Bakan Fidan: İsrail'in yayılmacılığı artık dünyanın bir güvenlik sorunu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in asli niyetinin insansızlaştırma politikasını olduğunu belirterek, "İsrail'in yayılmacılığı sorunu sadece bölgede değil artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında gündeme ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.
"Küresel diplomasinin nabzı Antalya'da attı"
3 gün boyunca küresel diplomasinin nabzı Antalya'da attı. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ve 50 bakan ağırlandı. 52 oturumda mevcut krizlerin muhasebesini yapma fırsatı bulduk. Dünyanın dört bir yanından gelen liderleri, uzmanları aynı anda dinleme fırsatımız oldu. 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı forumumuza katıldı. Emsalleriyle kıyaslandığı zaman çok büyük bir rakam. Bölgemizde kalıcı barışı tesis edebileceğimiz ortak planlamaları ele aldık, somut adımları değerlendirdik. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde düzenlenen “Filistin İçin Tek Yürek, Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak” başlıklı yüksek seviyeli oturum, forumumuzun en anlamlı buluşmalardan biri oldu.
"Diplomasiyi barışın anahtarı görüyoruz"
6 Müslüman ülkenin bir araya geldiği toplantıda Gazze Barış Planı’nı ele aldık, sürece ilişkin ortak irademizi teyit ettik. Gazze Barış Planının bir uygulama süreci var. Barış Kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirilmeye başlandı. Gazze Soykırımını durdurmaya ve bunu tersine çevirmeye yönelik vizyon bizi nereye getirdi ağırlıklı olarak ele aldık. Diplomasiyi barışın anahtarı görüyoruz. Taraflar arasında arabulucu rolü üstlenmeye devam edeceğiz.
"Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmeleri yakından takip ediyoruz"
Pakistan-Türkiye-Suudi Arabistan-Mısır toplantısının 3'üncüsünü yaptık. Baştan beri 4 ülkenin bütün konuları ele alarak gerçekçi bir şekilde yoluna devam etmesi için istişarelerde bulunduk. Gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda bölgemizde barış ve istikrarı destekleyici adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı olarak tesisine yönelik muhtemel girişimleri ele aldık. Bölgenin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon geliştirmek amacıyla atacakları somut adımları tespit ettik. Somut konuları hayata geçirmek istiyoruz. Bu 4 ülkenin etrafında bir bölge var. Biz "bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, istikrarı nasıl hayata geçiririz" bunların arayışı içindeyiz. Biz, şunu gördük, eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye devam ederse bu bölge, ilanihaye bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek.
Cumhurbaşkanı'mız, Sayın Şahbaz Şerif ve Sayın Şeyh Temim ile de bir araya geldiği zaman tabii ki bölge konularını konuştular. Yine bu vizyonla konuşuldu. Bu vizyon, herkesin sahip çıktığı vizyon. İnşallah bu vizyon etrafında gündemimizi ilerletmeye devam edeceğiz. Hürmüz Boğazı'yla ilgili biliyorsunuz, zihinlerde karışık bir durum var. Zaman zaman tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz, Deniz Kuvvetlerimiz üzerinden. Gelişmeler oldukça kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz.
"Türkiye, ateşkesin uzatılması için diplomasi trafiğini sürdürüyor"
Ateşkes süresinin uzatılması gerekiyor. ABD ile İran'ın iki haftada sorunları çözmesi kolay değil. Türkiye, ABD ile İran arasındaki ateşkesin uzatılması için diplomasi trafiğini sürdürüyor.
"Lübnan savaşın acımasız pençesine kurban gidiyor"
Maalesef Lübnan bir kez daha savaşın acımasız pençesine kurban gidiyor. Kendi içinde zaten etnik ve mezhebi, dini parçalanmışlığın içerisinde boğuşurken diğer taraftan son aylarda İsrail işgaliyle karşı karşıya kalması ve bu işgal neticesinde 1 milyondan fazla insanın evinden olması ve yetmiyormuş gibi, İsrail'in tekrar tekrar yaptığı ilanlarla, Gazze'de uyguladığı bölge uygulamalarını, işgal politikalarını burada da uygulamaya başladığını görüyoruz. Burada hem bölge kamuoyu hem dünya kamuoyu oldukça endişeli durumda. Sadece insani gerekçelerle değil, bölge istikrarını çok ciddi etkileyecek bir işgaldir bu.
"İslam karşıtı ittifakı görmezlikten gelemeyiz"
İsrail, İslam karşıtı ittifak kurdu. İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan ile ittifak halinde. Somut askeri yapılanmalar var, bunu görmemezlikten gelemeyiz. Avrupa'da Yunanistan dışında böyle bir iş birliği imzalayan ülke yok. Türkiye, gereksiz gibi bir endişe üretiyor demek de doğru değil. Türkiye, kendisini koruyacak güçtedir. Askeri ittifaka endişeyle bakan başka ülkeler de var.
"İsrail'in yayılmacılığı sorunu artık dünyanın bir güvenlik sorunu"
Biz uluslararası toplum Gazze Barış Planı'nın uygulanması için yoğun çaba içindeyiz. İsrail'in asli niyeti olan Gazze'yi insanları öldürerek ya sürerek insansızlaştırma politikasını herkes biliyor. Gereken adımları atma yönünde çok ciddi çaba ortaya koyuyoruz. İsrail'in yayılmacılığı sorunu sadece bölgede değil artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle nasıl uluslararası tarafından durulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir. Bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyorlar. İsrail'in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil, sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen bir irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda.
Somali'de devam eden terörle mücadele sürecinde Türkiye'nin desteği var. Aynı şekilde Nijerya'da bu konuda ortaya koyduğumuz bir işbirliği var. Bunu daha da ilerleteceğiz. Ülkenin istikrarı için bu gerekli. Diğer taraftan çatışmaların çözümlenmesiyle ilgili Somali ve Etiyopya arasında yaptığımız arabuluculuk Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde bu fevkalade önemliydi. Aynı şekilde Libya'daki şu anda devam eden ülkenin bütünleşmesi çabalarına Türkiye'nin desteği tam. Sudan'daki devam eden iç savaşın durdurulması için elimizden geleni yapma gayreti içerisindeyiz. Ruanda ve Kongo arasındaki sorunlarla ilgili de yakından gözlemlerimiz devam ediyor. Şu anda zikretmek istemediğim birkaç tane çatışma konusu var, ihtilaf konusu var bölge ülkeleri arasında hassas. Onlara da yakından bakmaya devam ediyoruz.
"Savaş ülkelere telafi edilemez bir sıkıntı getirmiş durumda"
Müzakerelerin devam etmesini bütün dünya kamuoyu istiyor. Bu konuda çok ciddi bir irade ve baskı var. Enerji güvenliğine olumsuz etkisi ortada. Kimse savaşın devam etmesini istemiyor. Bu savaş birçok ülkenin bütçesinde öngörülemez, telafi edilemez bir sıkıntı getirmiş durumda. Ben buradan ateşkes sürecinin uzatılacağını düşünüyorum.
Antalya Diplomasi Forumu'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in birlikte çektirdiği fotoğraf, aslında kardeşlerin dayanışmasının bir mesajı. Biliyorsunuz hem üç lider gerçekten yani kardeşten öte birbirlerini seviyorlar. Kader birlikteliği etmiş ve bunu defaatle ispat etmiş durumdalar. Ve aynı zamanda temsil ettikleri devletlerin, milletlerin de hissiyatını yansıtıyorlar.
"(Suriye son krizde) Hiçbir çatışmanın tarafında yer almadı"
Suriye, dikkat ederseniz şu son krizde, birkaç ay içerisinde istikrar ve sükunet içerisinde kalan ender ülkelerden biri oldu. Hiçbir çatışmanın tarafında yer almadı, hiçbir ülkeye tehdit olmadı. Sadece kendi yaralarını sarma, halkın ihtiyacını giderme konusundaki çabalarını artırma gayreti gösterdi. Biz hem Suriye'nin hem bölgenin menfaatinin açıkçası bu stratejinin devam ettirilmesinde görüyoruz. Bu istikrara, barışa, kalkınmaya yol açan bir strateji. Onun için Sayın (Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed) Şara'nın yönetiminde ortaya konan uygulamaların hem barışa hem kalkınmaya hizmet ediyor olması bölge güvenliği açısından da fevkalade önemli.