"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının sekizinci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları da duruşmaya geldi.

Bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların birinci derece yakınlarından birer kişi de izleyici olarak duruşma salonuna alındı.

Duruşmaya, 18 Mart Çarşamba günü savunma yapmaya başlayan İBB iştiraklerinden Ağaç AŞ Genel Müdürü, tutuklu sanık Ali Sukas'ın savunmasıyla devam edildi.

Üzerine atılı iddiaları reddeden Sukas, suçlamaların iftira olduğunu öne sürdü.

Sukas, tutuksuz sanıklardan Fikret Baydemir'in AĞAÇ AŞ'den alacaklarını almak için kendisine komisyon verdiğine dair iddiasına ilişkin, Baydemir'le yılda birkaç kez toplu ziyaretlerde karşılaştığını, onunla hukukunun bulunmadığını savundu.

Baydemir'in ifadesinin çelişkili olduğunu dile getiren Sukas, komisyon aldığı iddiasını ise reddetti.

Ali Sukas, tutuksuz sanıklardan Ahmet Sari'nin, "Sukas'ın eşinin 2023'teki milletvekilliği adaylığı döneminde seçim çalışmaları için otobüs gönderilmesini talep ettiğine" ilişkin iddiasıyla ilgili şunları söyledi:

"Bu konuyu bütün samimiyetimle ifade edeceğim. Çünkü ailem, eşim... Bu konuda çünkü çok saldırıldı. Eşim seçim zamanı başka bir partideydi. Son anda CHP'den aday olmak durumunda kaldı. Adaylığı geç açıklandığı için hazırlık yapmamıştık. Ahmet Sari'dan otobüs talep etmedim, bunu yanlış ifade etmiş. Vicdanen rahatım. Adaylık açıklandıktan sonra piyasadan araştırdım. Geç kalmıştık. Piyasada araç bulamayınca ondan yardım istedim, 'Bizde yok, bulabilir miyiz bakalım?' dedi. Bir hafta sonra o aradı ya da ben aradım, '8-10 tane bulduk.' dedi. Ondan sonra fiyatını konuştuk. Seçime bir aylık süre vardı. Şoförü, yakıtı yok. 180-200 bin gibi bir kira bedeli vardı."

Araç kiralama konusunda mutabık kalıp, birkaç gün sonra Sari'dan hesap numarası istediğini, bu kişinin kendisine, "Hallederiz, telaşın var" dediğini anlatan Sukas, "Ben 4-5 kez tekrar ettim. Seçimden sonra araçları teslim ettiğimizde de hesap numarası istedim. 'Biz onu hallettik. Bacımıza bir desteğimiz olsun, zaten seçilemedi. Çok yıprandınız' dedi. Aramızda bu kadar açık, samimi bir hukuk var. Ahmet Sari gelip burada gözümün içine bakarak, 'AĞAÇ AŞ'den alacaklarımı alamıyordum, onun için vermek zorunda kaldım' derse benim boynum kıldan ince. Biz, konuşmuş olmamıza rağmen borcumuzu ödeyemedik. Bunu da açıkça söylüyorum." diye konuştu.

"Öncelikle tahliyemi, ardından beraatimi talep ederim"

Suç örgütüne üyelik iddiasını kabul etmeyen Sukas, şunları beyan etti:

"Böyle bir örgütün varlığını da kabul etmiyorum. İddialar gerçek dışıdır ve bazı kişilerin tarafıma yönelttiği iftiradır. Ekrem İmamoğlu'yla hiyerarşik ilişkim söz konusu değildir. Bir çıkar örgütüne adanmışlık gösterdiğim iddiası söz konusu değildir. Dosyada suçlandığım eylemlerde tek bir para transferi yoktur. Beraat edeceğime inancım tam. Biz, bu iddianamede tarif edilen suç örgütünden haberdar değiliz. Varlığı iddia edilen suç örgütü içinde herhangi bir eylemde bulunmadık. Savcılık tarafından isnat edilen suçlamalara ilişkin yargılamadan beraat edeceğime inancım tam. Öncelikle tahliyemi, ardından beraatimi talep ederim."

Savunmanın tamamlanmasının ardından duruşmaya öğle arası verildi.

Duruşmanın öğleden sonraki oturumu Sukas'a yönelik çapraz sorguyla başlayacak.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.