BIST104.067%-0.73
USD5.7694%0.52
EURO6,3545%0.50
ALTIN272,55%0.91
Akit HaberEkonomiYeni vergi düzenlemesinin 37 maddesi kabul edildi
Ekonomi

Yeni vergi düzenlemesinin 37 maddesi kabul edildi

Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi, Değerli Konut Vergisi, gelir vergisi tarifesine yeni dilim ve oran eklenmesi gibi düzenlemeleri de içeren Dijital Hizmet Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin 31 maddesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

07 Kasım 2019 13:41

Malumunuz olduğu üzere 1990 lı yıllarda Anadolu Holdingleri adı altında ülkemizde izinsiz halka arz şeklinde birçok holdingler kurulmuştur. İlk kurulan holdingler, o yıllarda uygulanan Düşük Kur-Yüksek Faiz politikasının etkisiyle, hem döviz bazında kar dağıtabilmişler hem de büyümelerini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilmişlerdir. Zaman içerisinde bu holdingler, elinde dövizi olan ve faize bulaşmak istemeyen vatandaşlarımız için bir cazibe merkezi olmuştur.  Gerek o günlerde yaşanan siyasal, sosyal ve ekonomik olayların etkisi ve gerekse bu yapıların yasal mevzuat kapsamına alınamamış olması nedeni ile holdingleşme süreci suiistimale açık hale gelmiş ve hiçbir mal varlığı ve yatırımı olamayan onlarca tabela holdingleri kurulmuştur. Tabela holdingleri kısa sürede saadet zincirine dönüşmüş ve sonunda birçok mağduriyetlere neden olmuşlar ve batmışlardır. Bu holdinglerin yarattığı mağduriyetler, faaliyetlerinin sorunsuz bir şekilde sürdüren, diğer holdingleri kapsayacak şekilde genişlemiş ve 2000 li yılların başında toplumsal bir yaraya dönüşmüştür. Bu gelişmeler üzerine, yaşanan bu mağduriyetlere neden olan ve izinsiz halka arz edilen holdingler ile SPK’nın sorumluluğunu araştırmak üzere 2005 yılında TBMM de 10/16,262 esas sayılı bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmuştur.

            Meclis Araştırma Komisyonu bu kapsama giren 78 holdingi araştırmasına konu edinmiştir.  Komisyon yurt içi ve yurt dışında yaptığı inceleme ve araştırma sonucunda sorunun mevcut durumunu tespit eden ve çözüm önerileri getiren bir rapor hazırlamıştır. Bu raporun sonuç ve öneriler kısmında komisyon TBMM ve SPK ya çağrıda bulunarak ‘Kanuni yükümlülüklerini yerine getiremeyen ve faaliyetlerini sürdüremeyen şirketlerin tasfiyesini kolaylaştırıcı düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Faaliyeti devam eden, kaynak sıkıntısı olmaya Kanuni yükümlülüklerini yerine getiren holdinglerin istihdama, ticari hayata, ekonomiye katkıları da dikkate alınmalıdır’ şeklinde öneride bulunmuştur.   Bu öneri doğrultusunda 78 holdingden 74 ü Kanuni yükümlülüklerini yerine getiremediği ve ekonomik  faaliyetlerini sürdüremediği için SPK gözetiminde zaman içersinde tasfiye edilmiştir. Faaliyeti devam eden, kaynak sıkıntısı olmayan, Kanuni yükümlülüklerini yerine getiren, istihdama, ticari hayata, ekonomiye katkıları olan 78 holding den geriye kalan dört holdingden üçü  TBMM ve SPK nın yaptığı düzenlemeler sonucunda borsaya açılmışlardır. Bu holdinglerden İTTİFAK Holding 2009 yılında, KOMBASSAN 2012 yılında ve UMPAŞ 2014 yılında gerekli yapılandırmalarını tamamlayarak SPK gözetiminde İMKB de işlem görmeye başlamıştır. YİMPAŞ Holding ise borsa dışında kalarak faaliyetlerine devam etmeyi tercih etmiştir.

            Borsada faaliyet göstermeye başlayan üç holdingin ortaklarının elindeki eski hisse senetlerinin teslim edilerek yenisi ile değiştirilmesi ve borsaya kaydileştirilmesi için, TBMM de 2012 yılında 6362 sayılı SPK kanununun 13. Maddesinin 4. Fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik kapsamında eski hisse senetlerinin teslimi ve kaydileştirme için ortaklara yedi yıllık bir süre tanımıştır. Ancak 2015 yılında Anayasa Mahkemesi mülkiyet hakkını gerekçe göstererek 13. maddenin 4. fıkrasındaki yedi yıllık süre tahdidini iptal etmiştir. Borsada işlem görmeye başlayan holdinglerden İTTİFAK Holding ortaklarının çoğunun Konya Merkezli vatandaşlarımızın oluşturması ve ortak sayısının 19.000 civarında olması nedeniyle AYM nin iptal kararından önce kaydileştirme sürecini %95 ın üzerinde tamamlamıştır.  KOMBASSAN Holding ise 72.000 kurucu ortaklarının çoğunluğunun yurtdışında olması nedeniyle AYM nin iptal kararına kadar sadece %53 civarında kaydileştirme sağlayabilmiştir. AYM nin iptal kararı sonrası da KOMBASSAN’da kaydileştirme süreci oldukça yavaşlamıştır. Benzer şekilde Uşak’ta bulunan 5.500 ortaklı UMPAŞ Holding de kaydileştirme %34 civarında kalmıştır.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile bu holdingler için hayati önem taşıyan ve eski senetlerin teslim edilerek borsaya kaydileştirilmesini zorunlu kılan yasal dayanak ortadan kalkmış ve hukuki bir boşluk doğmuştur.  2015 yılında ülkede yaşanan siyasal gelişmeler nedeniyle TBMM inde AYM iptalini takip eden bir yıl içerisinde hukuki bir düzenleme yapma olanağı olmamıştır. Ortaya çıkan  boşluk nedeni ile çeşitli iddialarla ortak olmadıklarını iddia eden ve kaydileştirme yaptırmayan ortakların açtığı davalarda da  hızlı bir artış olmuştur. Uzun süren yargılamalar  sonucunda, dava açan kişinin ortaklık sıfatı nedeni ile hisse senedinin bedelini şirketten  talep edemeyeceği  yönünde kararlar  ortaya çıktığı gibi son yıllarda da, davacı ile şirket arasında kurulan ortaklık ilişkisinin geçersizliğine ve  ödendiği iddia edilen bedelin  şirketten tahsiline ilişkin  yargı kararları  ortaya çıkmıştır. Yargı kararları arasında  ki bu çelişkilere hukuki izah bulunamadığı gibi   SPK ‘na kayıtlı bulunan  ve yıllardır hisseleri  borsada işlem gören bu holdinglerin  ortaklarının elindeki hisse senetlerinin yargı kararları ile geçersiz kılınması ortaya bir belirsizlik  çıkarmış ve çelişkili sonuçlara neden olmuştur.

 72.000 kurucu ortağı bulunan KOMBASSAN bağlamında örnek verecek olursak, ortaklarından kaydileştirme yapan %53 lik kesimin (38.000 kişi) hissesi, ortak statüsünde borsada işlem görürken %47 (34.000 kişi) lik kesimin ortak olmadığı gibi çelişkili bir durum ortaya çıkmıştır. AYM nin iptal kararı üzerine 2015 yılında yeni bir düzenleme yapılmış olsa idi bu üç holdingin kaydileştirme işlemi çok büyük ölçüde tamamlanmış olacaktı. AYM nin iptal kararından sonra kaydileştirme  işlemini yapmayan  ortakların açtığı ve son dört yılda sonuçlanan davalar için 300 Milyon TL civarında ödeme yapılmıştır. Bu ödemeler üzerine davaların sayısında artış yaşanmış ve  seri dava şekline  dönmüştür. 2018 yılında 1005 dava, 2019 Ekim sonuna kadar da 1245 dava daha açılmıştır.  

Bu holdingde çoğunluk hissesini elinde bulunduran hiç kimse bulunmadığı gibi, 72.000 ortağın hiçbiri   %1 den fazla hisseye sahip değildir.  Dolayısı ile yargının kararları doğrultusunda dava açanların paraları, borsada ortak statüsünde bulunan şahısların mal varlığından ödenmektedir.   Şirket hızla sonuçlanan davalardan gelen nakit ödeme yükünü karşılayacak bir gücü ve kapasitesi bulunmamaktadır. Nakit ödeme güçlüğüne girecek holdingin iflasının istenmesi söz konusudur. Böyle bir durum kredi musluklarının hemen kapanmasının yanında bankaların teminatlarını nakde çevirme gibi bir riski ve ortakların top yekûn mağduriyet yaşamasını beraberinde getirmektedir.  Aynı zamanda, SPK, Bankacılık Düzenleme ve  Denetleme Kurumu, Borsa İstanbul gibi  devletin kurumları, yasal koşullar  yerine getirildiği için, hisse senetlerine hukuki ve maddi bir değer izafe ederken, bu kurumların aksine devletin yargı kurumu,  son yıllarda tesis ettiği kararlarında hisse senetlerini geçersiz kabul etmektedir. Devlet kurumları arasındaki bu görüş ayrılığı, devlet kurumlarına olan güveni sarstığı gibi yerli ve yabancı yatırımcılar nezdinde sermaye piyasalarının güvenilirliğini de sarsmaktadır.

Yasa ile getirilen  bu düzenleme ile  SPK nın, başlangıçtan itibaren ortak statüsünde gördüğü kişiler arasında eşitlik sağlanmakta, şirketin sermayesi korunarak, şirketle  bu sermayeye güvenerek  işlem yapan bankaların, işçilerin, ticaret erbabının hakları gözetilmekte ve sermaye piyasalarının  güvenilirliği sağlanmaktadır. Aynı zamanda bu düzenleme, başarı ile faaliyet gösteren firmaların ve çalışanlarının durumundaki belirsizlikleri ve çelişkileri ortadan kaldıracak ve yeni mağduriyetlerin yaşanmasının önünü kesecektir.

Yine KOMBASSAN örneğinden yola çıkarsak, KOMBASSAN 4.500 civarında doğrudan ve 600 civarında da dolaylı istihdam sağlamaktadır. KOMBASSAN’IN sermayesi 341 Milyon TL dir ve tamamı ödenmiştir. 2018 yılını 2.2 Milyar TL ciro ile kapatmış, 114 Milyon TL yatırım gerçekleştirmiş, 219 Milyon TL işletme karı elde etmiş ve 90 Milyon Dolar ihracat gerçekleştirmiştir. 2018 yılında Devlete ödenen vergi ve SGK tutarı 179 Milyon TL civarındadır. Borsaya açıldıktan sonra da Türk ekonomik hayatına katkı sağlayarak faaliyetlerini başarı ile sürdüren, eski adı  KOMBASSAN  yeni ismi  BERA Holding  olan şirketin hisseleri, 2018 yılında sergilediği performans nedeni ile BİST 100 de işlem görmektedir. Ortakların hiçbiri %1 den fazla hisseye sahip olmadıkları için, şirket gerçek anlamda küçük birikimlerin ekonomiye kazandırıldığı ve sermayenin tabana yayıldığı örnek şirket konumundadır. Şirket, özellikle 2007 den sonra, geçmişte yaşanan mağduriyetlerin getirdiği negatif algıya rağmen sessiz ve gözlerden uzak bir şekilde başarılı bir performans sergilemiştir. Ancak şirket aleyhinde açılan bu davalar, şirketin önünde bir set oluşturmuş, arzuladığı teknolojik yatırımları gerçekleştirememiş ve ortaklarına temettü dağıtamamıştır.

Şirket bünyesinde gıda, inşaat, turizm, MDF, PVC Pencere ve benzeri yatırımların yanında ülkemiz için stratejik öneme sahip savunma sanayi, makine sanayi, kâğıt-karton-endüstriyel baskı sanayi yatırımlarında sektöründe lider konumundadır. Ayrıca şirketin bünyesinde Romanya-Macaristan ve Türkiye’de Düzce de endüstriyel ve askeri rulman sanayi yatırımları bulunmakta ve dünyada bilinilirliği en yüksek rulman markalarından “URB markası”, şirketin uhdesindedir.

İTTİFAK Holding 3.150 civarında çalışanı mevcuttur. İnşaat, Gıda, Perakende mağazacılık, makine imalatı, tavukçuluk ve benzeri işletmeleri mevcuttur. İttifak Holding %95 in üzerinde kaydileştirme sağlayabilmiştir, geriye kalan %5 lik kaydileştirmeyenlerin  açtığı veya açacağı davalardan gelebilecek yükü kaldırabilecek durumdadır. İttifak Holdingin 2018 cirosu 1,025 Milyar TL ve zararı ise 46 Milyon TL civarındadır.

UMPAŞ Holding 420 civarında çalışanı vardır. Seramik Üretimi, perakende mağazacılık, değirmen makinaları imalatı ve benzeri faaliyetleri mevcuttur. Bu şirketin %34 ü kaydileştirme sağlayabilmiştir. Açılmış ve açılacak davalar ile faaliyetlerini sürdürebilmesi mümkün değildir. Holdingin 2018 cirosu 150 Milyon TL civarında dır ve 2018  yılını, 11 Milyon TL civarında zarar ile kapatmıştır.

TBMM Araştırma Komisyonu raporunda yer alan öneriler ile  SPK tarafından yapılan denetim ve işlemler sonucunda  ekonomiye ve borsaya yeniden kazandırılmış olan bu şirketlerin, ortaklık yapısının korunması  halinde faaliyetlerini başarı ile sürdürmeye devam edeceklerdir. Aksi takdirde faaliyetlerini sürdürme konusunda, bu şirketlerin en büyüğü olan Bera ( eski ismi Kombassan) ile Umpaş Holding, iflas gibi risk ile karşı karşıyadırlar. Bu riskler sonuç itibarıyla,  istihdam kaybına, üretim kaybına ve devletin vergi gelirinde kayıplar yaşanmasına sebep olacağı gibi ortakların mağduriyet yaşamasına  sebep olacaktır.

 

 

Yorumlar