BIST10.679,98%-0,82
USD32.9429%35.3065
EURO35,3128%41.8071
ALTIN2.461,41%-0.33
Gündem

Reisi'nin ölümü kaza mı suikast mi? Muharrem Coşkun değerlendirdi

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, helikopter kazasında öldü. Akit TV Haber Koordinatörü Muharrem Coşkun, merak edilenleri canlı yayında yanıtladı.

Abone OlGoogle News
20 Mayıs 2024 15:03

İran Cumhurbaşkanı Reisi, dün İran-Azerbaycan sınırında baraj açılış törenine katıldı. Reisi, beraberinde Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ve bazı yetkililerle dönüşte helikopter kazası geçirdi.

Tespit edilen noktaya ulaşan İranlı ekipler, kazadan kurtulan olmadığını belirledi. İran Anayasayı Koruyucular Konseyi, Anayasa uyarınca cumhurbaşkanlığı görevini, ülkenin lideri Ali Hamaney’in onaylamasının ardından Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Muhbir'in devralacağını açıkladı.

Akit TV Haber Koordinatörü Muharrem Coşkun helikopter kazasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"REİSİ İSLAM DEVRİMİNİNİN SAVUNUCULARINDAN"

Muharrem Coşkun şu ifadeleri kullandı: "İbrahim Reisi ismine odaklanmamız önemli. İbrahim Reisi, İran’ın 8. Cumhurbaşkanı ve sıradan bir Cumhurbaşkanı olmadığını söyleyebiliriz. Humeyni devrimini içselleştirmiş ve İslam Devrimi’nin savunucularından biri olarak biliniyor. İran yargı düzeninde üst düzey görevlerde bulunmuş, baş yargıçlık görevinde ve vekaletinde de yer almış bir isim. Reformistlere karşı daha muhafazakarları temsil ediyor.

"İSRAİL'E FÜZE FIRLATAN İKİNCİ LİDER..."

İbrahim Reisi, 2021’de seçimi kazanarak üç yıllık bir cumhurbaşkanlığı sürecine başladı. Dünya tarihinde İsrail’e füze fırlatan ikinci cumhurbaşkanı oldu; birincisi Saddam Hüseyin’in sonunu biliyoruz, ikincisi ise Reisi. Türkiye-İran ilişkileri inişli çıkışlı olduğu gibi, Azerbaycan-İran ilişkileri de inişli çıkışlı bir seyir izledi. Hatta en son dün, helikopter kazası öncesinde Azerbaycan’daki baraj açılışında yapılan konuşmalar çok çarpıcıydı. Bazıları bizim bu birlikteliğimizden rahatsız olacaklarını biliyoruz ve inadına daha çok bir araya geleceğiz, yeni projelere imza atacağız ve kardeşiz, birlik ve beraberlik içinde yürüyeceğiz gibi önemli birliktelik mesajları verildi. Aliyev’in sözleri de bu birlikteliği destekler nitelikteydi.

"HAMAS'A DESTEK VERİYORDU"

Reisi döneminde, Yemen’deki Ensarullah hareketinden Lübnan’daki Hizbullah’a, Suriye’deki bazı gruplara kadar direniş cephesi oluşturuldu. Bu direniş cephesi, hem Yemen’de İsrail destekçisi gemilere tacizde bulunuyor, hem de Amerika ve İsrail’e ciddi zararlar veriyordu. Hizbullah, İsrail’le mücadelesinde 300’e yakın kayıp vermişti ve Suriye’de de benzer durumlar yaşanıyordu. Dolayısıyla bu direniş cephesi, Hamas’a da destek veriyordu ve bu durum İsrail’i ciddi anlamda rahatsız ediyordu.

"MUHSİN YAZICIOĞLU KAZASIYLA..."

Orta Doğu’da ciddi bir denge oluştu ve Türkiye ile de iyi ilişkiler gelişiyordu. İran’daki iç siyasette otorite çatışması olabileceği de akla gelen sorulardan birisi. Bu maddeleri saydıktan sonra, helikopterin uçtuğu güzergah, hava şartları ve uçuş şekline baktığımız zaman, uzmanları dinliyoruz ve çok sayıda soru işareti var. Muhsin Yazıcıoğlu’nun kazasıyla benzerlikler gösteriyor. Hatırlayalım, Muhsin Yazıcıoğlu da hayatında zor ikna edilmiş ve pek helikopter uçmayan biriydi. Kendisi, güç bela para bulup bir helikoptere binmeye ikna edildiğini söylemişti.

"ÇOK BENZERLİKLER VAR"

Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri ulaşılması güç dağlarda düşmüştü. İlk açıklamalarda helikopterin bulunduğu ve Yazıcıoğlu’nun hastaneye götürüldüğü söylenmişti. Reisi’nin kazasında da benzer olumsuz hava şartları altında, Dışişleri Bakanı ve diğer önemli isimlerle birlikte Tehran'nın 600 km kuzeyindeki dağlık bir alanda helikopter düşüyor. Her iki kazada da ilk belirtilen yer yanlış çıkmış, enkaz daha sonra farklı bir yerde bulunmuştu. Reisi için önce kurtulduğu, sert iniş yaptığı ve karayoluyla Tebriz’e gittiği söylenmiş, ancak sonrasında hayatını kaybettiği anlaşılmıştı.

"SABOTAJ KUŞKULARI..."

Yazıcıoğlu’nun kazası sonrasında ortaya çıkan görüntülerde, enkazın etrafında şüpheli şahıslar görülmüş ve bu kişilerin kim olduğu hala belirlenememişti. Helikopterin tamamen yanmış olması da ciddi bir sabotaj kuşkusunu gündeme getirmişti. Reisi’nin kazasının olduğu gün, ilk net haber İsrail devlet televizyonu Kanal 12 tarafından duyurulmuştu. Bu durum, İsrail’in kazadan ne elde etmiş olabileceği sorusunu akıllara getirmişti. Direniş cephesinin oluşturulması, Hamas’a destek verilmesi ve İsrail’e karşı kayıpların artması gibi faktörler, İsrail’in İran’a karşı bir intikam almış olabileceği ihtimalini güçlendirmişti.

"KAZANIN SABOTAJ İHTİMALİ GÜÇLENİYOR"

Ayrıca, Azerbaycan’ın İsrail için stratejik önemi ve İsrail’in Azerbaycan üzerinden İran’a karşı etkinliğini artırma çabaları da dikkate alınmalıdır. İran içerisindeki siyasi dengelerin değişeceği ve yeni cumhurbaşkanının seçileceği bir döneme girilmiştir. İbrahim Reisi’nin oluşturduğu direniş cephesi ve İran’ın dış politikası da yeniden şekillenecektir. Ancak, helikopterin eski olması ve güzergah seçimi gibi unsurlar, kazanın sabotaj ihtimalini güçlendiriyor. Bilgiler netleştikçe durum daha iyi anlaşılacaktır." ifadelerini kullandı.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar