THY Yönetim Kurulu Başkanı Şeker, CNN International’ın programına röportaj verdi
Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, CNN International’ın ‘Quest Means Business’ programında bir röportaj verdi. Şeker programda, havayolu şirketinin büyüme hedeflerinden jet yakıt maliyetleri konularında açıklamalarda bulundu. Şeker, THY’nin 2033 stratejisinin kapsamında küresel yolcu ağında ve kargo taşımacılığında ilk üçte yer alma ile dünyanın en çok ülkeye uçan havayolu olma hedeflerini kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti.
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, ABD-İran arasındaki savaş ve Hürmüz boğazında yaşanan gerilim nedeniyle jet yakıt fiyatlarının iki katı arttığını ancak havayolu olarak bu krizin büyüme hedeflerini yavaşlatmayacağını açıkladı.
‘HEDEF 850 UÇAKLIK FİLO’
Pandemi dönemi sonrası çok yol kat ettiklerini hatırlatan Şeker, “Biliyorsunuz, pandemiden önce yaklaşık 350 uçaklık bir filoya sahip bir havayoluyduk. Beş yıl içinde ise yaklaşık 550 uçağa ulaştık. Yani bu çok büyük bir değişim. Boeing ve Airbus'tan önümüzdeki on yılda teslim edilecek yaklaşık 420 uçaklık büyük sipariş defterimizi de göz önünde bulundurursak, tamamen farklı bir ölçeğe geçeceğiz. Neyse ki, Türk Hava Yolları'nın 2033 stratejisini hazırlayan ekibin kilit üyelerinden biriydim. Yani, buna çok büyük bir katkım oldu. İleride büyük bir değişiklik olmayacak. 2033 yılına kadar yaklaşık 850 uçaklık bir filoya sahip bir havayolu olmak istiyoruz ve diğer havayollarından daha fazla ülkeye uçan bir havayolu olmaya devam etmek istiyoruz. Ayrıca küresel kargo taşımacılığı ve küresel yolcu ağı açısından ilk üç sırada olmak istiyoruz. Bu nedenle bu hedeflere bağlı kalacağız” dedi.
‘JET YAKIT MALİYETLERİ BÜYÜK BASKI OLUŞTURDU’
ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim nedeniyle jet yakıtlarında artan maliyetlere de değinen Şeker, “Gerçekten de, geçen yaz bile bir tedarik sorunumuz olmadı. Neyse ki, Türkiye'nin coğrafi konumu ve Türkiye'deki 2 rafineri, üretim riski olmadan makul bir yakıt tedariki sağlamamıza olanak tanıyor. Kriz konusuna gelince, elbette, diğer büyük ağ taşıyıcıları gibi, giderlerimizin yaklaşık %30'u yakıt ve bu oran iki katından fazla arttı. Bu da maliyetler üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Ancak, büyüme fırsatlarının olduğu her yere trafiği yeniden yönlendirebildiğimiz için şanslıydık” diye konuştu.
‘BAZI DESTİNASYONLARDA BİLET FİYATLARINA YANSITTIK’
Jet yakıt krizinden korunmak için gerekli önlemleri aldıklarını ifade eden Prof. Dr. Murat Şeker, “Şu anda yakıt tüketimimizin yüzde 40'ına kadar riskten korunma önlemi alıyoruz. Ancak daha da önemlisi, 50'den fazla destinasyonun yarısından fazlasında uyguladığımız ek ücret sayesinde fiyatları yüzde 15'ten fazla artırabildik. Bu nedenle, bu etkinin bir kısmını bilet fiyatlarına yansıtabildik. Yıl boyunca marjları sıkıştıracak. Ancak bizim inancımız, bu yüksek jet yakıtı fiyatlarının çok uzun sürmeyeceği yönünde. Yaz ortasından sonra bir yavaşlama görmeye başlayacağız ve jet yakıtının yıl sonuna kadar 1000 doların biraz altında olmasını bekliyoruz. Ancak yine de marjlarımızı etkileyecek” dedi.
‘SADECE KENDİ İŞİMİZİ YAPIYORUZ VE PAZAR BÜYÜYOR’
En büyük avantajlarının Türkiye’nin coğrafi konumu olduğunu ifaden Prof. Dr. Murat Şeker konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Büyüyoruz, ancak kendimizi agresif büyüyenler olarak görmüyoruz. Öncelikle avantajlarımızı çok akıllıca kullanıyoruz. Coğrafi konumumuz. Yeteneklerimizi çok akıllıca kullanıyoruz. İstasyon yöneticilerimiz 300 uluslararası ve 50 yurt içi destinasyonu çok akıllıca yönetiyorlar. Türkler olarak genellikle çok çevik bir halk olarak biliniyoruz. Çok hızlı adapte oluyoruz. İşte bu bizim avantajlarımız. Başka taşıyıcıları piyasadan çıkarmaya çalışmıyoruz. Sadece kendi işimizi yapıyoruz ve pazar büyüyor, biz de bundan faydalanıyoruz.”