Devlet Bahçeli: MEB'in Ramazan genelgesini sonuna kadar destekliyorum
MEB'in Ramazan genelgesini desteklediğini söyleyen Devlet Bahçeli, "Talibanlaşma diyenler hakiki yobazlar değil midir" diye sordu. Bahçeli, "Allah'a imam gericilikse biz gericiyiz" diye de ekledi.

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen Ramazan genelgesini değerlendirdi.
Genelgeyi yerinde bulan Bahçeli, "laiklik" bildirisi yayınlayanlara da sert tepki gösterdi.
Akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, gazeteciler ve çeşitli meslek odası temsilcilerinden oluşan bir grup, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bir bildiri yayımlamıştı.
İmza atanlar arasında Onur Akın, Niyazi Koyuncu, Ataol Bahremoğlu, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Merdan Yanardağ, Müjde Ar'ın da bulunduğu tepki gösteren Bahçeli, "Bu genelgenin neresi yanlıştır" diye sordu.
Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti;
"MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NIN GENELGESİ YERİNDEDİR"
Bu bahsi neden açtığımı, bu kadar açıklamayı niçin yaptığımı sabrınıza sığınarak elbette izah edeceğim. Millî Eğitim Bakanlığı, 12 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konusunda bir genelge yayımlamıştır. Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır.
Takdir ve tebrik ediyoruz. Yine bu günlerde Dağları Allah dedirten, her yaş grubunda göz kamaştıran bir akıma dönüşen 'Kâbe’de Hacılar Hu der Allah' isimli ilahi ve bu ilahiyi seslendiren kardeşlerimizi de gönülden alkışlıyoruz.
Millî Eğitim Bakanlığının mezkûr genelgesinde özetle Türk millî eğitiminin genel amacının millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren, bu değerleri davranış hâline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu kaydedilmiştir.
Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkâr ve ihmal edebilecektir. Genelgede yer alan bir diğer önemli ve altı çizilmesi gereken gerçek de şudur; 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun birinci maddesi açıktır. Buna göre ilköğretim öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim sürecidir.
"BU GENELGENİN NERESİ YANLIŞTIR"
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim sistemine dayanmaktadır.
Genelgede ifade edildiği üzere bu modelin merkezinde erdem, değer ve eylem çerçevesi bulunmaktadır. Değerlerin öğrencilerimiz tarafından içselleştirilerek günlük yaşamlarına davranış olarak dönüşmesi esastır.
Hülasaikâlam Ramazan ayı boyunca öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya ve dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanmasının önemi anılan genelgede ifade bulmuş ve talimat mahiyetiyle ilan edilmiştir.
Bu genelgenin neresi yanlıştır?
"HAKİKİ MANADA YOBAZLAR"
Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz. Türkiye’nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare, en küçük bir delil göreniniz var mıdır.
Ramazan ayı etkinliklerine Talibanlaşma ve gericilik diye yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değiller midir?
Merhum Cemil Meriç’in ifadesiyle söylersek yeni yobazlık kendimize ait mukaddese kulaklarımızı tıkayış ve kendimizden kaçış olarak tanımlanmayacak mıdır? Maarifin Kalbinde Ramazan Şenlikleri'nin neresinde sakınca vardır?
ÇÜRÜK AYDINLAR İSTEDİĞİNİ SÖYLESİN"
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve İslam karşıtlığında birleşen yönetici taifesi hele bir anlatsın da duyalım, öğrenelim.
Din düşmanı olup olmadığını bilmediğimiz, yalnızca İslam düşmanlığı üzerinden mevzuya giren, bu nedenle ruhunu iblisin emanetine veren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle söylesinler.
Kültürel mirasımızı güçlendiren, paylaşma ve birlikte olma bilincini teşvik eden samimi faaliyetlerin neresinde pürüz, neresinde laiklikle çelişen bir çarpıklık söz konusudur.
"BUNLARDA HİÇ Mİ UTANMA YOK"
Yabancı ülkelerde her pazar kiliseye giden çocukları mesele yapmayıp da Ramazan ayının mehabbetini ve muhabbetini, aşılayan ahlaki ve manevi sorumluluğu tartışmaya açmaya cüret eden sütü hamuru lekeli güruha nasıl sessiz kalalım.
Nasıl hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz duralım. Yahu bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı.
"SÖZDE UZMAN SÖZDE AKADEMİSYENLER"
Sözde uzman ve akademisyenlerden mürekkep 168 kişi bir araya gelerek 'laikliği birlikte savunuyoruz' başlığıyla imzaladıkları bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmışlar.
Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yan yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler. Diyorlar ki laikliği savunmak suç değildir.
Diyorlar ki şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Diyorlar ki karanlığa teslim olmayacağız. Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız, haberiniz yok.
"ALLAH'A İMAN GERİCİLİKSE, GERİCİYİZ"
Millî Eğitim Bakanlığının az evvel ifade ettiğim genelgesinden dolayı Türkiye’de gerici, şeriatçı bir kuşatma varmış. Allah’a iman etmek gericilikse biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz.
Çocuklarımıza Ramazan ayının muteber ahlak ve manasını aktarmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa biz de buna sonuna kadar ortağıyız.
Ne diyordu merhum Cemil Meriç. Gelin kulak verelim. "Murdar bir hâlden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse her namuslu insan gericidir." Hepsini toplasanız bir insan etmeyecek 168 kişi bugünkü karanlık yüzün hâlihazırdaki temsilidir.
"GENELGEYİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUM"
Millî Eğitim Bakanımızı ve bakanlık personelini kutluyorum. Millî Eğitim Bakanlığının 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konulu genelgeyi sonuna kadar destekliyorum.
"BU YOĞUNLUK DAHA DA ARTACAK"
Değerli milletvekili arkadaşlarım, kıymetli hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın müstesna temsilcileri, haftalık olağan meclis grup toplantımızın başında saygın heyetinizi en derin hislerimle birlikte saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.
Bugün toplantımızı gerek yurt içinden gerekse yurt dışından televizyon ekranlarından, radyo kanallarından ve sosyal medya platformlarından takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızın her karışında şerefli bir hayatın biteviye mücadelesini veren değerli kardeşlerimize çokça selam ediyor, şükranlarımı sunuyorum.
İç ve dış siyasi gündem itibarıyla yoğun bir haftayı geride bırakıyoruz. Bu yoğunluğun önümüzdeki günlerde çetrefilleşip daha da artış kaydedeceğini söylemek zannederim hatalı bir öngörü olmayacaktır.
"ŞUURLARIMIZA NİFAKIN ZEHİRLİ DUMANINI SIZDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR"
Mübarek Ramazan ayının maneviyat ikliminde akan hayatın iç yüzünü, ardışık siyasi gelişmelerin muteber özünü dikkatle, sabırla, akılla ve uyanık bir vicdan kabiliyetiyle okumanın lüzumu her cihetten asıl ve hasıl bir gerçektir.
İdrak ettiğimiz rahmet ve mağfiret mevsiminde, şuurlarımıza nifakın zehirli dumanını sızdırmayı hesap edenlere karşı temkinli ve tedbirli hareket etmek mühim ve mutlak bir gerekliliktir.
"MANEVİ ERİME KÜRESEL SALGINA DÖNÜŞTÜ"
Dünyayı Türkçe yorumlamanın yanında Türkiye’yi millî birlik ve kardeşliğin tarihsel müktesebatı ile kucaklamak, sahip olduğumuz bugünkü yüksek vazife ve vaziyet hâlinin şaşmaz gereğidir. Ramazan ayı dayanışma ve yardımlaşma duygusunun şahikasıdır. Ramazan ayı bizi biz yapan millî ve manevi değerlerin şah damarıdır.
Bilhassa Ramazan ayının mübarek adabını, muazzam ahlakını, muazzez manasını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin münhasır görevi olmalıdır.
Her dönemde bundan rahatsızlık duyan köksüzler vardır ve olacaktır. Fakat bir türlü anlamadığımız, anlayamadığımız esas açmaz şudur.
Manevi erimenin ve ahlaki erozyonun küresel bir savruluş hâlini aldığı, her cepheden tehditlerin savrulduğu bugünkü dünyanın alaca karanlık tablosunda çocuklarımızı düşünmeyelim mi?
Onları Müslüman Türk milletinin haslet ve hususiyetiyle tesis etmeyelim mi? Geleceğimiz için kaygılanmayalım mı? Ne yapsaydık, akışa mı bıraksaydık.
- Yeniden eskiye
- Eskiden yeniye
- Öne Çıkanlar






