BIST12.359,32%-0.09
USD43.1936%0,03
EURO50,2698 %-0.08
ALTIN6.396,23 %-0.54
Gündem

Belirsizlik Çağında Güven Arayışı: Neden Erdoğan?

.

Abone OlGoogle News
15 Ocak 2026 13:13

 

Murat Gezici’nin son anketlere ilişkin yaptığı açıklama, aslında sadece bir istatistik değil; toplumsal bir ruh hâlinin ifadesidir. “Erdoğan’a olan güvenin arttığını tespit ettik” cümlesi, sandıktan önce sokağın nabzını tutan bir gerçeği işaret ediyor. Bölge yanarken, dünya yeni bir belirsizlik eşiğinden geçerken, toplumda güçlü liderlik ihtiyacının yeniden ve daha yüksek sesle hissedildiği bir dönemdeyiz.

Bu bir tercih meselesinden öte, bir reflekstir.

Bugün dünya eski dünya değil. Güvenliğin, diplomasinin, ekonominin ve siyasetin aynı anda çözüldüğü bir çağdayız. Savaşlar artık sadece cephede değil; enerjide, gıdada, ticarette, finansta ve hatta sosyal medyada yürütülüyor. Böyle bir ortamda halkın “istikrar” demesi tesadüf değildir.

Peki neden Erdoğan?

Çünkü Erdoğan bir kriz yöneticisidir

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi 2002’den bu yana yönetiyor. Bu süre zarfında dünya liderleri defalarca değişti.
2002’de;
    •    ABD Başkanı George W. Bush’tu
    •    Almanya’da Gerhard Schröder vardı
    •    Fransa’da Jacques Chirac
    •    Rusya’da Putin henüz ilk dönemindeydi
    •    İngiltere’de Tony Blair vardı

Bugün bu isimlerin neredeyse tamamı ya siyasi tarihin sayfalarında ya da pasif figürler hâline gelmiş durumda. Dünya değişti, sistem çözüldü, dengeler altüst oldu. Ama Erdoğan hâlâ masada.

Bu bir tesadüf değil.

Savaş çağında savaşsız kalabilmek

Son 15 yılda dünya;
    •    Irak’ın işgalini,
    •    Suriye’nin parçalanmasını,
    •    Ukrayna–Rusya savaşını,
    •    Gazze’de bir halkın göz göre göre yok edilişini,
    •    İran merkezli yeni bir bölgesel kırılmayı yaşadı.

Bu coğrafyada olup da savaşa çekilmemek, taraf olmadan tarafsız kalabilmek, masada kalırken sahada güçlü olmak her liderin harcı değildir. Erdoğan, Türkiye’yi doğrudan savaşın içine sokmadan; ama caydırıcılığını kaybettirmeden bu dengeyi kurabilmiş nadir liderlerden biridir.

Ne Batı’nın taşeronu oldu,
Ne Doğu’nun aparatı.

“Diğerleri” neden güven vermiyor?

Muhalefetin en büyük problemi, ülke yönetme iddiasından çok ülkeyi şikâyet etme refleksiyle hareket etmesidir.
Sorunları çözmek yerine anlatan,
Güç üretmek yerine dert sıralayan,
Devleti yönetmek yerine devleti dışarıya şikâyet eden bir siyaset tarzı, belirsizlik çağında güven üretmez.

Bugün toplum şunu soruyor:
“Bu insanlar kriz anında ne yapacak?”

Cevap net değil. Çünkü bugüne kadar ortaya konmuş bir kriz yönetimi pratiği yok. Belediyede bile zorlanan kadroların, küresel fırtınalarla boğuşan bir devleti yönetebileceğine dair inanç zayıf.

Güçlü liderlik neden öne çıkıyor?

Belirsizlik dönemlerinde halk, ideolojiden önce güven arar.
Deneyim arar.
Masada tanınan, sahada ciddiye alınan bir lider ister.

Erdoğan’ın artan güveni buradan geliyor.
Çünkü insanlar şunu görüyor:
    •    Dünya sertleşiyor
    •    Kurallar değişiyor
    •    Güç konuşuyor

Ve bu denklemde Türkiye’nin zayıf bir yönetimle yol alması büyük bir risk.

Bu bir sevgi meselesi değil, bir güven meselesi

Bugün Erdoğan’a yönelen güven artışı, bir duygusal bağlılıktan çok, rasyonel bir tercihtir. İnsanlar “mükemmel” aramıyor; bu fırtınada gemiyi limana yanaştırabilecek bir kaptan arıyor.

Anketler bunu söylüyor.
Sokak bunu söylüyor.
Bölge gerçekleri bunu dayatıyor.

Belirsizlik çağında toplumun verdiği cevap net:
Riskli zamanlarda, bilinen lider tercih edilir.

 

Osman Doğan

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar