Devlet Bahçeli: Türkiye, 2053’te süper güce ulaşacak
MHP'ni kuruluşun 57. yıldönümü nedeniyle düzenlenen programa katılan Devlet Bahçeli, burada yaptığı açıklamada İstanbul'un fethinin 600. yıl dönümü olan 2053’te Türkiye'nin süper güce ulaşacağını söyledi.
Milliyetçi Hareket Partisi, kuruluşunun 57. yılını kutluyor.
Bu kapsamda "Şanla şerefle 57. yıl" temasıyla düzenlenen program Ankara'da ATO Congresium'da gerçekleştirildi.
"TÜRKİYE 2053'TE SÜPER GÜÇ OLACAK"
Bahçeli burada yaptığı açıklamada "İstanbul'un fethinin 600. yıl dönümü olan 2053’te, süper güç Türkiye’ye ulaşılacak.
Türk milleti 2071'de cihan ve uzay hakimiyeti mefkuresini Allah'ın izniyle başaracaktır." dedi.
Konuşmasında partinin tarihinin yanısıra gündeme ilişkin konular hakkında da konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, programda yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"57 YILI GERİDE BIRAKTIK"
Türk milleti sevdalısı değerli ülküdaşlarım, saygıdeğer hanımefendiler ve beyefendiler, asaletin, cesaretin ve dirayetin sembolü sevgili bozkurtlar, asenalar, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57 yıllık şanı ve şerefiyle, 57 yıllık ilkesi ve ahlakıyla, 57 yıllık inancı ve yetenekleriyle, 57 yıllık hayali ve hedefleriyle tek yürek olmuş, kenetlenmiş bir hâlin aydınlığında bekliyor, hepinizi kemal-i hürmet ve sevgiyle selamlıyorum.
Ekranların başında bizleri izleyen aziz milletimizin her güzel insanına, gönül ve kültür coğrafyalarımızda hayat mücadelesi veren her kardeşimize en halisane duygularımla birlikte saygı ve sevgilerimi sunuyor, esenlikler diliyorum, şanla ve şerefle icra edilen 57. Yıl programımızın düzenlenmesinde emeği geçen her arkadaşıma, her kardeşime teşekkür ediyor, hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR
Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisinin 57. kuruluş yıl dönümü münasebetiyle göndermiş olduğu, Türk bayrağı motifinde hazırlanmış, 57. yıla ithafen 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğinden dolayı zatı devletlerine teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.
Allah’tan niyaz ediyorum ki davamızı ve dava arkadaşlarımızı gördüklerinden geri koymasın, milliyetçi ülkücü hareketi mahcup ettirmesin, mağlubiyetlerin kumdağına düşürmesin. Bağımsız vicdanımızla barışsever zihniyetimizle Türk Tarih ve Kültürüne muazzam bağlılığımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık.
"BU ÜLKEYİ KARŞILIKSIZ SEVDİK"
Milli birlik ve kardeşliğimizin testini hiç kırdırmadık. Kara sevdalısı olduğumuz milletimize hizmet ederken karşılık beklemedik. Bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Her insanı Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Her şeyin bir vakti vardır dedik. Bazen yalnız kaldık aldırmadık. Zor ve çetin yıllarda ayazı yedik.
Zulme, zillete yenilmedik. Pusulara, tuzaklara, oyunlara asla pes etmedik, tamam demedik. Dün neysek bugün de oyuz. duruşumuzda değişiklik görülmedi. Adil olmak için adaleti sevmek nasıl yetmezse, ülkücü olmak için de sadece milleti seviyormuş gibi görünmek yetmeyecektir.
Dün neysek bugün oyuz. Biz Türk Milletine mensubiyet onurunu damarlarındaki asil kanla taşıyan milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Milliyetçi Ülkücü olmak için de milleti seviyormuş gibi görünmek yetmeyecektir.
"MİLLİYETÇİLİK İHTİYAÇ OLDUĞUNDA ÖLÜM KARŞISINDA İMTİHAN OLMAKTIR"
Milliyetçilik ihtiyaç olduğunda ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tüfekli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları ve kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır.Davasını namus bilen inanmış yürekler buradadır.
Giden gitmiş, satan satmış, dönen dönmüş, çürük cevher ayıklanmıştır, kabuk gitse de işte öz buradadır. Davasını namus bilen inanmış yürekler buradadır, serden geçenler buradadır, Çankaya yokuşunda bağlanan, Asya’nın bozkurtları Marşını kalpten söyleyenler buradadır.
Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın ya da inkârın pençesine düştükleri maalesef açıktır. Biz ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türkistan ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmelere soruyoruz: Peki siz kimsiniz? Liberal deseniz değilsiniz, muhafazakâr deseniz değilsiniz, demokrat deseniz yine değilsiniz, olsa olsa siz tam bir siyasi dümencisiniz.
"BUGÜNKÜ NÖBETÇİLER MHP VE CUMHUR İTTİFAKI'DIR"
57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmıştır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle, sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir.
Merhum Hüseyin Nihal Atsız bize şöyle seslenmiştir: “Türk tarihi iki yanı kahramanlık, şan ve ahlak heykelleriyle süslü uzun ve ulu bir yoldur; bu yolun her adımında Türk’ün göğsünü kabartacak, başını dikleştirecek ve üstünlüğünü belirtecek bir kahraman, Türklük için nöbet beklemektedir.” Bugün nöbet bizdedir; bugünkü nöbetçiler, felaketler karşısında celadet anıtı gibi yükselen milliyetçi-ülkücü harekettir, Cumhur İttifakı’dır.
Bilinmesini özellikle temenni ediyorum ki Türkiye sadece bir coğrafi bölgenin ve toprak parçasının adı değildir, bir Türkiye Cumhuriyeti varsa bir de Türk Milleti vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi Türk Milleti’dir. Türk Milleti doğudan batıya, kuzeyden güneye muazzez ve muazzam bir ailenin beşerî timsalidir.
"MİLLETİMİZİN VATANI, VİCDANI, DİNİ VE ANISI BİRDİR"
Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin gelecek ümidi, geleceğin mimarı Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bu tarihî ittifak, ahlak ve ruhuyla Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı adım adım, aşama aşama inşa ederken barışın, huzurun, refahın, özgürlüğün, insan haklarının, demokrasinin, birlik ve dayanışmanın hâkim ve hâfî olması esas gayemizdir. Terörsüz Türkiye’nin tesis ve tezahürü ise bu gayenin taçlanmasıdır.
Aziz dava arkadaşlarım, saygıdeğer hanımefendiler ve beyefendiler, merhum düşünürümüz Cihangir Alp’e göre bütün ilerlemenin kaynağı, millî bağımsızlığın çıkış yeri ve dayanak noktası millî vicdandır. Bu nedenle millî vicdanı uyandırmaya ve kuvvetlendirmeye ihtiyaç vardır.Bugün yaptığımız veya yapmayı amaçladığımız da budur; millet, aynı kültürde ortak olan fertlerin genel görüşü olduğuna göre iftihar ettiğimiz milletimizin vicdanı birdir, dini birdir, vatanı birdir, anısı birdir.
"MİLLİ BİRLİK MİLLİ DAYANIŞMA İLE MÜMKÜN OLACAKTIR"
Millî dayanışmayı güçlendirmek için vatan ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur meslekî ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce iş bölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, millî birlik ve bağımsızlık ancak millî dayanışmayla var olacaktır.
Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanması, millî dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacak, bundan sonra da terörsüz bölge hedefine vasıl olmak mümkün olacaktır çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil, dünyanın ağırlık merkezidir, bütün gelişmelerin istikameti ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir.
Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle tesis edilmiş bir Türkiye, dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye’yi ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarırsanız geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşerî ve medenî değerlerini kaybetmiş bir gezegen kalacaktır.
"KAN BAĞINA DAYALI MİLLİYETÇİLİK TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ANLAYAŞINA KARŞIDIR"
Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedî vatanında millî varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak adı, kuruluş ilkeleri ve millî kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasî ve hukukî esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır.
Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır, bunu arayanlar Avrupa’ya ya da içimizdeki taşeron uzantılara bakmalıdır.Türk milliyetçiliği, Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi bir, eşit ve kardeş gören, her türlü ayrımcılığı ve dışlamayı reddeden, birleştirici, toparlayıcı ve bütünleştirici bir fikriyattır.
Türk milliyetçileri, aziz vatanlarının ve Türk milletinin huzuruna, kardeşliğine ve birliğine sahip çıkmaya, Türkiye’nin bir kardeş kavgasına sürüklenmesini önlemeye her zaman olduğu gibi yine kararlıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin millî birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel varsa buna da gönül rahatlığıyla hazırdır.
"KURULUŞ İLKELERİNİ TARTIŞMAYA AÇMAK VATANA İHANETTİR"
57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum: Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eşdeğerdir ve bunun adı ihanettir.
Türkiye’nin millî değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegâne siyasî irade Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Düne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır, haklılığımız millî vicdanda tescillidir.
Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ile yüksek sorumluluk ve sağduyu anlayışı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın millî ve manevî değerlerin odağı ve millî çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir.
"MHP TOPLUMSAL SİYASETİN MERKEZİ OLDUĞUNU İSPAT ETMİŞTİR"
Şu hususu özellikle ifade etmeliyim ki terörsüz Türkiye hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasî eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir.
Birilerinin merkez olma iddiaları boşa düşmüş, onların bize benzeme çabaları beyhude bir didinmeden ibaret kalmıştır, kopya hiçbir zaman aslın önüne geçemeyecektir. Aramızdayken duydukları veya öğrendikleri yarım yamalak bilgilerle gittikleri yeni yerlerde toplumsal merkez iddiasında bulunanların fikrî ve siyasî müktesebatları bu nafile iddialara kefil olacak düzeyde değildir.
Dikkat buyurunuz, son yıllarda yaşanan gelişmeler milletin siyaset algısını merkeze, yani millete doğru taşımaktadır ki doğru ve doğal olan da budur çünkü bir milletin ilahî ve manevî değerler manzumesini kabullenmek ve savunmak, toplumsal merkezi siyasette ifade etmek demektir.
"MİLLİYETÇİLİK SİYASETİ ÜLKEMİZİN TEMEL DİNAMİĞİNİ OLUŞTURACAKTIR"
Toplumsal merkezin siyasî izdüşümü ise siyasî merkezdir ve bu merkez Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’dır. Merkez kavramı, genel politik kanaatin kabul ettiği üzere her eğilimin temsil edildiği fikirler koalisyonu demektir.
Milliyetçilik bir değer, merkez değer olarak nasıl Atatürk döneminde devletimizin ve milletimizin gelişmesinde belirleyici olmuşsa, çağı kavrayan Milliyetçi Hareket Partisi’nin milliyetçilik siyaseti de yine ülkemizin temel dinamiğini oluşturacaktır.