AİLE "BEN"İN DEĞİL, "BİZ"İN COĞRAFYASIDIR

Kütahya'da Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği ile KADİM Vakfı iş birliğinde düzenlenen I. Kuvâ-yi Aile Kongresi, "Aileyi İhya Etmek, Geleceği İnşa Etmektir" temasıyla gerçekleştirildi. Kongrede aile kurumunun geleceği, modern dünyanın aile üzerindeki etkileri ve güçlü aile yapısının yeniden tesisi için atılması gereken adımlar ele alındı.

Programda konuşan katılımcılar, aile kurumunun yalnızca bireysel tercihlerden değil; ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik dönüşümlerden de doğrudan etkilendiğine dikkat çekti. Modern hayatın bireyi merkeze alan anlayışının geleneksel aile yapısını zayıflattığı vurgulanırken, "Güçlü Türk Ailesi" vizyonunun yeniden güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

"Aile paylaşmanın ve fedakârlığın adıdır"

Konuşmada, ailede yaşanan çözülmenin yalnızca bireysel sorunlardan ibaret olmadığı belirtilerek, aynı evde yaşayan insanların birbirinden uzaklaşmasının, birlikte vakit geçirme kültürünün zayıflamasının önemli bir toplumsal sorun haline geldiği kaydedildi.

"Aile sadece aynı çatı altında bulunmak değildir. Aile; paylaşmanın, sabrın, fedakârlığın, merhametin ve sorumluluğun adıdır." ifadeleriyle aile kurumunun taşıdığı manevi değerlere vurgu yapıldı.

Ekonomik şartlar evlilik kararlarını etkiliyor

Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, barınma krizi ve istihdam güvencesine ilişkin kaygıların özellikle gençlerin evlilik kararlarını olumsuz etkilediği belirtilen konuşmada, bu sorunların yalnızca bireysel çabalarla çözülemeyeceği ifade edildi.

Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları ve medyanın ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmesi gerektiği vurgulanırken, imece kültürü, komşuluk ilişkileri, akrabalık bağları ve dayanışma ruhunun yeniden güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.

"Aile anlam krizinin de merkezinde"

Konuşmada, aile kurumunun yaşadığı sorunların yalnızca ekonomik olmadığı, aynı zamanda bir "anlam krizi" yaşandığı belirtildi. Modern dünyanın bireye haklarını hatırlatırken sorumluluk bilincini geri plana ittiği ifade edilirken, aile kurumunun fedakârlık, vefa ve sorumluluk üzerine yükseldiği dile getirildi.

İnsanı yalnızca maddi yönüyle ele alan yaklaşımların aile yapısını olumsuz etkilediği belirtilen konuşmada, güçlü ailenin insanın aidiyet duygusunu kazandığı, merhameti ve sevgiyi öğrendiği en temel kurum olduğu ifade edildi.

"Aile, 'ben'in değil, 'biz'in coğrafyasıdır"

Konuşmada, "Aile, 'ben'in değil, 'biz'in coğrafyasıdır" ifadesiyle aile kurumunun toplumsal birlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.

Yaşlıların bereket kaynağı, gençlerin ise geleceğin taşıyıcıları olarak görülmesi gerektiği belirtilirken, köklerle gelecek arasında güçlü bir vefa köprüsü kurulmasının önemine işaret edildi.

Kuvâ-yi Aile Kongreleri Anadolu'ya yayılacak

Kongrenin yalnızca tek seferlik bir organizasyon olmadığı, aileyi yeniden toplumun merkezine taşıyacak uzun soluklu fikrî ve toplumsal bir yürüyüşün başlangıcı olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Kütahya'nın ilk kongreye ev sahipliği yapmasının anlamlı olduğu belirtilirken, önümüzdeki dönemde Anadolu'nun farklı şehirlerinde düzenlenecek Kuvâ-yi Aile Kongreleri ile aileyi, kültürü ve medeniyet değerlerini korumaya yönelik ortak çalışmaların sürdürüleceği kaydedildi.

Programın sonunda organizasyona katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkür edilerek, kongrenin ülke ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulunuldu.