kavramlar onurla taşınırsa geriye iz bırakılır.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun mirası bir parti tabelası değil; bir karakter mirasıdır.
O, bu topraklarda adamlığın mümkün olduğunu gösterdi.
Makamın geçici, haysiyetin kalıcı olduğunu öğretti.
Gücün değişken, onurun ise ebedî olduğunu hatırlattı.
Tarih güç sahiplerini değil, duruş sahiplerini yazar.
Ve bu millet, er ya da geç, yine haysiyetli omuzlar arayacaktır.
Milletin hafızasında çok güçlü bir fenomen olarak kalacaktır. Emsal olması gereken fenomen hem de.
Sağlığında “büyük birliği” yapamadı ama vefatıyla, cenazesiyle toplumun gönlünde “bir büyük birliği” yaşattı ve gösterdi.
Ruhu şad olsun.
Mekânı cennet olsun.

Prof. Dr. Mahmut YARDIMCIOĞLU

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar