BIST89.981%2.18
USD6.5668%0.12
EURO7,2116%-0.50
ALTIN340,86%-0.71
Akit HaberYazarlarMehmet KoçakHain Hasan Tahsin Paşa’nın izini süren bir Akıncı…

Hain Hasan Tahsin Paşa’nın izini süren bir Akıncı…

Mehmet Koçak

24 Şubat 2020 14:07

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı küstah sözleriyle gündemde.

İngiliz The Guardian gazetesine vermiş olduğu röportajda, Rum Kesimi’nin sözcüsü gibi “Güney Kıbrıs ile anlaşma sağlanamadığı takdirde Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye tarafından yutulacağı” yorumunda bulundu.

Onun politik üslup, tavır ve duruşu sadece Türk siyasilerinin değil, aynı zamanda halklarımızın tepkisini çekti ve de çekmeye devam ediyor.

Bağlı olduğu Batılı emperyalist güç odaklarını memnun etme adına zaman zaman Türkiye karşıtı açıklamalarıyla dikkat çeken Akıncı, son zamanlarda küstahlıkta sınır tanımıyor.

Türkiye, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini Rumlara karşı savunurken, “Hatay gibi bağlanmasına kadar gidecek. Türkiye KKTC’yi yutmak istiyor” gibi küstah sözleri sarf etmekten çekinmedi.

Bu açıklamalar, asla “yanlışlıkla” veya“sehven” denilecek cinsten açıklamalar değil, özenle ve de çok bilinçli bir şekilde yapılan açıklamalardır.

Yani düpedüz ihanet söz konusudur.

Son zamanlarda takındığı siyasi tavır ve kurduğu cümleler ile yaptığı küstah açıklamalarının yanında Rum kesimindeki siyasiler ve basını tarafından desteklenmesi, onun bir işbirlikçi olduğunun ispatıdır.

Dışişleri Bakanımız Sn.Mevlüt Çavuşoğlu, Mustafa Akıncı için “Ben böylesine dürüst olmayan bir siyasetçiyle ne Türkiye’de ne de başka bir yerde çalışmadım. Bunları önümüzdeki günlerde de açıklayacağım” diyerek onun ihanetlerini çok önceden bildiğine işaret ediyor.

HASAN TAHSİN PAŞA’DAN MUSTAFA AKINCI’YA

Her ülkede vatan severler, milli ve yerli siyasiler olduğu gibi, dış güçlerin işbirlikçisi hainler, tarih boyu olmuştur, bugün de var olmaya devam ediyor.

Öyle anlar olur ki, maske düşer ve gerçekler ortaya çıkar.

Mustafa Akıncı, bana tarihteki Hasan Tahsin Paşa’nın ihanetini hatırlattı.

Bir hatırlatma:

Selanik, Tesalya’yı savunmakla görevli 8. Mürettep Kolordu Komutanı Hasan Tahsin Paşa büyük rüşvet karşılığı 9 Kasım 1912 tarihinde tek bir kurşun atılmadan 26,000 kişilik Osmanlı ordusunu, tüm silahlarıyla birlikte Yunanlara teslim eden bir haindi.

Hasan Tahsin Paşa ve kendisi gibi Osmanlı ordusunda bir subay olan yaveri oğlu Ressam Kenan Mesare, İstanbul’a dönmediler.

Başkentteki Divan-ı Harp (Askeri Mahkeme) tarafından ölüm cezasına çarptırılmışlardı.

Hasan Tahsin Paşa 6 yıl sonra yani 1918’de İsviçre’nin Lozan kasabasında 73 yaşındayken öldü.

1937 yılında da mezarı Selanik’e taşındı.

Savaş esnasında emir subaylığını yapan oğlu Kenan Mesare (1889-1965) Yunan vatandaşı oldu.

Arnavut asıllı olan Hasan Tahsin Paşa Selanik’in 20 km kadar kuzeyindeki Balkan Harbi Müzesi’nin bahçesinde Yunan tarzı bir mermer mezarda gömülüdür ve oğlunun mezarı da oradadır.

Yunanlılar her ikisini “milli kahramanlar” olarak anar.

YAKIN TARİHİN HAİNLERİ

Bosna Hersek’te bir yandan Sırp Çetnikler, diğer yandan Hırvat Ustaşalar, Müslüman Boşnakları yok etme saldırılarını başlatmıştı.

Müslüman Boşnaklara ait tüm yerleşim yerlerini yakıp yıkıyor ve Soykırım tüm Bosna genelinde devam ediyordu.

Sahipsiz ve silahsız Boşnak halkı, teslim olmamış ve tüm kayıplara rağmen efsane liderleri Aliya İzzetbegoviç’in çağrısına uyarak ülkelerini savunurken, önemli bir Boşnak siyasetçi olan Fikret Abdiç’in hain olduğundan habersizdi.

Halbuki Müslüman Boşnaklar, kendilerinden biri olarak görüp destek verdiği Fikret Abdiç’e efsane lider ve Bosna Hersek devletinin kurucu CumhurbaşkanıAliya İzzetbegoviç de güven duyup yardımcısı olarak görevlendirmişti.

Fikret Abdiç, en zor günde halkına ve liderine ihanet eden oldu.

Niyeti, kendinin haberdar olmadığı görüntüsü içindeAliya İzzetbegoviç’i birsuikast sonucu öldürtüp Cumhurbaşkanlığı makamına oturmak olduğu çok sonra anlaşıldı.

Bunu başaramayınca Sırp ve Hırvat siyasi ve askeri yetkililerle de gizli görüşmeler sonrası Bosna’nın Bihac bölgesini kendine bağlı bir eyalet ilan etti.

Emrindeki bir kesim Boşnak ile paralı asker olarak yanına aldığıSırp ve Hırvatlardan oluşan küçük bir silahlı güçleBosna Ordusuna ve halkına savaş ilan etti.

Aliya İzzetbegoviç’in dirayetle siyasi tavrı ve Bosna Ordusu (Armeya BİH) 5. Kolordusu tarafından bu isyan bastırıldı, hain Fikret Abdiç ise Hırvatistan’a kaçtı.

Yakın tarihteki diğer bir örnek ise F. Gülen ihanetidir.

Aynı şekilde, bizden sanıp destek verdiğimiz FETÖ elebaşı hain F. Gülen’e Türkiye’nin Fikret Abdiç’i benzetmesi yapılır.

ABD’yi sığınma limanı seçen, asrın en büyük Lawrence’si olarak da tanınan F.Gülen, ABD ve Batılı emperyalist güç odaklarının desteğiyle seçilmiş iktidarı silah zoruyla devirip ülke yönetimine el koymaya kalkışmıştı.

Başkan Erdoğan’ın çağrısına uyan halkımızın milli bir ruh ile başlattığı direnişle ihanet bastırıldı.

Kısacası; F. Gülen, 254 vatandaşımızın şehit olduğu ve 2500 kişinin yaralandığı o kalkışmanın baş sorumlusu bir hain olarak tarihe geçti.

Tarihte Hasan Tahsin Paşa, yakın tarihte, Bosna’da Fikret Abdiç, Türkiye’de F. Gülen.

Bugün ise o hainlerin izini süren KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı…

Akit TV köşe yazarı