BIST3.020,46%0,01
USD18.1093%0.28
EURO18,2143%-0.31
ALTIN1.019,17%-0.23

Afet geliyorum der mi?

Prof. Dr. MEHMET FATİH ALTAN

Abone OlGoogle News
26 Temmuz 2022 23:07

Şehirlerimiz afetlere ne kadar hazır?

Sel, heyelan gibi afetlere tedbir alınabilir mi?

Ülkemiz son zamanlarda daha önce görülmemiş sel felaketleriyle karşılaştı. Yıkıcı etkinin ve can kayıplarımızın artmasında yağışların şiddeti ve aşırı yağışların sıklığının artması dikkatleri çekiyor. Dünyada yıllık ortalama heyelan maliyeti 30-40 milyar dolara, can kayıpları ise binlere ulaşmış durumda.

Orman alanlarının azalması, uygun olmayan arazilere uygun olmayan binaların yapılmaya çalışılması, bitişik nizam yapılaşmada şev stabilite kontrolü yapılmaması gibi nedenler ile şehirlerde heyelan tehlikesi artış gösteriyor.

İstanbul Arel Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih ALTAN, İstanbul Aydın Üniversitesi SEM öğretim görevlisi Hüseyin ÖZDEMİR ve Dr. Öğretim Üyesi Halil Karaoğlan şehirlerimizde var olan heyelan tehlikesine dikkatleri çekti.

Prof. Dr. Altan; ‘Heyelan belirtilerini sıradan vatandaşlar bazı hususlara dikkat ederek anlayabilirler. Böylece içinde bulundukları yapı için tehdidi görüp çözüm aşamasına geçebilirler. Dikkat edilmesi gereken hususlar ise;

Arazide daha önce olmayan su sızıntılarının oluşması

Arazide veya yollarda çatlakların, yarıkların veya açılmaların oluşması

Dalgalı ve kesikli topoğrafya

Bina temelleri altında çatlama bina döşemelerinde ve duvarlarda sürekli genişleyen çatlakların oluşması

Yeraltı su borularında kırılma ve çatlakların oluşması

Telefon direklerinde, çitlerde ve ağaçlarda yamaç aşağı eğilme gözlemlenmesi

Tel veya ahşap çitlerde yer değiştirmelerin görülmesi

Daha önce o bölgede heyelan meydana gelmiş olması

Zeminin merdiven basamağı şekli alması

Yer yer kabarmış zemin

şekilde kendini gösterir.’ dedi.

Dr. Öğretim Üyesi Karaoğlan; ‘Heyelan riski tespit edildiği noktada yetkili kurumlarca teknik raporlar düzenlenir. Bu raporlar ışığında problemin neden kaynaklandığı ve çözüm yolları belirlenerek uygun görülen destek vasıtalarıyla önlem alınır. Bunlar;

İstinat duvarları

Ankrajlı sistemler

Zemin çivisi

Enjeksiyon

Kafes duvarlar

Pasif kazık ve kesonlar

Donatılı zemin sistemleri

Betonarme perde veya payandalar

Düşme kontrolü için yamaç yüzünde ağ

Blok düşmeleri/yuvarlanmalarına karşı hendek, çit ve duvarlar

Aşınmayı önlemek için kaplama elemanları

olarak karşımıza çıkar.’ diyerek sözlerini tamamladı.

Öğretim görevlisi Özdemir; ‘ Yeryüzünün dalgalı yapısı nedeniyle düzenli olarak heyelanlar oluşmaktadır. Metropollerdeki nüfus artışına paralel olarak güvenli yerleşim alanlarının azalmasıyla hemen hemen her tür zemin üzerinde inşaat yapmak bir ihtiyaç haline gelmiştir. Özellikle İstanbul’un batısında yer alan yamaçlarda heyelan potansiyeli yüksektir.’ diyerek dikkatleri İstanbul başta olmak üzere tüm büyükşehirlere çekti.

‘İstanbul’da heyelan tehlikesi olan bazı bölgeleri belirtmek gerekirse

Büyükçekmece-Beylikdüzü-Avcılar kıyı şeridi

Büyükçekmece ve Küçükçekmece gölü kıyısı

Avcılar’da ilçesinde özellikle Ambarlı mevkii

Esenyurt yerleşim bölgesi

Esenler-Güngören-Bahçelievler-Bağcılar’da derin kazılar

için heyelan riski analiz edilmelidir. Şev analizleri bakımından çok kritik üç soru vardır.

1. Bölgede daha önce heyelan gözlenmiş mi?

2. Yeraltı su seviyesi hangi derinliktedir ve mevsimsel değişimi nedir?

3. Yapı alanı deprem bölgesinde midir?

Bu sorulara cevap ararsak, tüm heyelan tespit ve çözüm yollarına uyarsak vatandaşlarımız huzurla yaşamlarına devam edecektir.’ diyerek sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. MEHMET FATİH ALTAN

Akit TV köşe yazarı