Gelir elde etmek için yaptıklarınız yakışmıyor!
Son yıllarda sosyal medyada başörtülü hanım kardeşlerimizin influencer olarak sesini duyurması, genç kızlarımıza güzel örnekler sunması bakımından sevindirici bir gelişmedir. Tesettürle modern hayatı birleştirme çabası, aile değerlerini, mütevazılığı ve güzel ahlakı anlatma gayretleri. Bunlar ümmet adına hayırlı adımlardır.
Allah razı olsun; birçok kardeşimiz niyetini helal dairesinde tutmaya, takipçilerine faydalı içerikler üretmeye çalışıyor.
Ancak son dönemde dikkat çeken bir husus var ki, kalplerimizi biraz burkuyor. Özellikle yaz aylarında tatil beldelerinde (Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Bodrum, Çeşme, Alaçatı, Antalya sahilleri gibi) yapılan reklam çekimleri… Maalesef bu çekimlerin önemli bir kısmı, alkollü içeceklerin serbestçe servis edildiği, müziğin ve eğlencenin haram dairesinde ilerlediği mekanlarda gerçekleşiyor.
Muhtemelen “marka anlaşması gereği”, “işin doğası” veya ekonomik sebeplerle bu ortamlara yöneliyor. Bunlar anlaşılır insani durumlar. Reklam dünyası rekabetçi, takipçi ve gelir baskısı var. Birçok kardeş samimi niyetle “sadece çekim yapıyorum, kendim içmiyorum” diye düşünüyor. Bu noktada onları yargılamak yerine, merhametle hatırlatmak istiyoruz. O ortamlara insanları teşvik ediyorsunuz ve muhafazakar aileler zor durumlarda kalıyor.
Çünkü başörtümüzün nuru, tesettürümüzün vakarı ile o ortamlara girmek, farkında olmadan genç takipçilerimize yanlış mesaj verebiliyor. “Tesettürlü olmakla birlikte böyle yerlerde de bulunulabiliyor” algısı oluşabiliyor. Oysa Rabbimiz’in “içki meclislerinde oturmayın” ikazını hepimiz biliyoruz. Bir adım, bazen bir sonraki adımı kolaylaştırabiliyor. Alkollü masaların yanı başında, bardakların şıngırtısı eşliğinde poz vermek, o atmosferin parçası olmak… Bu, manevi olarak ağır gelebiliyor.
Yine de bu yazıyı yazarken kardeşlerimize karşı öfke değil, şefkat ve nasihat dili kullanıyoruz. Çünkü çoğu samimi, çoğu tövbe kapısını açık tutuyor. Hata insana mahsus; asıl olan hatayı fark edip düzeltmek, daha hayırlı yollar aramak.
Bizim samimi temennimiz şudur: Başörtülü influencer kardeşlerimiz, marka seçimlerinde daha hassas olsunlar. Aile konseptli, alkolsüz, çocuk dostu oteller ve mekanlar hâlâ var. Oralarda da çok güzel, kaliteli çekimler yapılabilir. Markalara da sesleniyoruz: Müslüman hanımların dini hassasiyetlerini gözetin. Onları haram ortamlara zorlamayın. Helal kazanç kapılarını birlikte genişletelim.
Genç takipçilerimize de bir hatırlatma: Bu tür içerikleri izlerken eleştiri yaparken edep ve hikmetle yaklaşalım. Kardeşlerimizi incitecek üsluptan uzak duralım. Tebliğde asıl olan kalpleri kazanmaktır.