SAVAŞIN SESSİZ HAZIRLIĞI
.

İsrail’in Gazze’de başlattığı vahşet, artık soykırım tanımının da ötesine geçmiş durumda. Her yeni saldırı, sadece can alıp şehirleri yıkmakla kalmıyor, insanlığın vicdanını da paramparça ediyor. Bugün sorulması gereken soru artık “İsrail ne zaman durur?” değil; “İsrail’i kim durdurur?”
Müslüman ülkeler, tarihlerinin en kalabalık ama en etkisiz dönemini yaşıyor. Toplantılar yapılıyor, kameralar karşısında sert açıklamalar okunuyor, ardından herkes evine dönüyor. Gazze’de ise ölüm kesintisiz devam ediyor. Hepimiz biliyoruz ki bu eylemlerin İsrail üzerinde caydırıcı hiçbir etkisi yok.
Buna karşılık sivil toplumdan doğan bir umut var: Global Sumud Filosu. Yazarların, sanatçıların, gazetecilerin ve hukukçuların bir araya geldiği, 44 ülkeden temsilcinin yer aldığı bu vicdan hareketi, dünyaya “artık yeter” mesajı veriyor. Fakat İsrail için bu da caydırıcı değil ve olmayacak.
Dünya güçlerinin tutumu ise daha karanlık bir tablo çiziyor.
ABD, İsrail’in “güvenlik kalkanı.”
Batı, soykırımı görmezden geliyor.
BM kararları kâğıt üzerinde kalıyor.
Rusya ve Çin stratejik hamlelerin ötesine geçmiyor.
Arap başkentleri hâlâ denge arayışında vakit kaybediyor.
Kısacası herkes hesap yapıyor, ama Filistin için kimse bedel ödemek istemiyor.
Türkiye’nin tavrı bu noktada farklı bir yerde duruyor. Ankara’nın Gazze’ye yaklaşımı, artık insani yardımı aşan bir stratejik irade beyanı niteliğinde. “Eğer bu vahşet durmazsa biz durdururuz” mesajı sadece diplomasiyle sınırlı değil. Olası senaryoları bilenler, masada başka seçeneklerin de olduğunu görüyor.
İsrail ise iki kritik hedef peşinde: Gazze’yi tamamen boşaltana kadar saldırılarını sürdürmek ve krizi büyüterek Türkiye, İran, Lübnan ve Mısır’ı da oyuna çekip ABD ile Batı’yı daha açık şekilde sahaya sokmak. Yani savaşın sınırlarını genişletmek.
Önümüzdeki günler çok daha gergin geçecek. İsrail, durmayacak. Belki de Sumud Filosu’na saldıracak. Böyle bir durumda diplomasi yetersiz kalacak, tepkiler katlanacak. Bu noktadan sonra mesele sadece Gazze değil; bölgenin dengesi ve insanlığın onurudur.
Bugün yaşananlar, bir savaşın sessiz hazırlığıdır. Önce saldırılar artar, sonra diplomasi tükenir, ardından kırmızı çizgiler aşılır. Geriye sadece irade kalır. Belki Türkiye-İsrail savaşı yarın çıkmayacak ama gidişat adım adım o noktaya sürüklüyor.
İsrail’i durduracak şey artık açıklamalar değil, caydırıcı eylemlerdir. Ya bu adımlar gecikmeden atılır, ya da biz tarihe bir soykırımın sessiz tanıkları olarak geçeriz.
- Yeniden eskiye
- Eskiden yeniye
- Öne Çıkanlar






