Cumhurbaşkanı Erdoğan: 5G ile üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tablet ekranından butona basmasıyla Türkiye'de 5G teknolojisine geçildi. Erdoğan, düzenlenen törende, "Akıllı sensörler, robotik sistemler ve üretim hatlarının gerçek zamanlı verilerle yönetildiği, üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni'nde konuştu.
"5G geniş bir alanda yepyeni bir sayfa açacak"
5G'nin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye'nin rekabet gücünü artıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğini yükseltecek, dijital bağımsızlığını daha da perçinleyecek 5G teknolojisinin hazırlık çalışmalarından test ve kurulum süreçlerine emeği geçen tüm kurumları, şirketleri, mühendis ve sektör çalışanlarını tebrik ediyorum.
"Son dönemde yaşanan çatışmalar siber güvenliğin önemini bir kez daha gösterdi"
Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde, teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler, klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız siber güvenlik tedbirlerini ve teknolojilerinizi geliştirmek zorundasınız. Son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere çatışmalar siber güvenliğin önemini bir kez daha göstermiştir. Veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık ve dijital egemenlik birbirinin tamamlayıcısıdır. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde siber vatanınızı, verilerinizi koruyamıyorsanız egemenliğinizde çok ciddi zaafiyet var demektir.
"Ülkemizi parmakla gösterilen seviyelere çıkarttık"
Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü, sadece toprağı kontrol edenler değil, bununla birlikte veriyi yönetenler olacaktır. Bu bakımdan 5G'nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zeka ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve milli güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır. Biz de bugün attığımız tarihi adıma, diğer hususlar yanında elbette dijital egemenlik zaviyesinden de bakıyoruz. Nitekim son 23 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir şekilde hazırladık. Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. 2002'de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu, 2025'in üçüncü çeyreği itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık. Aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresi ile Avrupa'da birinci sıradayız.
"Devlet kurumlarına ait verilerin güvenliğini güçlendirmek için ilave tedbirler alacağız"
Geçtiğimiz sene kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığımız, haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, biz siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak bakıyoruz. Yabancı menşeili anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının, özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor. Biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait verilerin güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız.
"Kendi yazılımlarımızla, kendi mühendislerimizle kutup yıldızı gibi parlıyoruz"
Geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen, yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye vardı. Başörtüsü, saç-sakal, kılık-kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan, dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı. Yıllarca Türkiye'nin belli alanlarda geri kalmışlığını milletimizin giydiği kıyafete bağladılar. Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak bu kötü gidişe, bu atalete, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. 'Biz yapamayız, biz beceremeyiz' diyen özgüven yoksunlarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik. Çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz. İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı 2024'te uzaya fırlattık, 2025'te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. Savunma sanayii başta olmak üzere tüm sektörlerde çağa yön çiziyor, yön tayin ediyoruz. Kendi yazılımlarımızla, kendi mühendislerimizle kutup yıldızı gibi parlıyoruz. TEKNOFEST gençliği dünyaya rol model oluyor. Önümüze konulan bentleri yıkarak gümbür gümbür geliyor yeni Türkiye'yi hep birlikte inşa ediyoruz.
"5G teknolojimizle başarımızın haklı gururunu yaşıyoruz"
5G teknolojimizle başarımızın haklı gururunu yaşıyoruz. 5G'nin hazırlıklarını 2016'da başlattık, 2018'de ilk testlerimizi yaptık, 2019'dan sonra da Gazi Meclisi'mizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarımızda pilot uygulama olarak kullanıma açtık. Yaygın kapsama hedefi ile kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar ülkemizin dört bir yanını 5G ile donattık. Başlangıçta 81 il merkezimizde devreye alacağımız 5G'yi 2 yıl içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. 5G ile iletişim hızımız 10 kat artacak. Daha önce binlerle ifade edilen bağlantı kapasitesi milyonlarca cihaza erişiyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmayıp şekil değiştirdiği bir kapıyı aralıyoruz. Sanal ağlar kurulabilecek. Böylece sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebilecek. İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranında yerli malı, belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek.
"İletişim hızımız 10 kat artıyor"
Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı, yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G, saniyede iki gigabyte veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor, yani iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4,5 veya 4G'de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi, 5G ile bir milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eş zamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor. Nesnelerin internetini çok daha verimli ve süratli hale getirecek bu sistemle kilometrekare başına milyonlarca cihaz aynı anda kesintisiz ve güvenli biçimde birbiriyle irtibat kurabilecek.
5G'yi diğerlerinden ayıran bir diğer önemli ayrıntı da bulut tabanlı ve yazılım odaklı çekirdek mimarisidir. Bu özellik şebekeyi daha esnek, daha akıllı ve ihtiyaca göre şekillenebilen bir yapıya kavuşturuyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmadığı, aynı zamanda bütünüyle şekil değiştirdiği bir dönemin kapılarını aralıyoruz.
Kurumlar, kendi yerleşkeleri veya tesisleri içinde kendilerine özel, güvenli ve düşük gecikmeli şebekeler kullanabilecek. Verinin merkeze gitmeden, kaynağa en yakın noktada işlenmesi mümkün olacağı için karar alma ve tepki verme süreleri ciddi şekilde kısalacak. Diğer taraftan mobil iletişimde ve dijital hizmetlerde bekleme süreleri azalırken, gigabyte hızları artacak, evde, işte veya hareket halindeyken daha güçlü ve kesintisiz bir bağlantı standardı oluşacak.