BIST2.540,73%-0,52
USD16.5422%-2.27
EURO17,4982%-1.93
ALTIN971,27%-2.10

EYT, emeklilikte yaşa takılanlar

Hacı Yakışıklı

Abone OlGoogle News
13 Haziran 2022 08:57

Emeklilikte yaşa takılanlar, kısaca EYT’liler! “Konu nedir, neler yapılıyor, ne yapılmalı?” diye yazacağım, haklı talepler var; ama öncesinde biraz dertleşelim!

Bazı kardeşlerim yanıma gelip; “Ben EYT’liyim” diyor. Böyle bir aidiyet mi olur? İnsan kendini böyle mi tanımlar? Ama neylersin, algı ve olgu bir defa yerleşti artık! Mevzuyu 2015’ten itibaren FETÖ öyle köpürttü ki şimdi “beklenti” oluştu. FETÖ’nün köpürttüğünü sulandırma işi muhalefete düştü! EYT’lileri suçlamıyorum; ama haklı olan vatandaş taleplerini çok kötü kullanan “yapılar” oldu.

Kendisine EYT’li diyen ağabeylerime, ablalarıma bir şey söylemek istiyorum: Sizi anlıyorum, geçinmek zor, hani emekli olup biraz daha alım gücünüz artsın istiyorsunuz, haklısınız, emeğiyle geçinen insanlarsınız, bizler de öyleyiz, çoğunuzun arkasında garantiler yok, sıkışınca telefon açıp yardım isteyeceğiniz insanlar pek yok, hepsini biliyorum. Ama bu mevzuyu “ölüm kalım meselesi” yapmayın! Hayatınızın merkezine bunu koymayın! “Talep etmeye devam edin” fakat birilerinin “ayak oyunlarına” gelmeyin! Sizi kategorize edip yönlendirmelerine izin vermeyin! Bir bakmışsınız ki düşmanınızın kılıcını kendi dostunuza sallıyorsunuz!

Gelelim konuya..! EYT nedir, nereden çıktı?

Detayda boğulmayalım, mevzunun özeti şu:

1999’un Eylül ayında çıkarılan 4447 sayılı kanun ile o tarihten sonra emekli olacak kişilerin “emekli olma yaşı” ileri tarihe atıldı. “ANAP ve DSP hükümeti” döneminde çıkarılan kanun olduğunu hatırlatalım. 9 Eylül 1999’dan önce sigortalı olanlar prim (6 bin gün) ve hizmet yılı (25 sene) şartlarını tamamlayıp “emekli olacakları yaşı” bekliyorlar.40’lı yaşların ortasında emekli olabilenler bu haklarını 50’li yaşların sonunda kazanır oldular. Mesela; eski sisteme göre 1981 doğumlu olup, sigortası 1999’da başlayan bir vatandaş, 6 bin gün prim ve 25 yıllık çalışma süresini tamamlayınca emekli oluyordu. Yani 1981 doğumlu bir kişi 2024’te emekli olabiliyordu. Böylece bu kişi 43 yaşında emekli oluyordu. Yeni sistem “Ecevit döneminde” getirildi. “43 yaş çok erken” denildi. Yine “6 bin günü” doldursun, “25 yılı” tamamlasın; ama 43 yaş erken olduğu için bu kişi 15 sene sonra; yani 58 yaşında emekli olsun denildi. Verdiğim örnekler çoğaltılabilir, değişik “yaşlar” ve “durumlar” var; her örnek aynı olmuyor. Ama anlaşılması için “tek örnek” üzerinden gittim. Ecevit kötü mü yaptı? Bence olması gerekeni yaptı. Peki ama; “Kanun çıkarıldığı tarihten sonra işletilmeliydi” talepleri haksız mı?

Şimdi vatandaş diyor ki; Ecevit döneminde gelen “yaş sınırını bekleyin” kısmı düzeltilsin. 9 Eylül 1999’dan önce, yani kanun çıkmadan önce “eski kanuna tâbi olanların” durumu tekrar değerlendirilsin. Kanunun “geriye doğru işletilen kısmı” düzeltilsin. Düzeltilir mi? Bütünüyle eski sistem getirilmese de “iyileştirme” yapmak mümkün! İster FETÖ köpürtsün, ister muhalefet sulandırsın; siyaset “vatandaşa” ve “sonuca” bakar. İlgili bakanlığın bir hazırlık yaptığını bilmeyen yok!

Bu konuda vatandaşı ya “niçin olmayacağına” dair ikna etmelisiniz; yahut “Eski sistemi getirmem ama şöyle kolaylık sağlıyorum” demelisiniz. Çünkü acayip bir beklenti oluştu.

Az veya çok; vatandaşın talebine cevap şart! Ben ekonomist yahut sigorta uzmanı değilim; ama hani kaba hesap yapılsa ve emeklilik yaşı “birkaç sene geriye çekilse” bile vatandaş rahatlayacaktır diye düşünüyorum.

2019 seçimlerinden önce bu hususu dile getirerek şöyle yazmıştım: “Vatandaşların taleplerini kirleten örgütler var. Mesela, “Emeklilikte yaşa takılanlar” diye bir grup çıktı. Bu taleptir, vatandaş hakkını isteyebilir. Ancak bu talepleri terör örgütleri adetâ 28 Şubatvâri tekniklerle kirletiyorlar.”

2019’da durum böyleydi…! Artık 2022 yılındayız ve “Pandemi” denen bir illet vasıtasıyla dünyayı dizayn çabaları devam ediyor. Ekonomiler üzerinde büyük oyunlar dönüyor. Türkiye bu cendereden “güçlü irade ve güçlü yönetim” sayesinde çıkacaktır.

FETÖ çoktan “kılık” değiştirdi. Şimdi “fonlanmış şahıslar ve kurumlar” üzerinden saldırıyorlar.

HÜLÂSÂ; emeklilikte yaşa takılanlar problemi artık toplumda kabul gördü. Sorunun “ilk çıktığı dönem” şartları ile şimdiki şartlar aynı değil; taleplerin ilk dillendirildiği 2015’ten 2022’ye çok şey değişti! EYT’de vatandaşın beklentilerini az veya çok karşılayacak bir formül “resmi makamlar tarafından” açıklanmalı, vatandaşın ve siyasetin gündeminden bu mevzu tıpkı 3600 ek gösterge meselesi gibi çıkarılmalı! 3600 ek gösterge memurların çoğunluğunu memnun etti ve artık kimse “Hükümet çözemiyor, ben çözerim” diyemeyecek. Çünkü partili-partisiz herkes biliyor ki bu hükümetin çözemediği bir mevzuyu “başka hükümetlerin çözmesi” neredeyse imkânsız!

Hacı Yakışıklı

Akit TV köşe yazarı