BIST1.391,64%8.4773
USD8.4721%0.16
EURO10,0656%-0.05
ALTIN498,17%0.20
Akit HaberYazarlarGünay Ertan AkgünÇuvaldızı keyfinize göre batırılmaz

Çuvaldızı keyfinize göre batırılmaz

Günay Ertan Akgün

Abone OlGoogle News
20 Temmuz 2021 10:57

MERHAMET; İslâmî bir duygu olduğu kadar aynı zamanda da insanî bir duygudur. İçerisinde vicdan taşıyan herkes de merhamet duygusu da olur. Merhametli olabilmek için ille de Müslüman olmak gerekmiyor ancak Müslümansanız merhametli olmak zorundasınız. Bu; Müslüman olmanın farzlarından biridir. Neden mi;

Biz Müslümanlar; Ne olursa olsun, ucu nereye dokunursa dokunsun haksızlıklar, zulümler, yanlışlar ve hatalar karşısında susanın kör, sağır ve dilsiz şeytan olduğuna iman ettirilmiş ve bunun tavsiye edilmesine inandırılmış bir ümmetiz. Peki gerçekten de bunun gereğini yapabiliyor, hakkıyla yerine getirebiliyor muyuz? Cevap veriyorum; HAYIR!..

Mevki – makam – koltuk – menfaat (çıkar) - ihale kaybı yaşanacak diye atılmayan / amuda kalkılmayan takla, söylenmeyen yalan, yanlış yönlendirilmeyen adres, saptırtılmayan anket kalmadı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın defalarca söylemesine / her ortamda ifade etmesine rağmen seçimlerin 2023 yılında yapılmasına çok uzun bir zaman kalmadı. Hatta iki yıldan az kalan bu zaman dilimi öyle bir su gibi akıp gidecek, ki bir bakmışız kendimizi sandık başında oy verirken bulmuşuz. Hayâl değil gerçek!..

Durduk yerde yaklaşan seçimlerden bahsetmemizin elbette ki bir anlamı vardır. Son birkaç aydır içeriden ve dışarıdan rutine bağlanan “Erdoğan Düşmanlığı” nı “devlet düşmanlığı” na çeviren, “o giderse gitsin de gerisi ne olursa olsun!” tavrında olan “millî çıkarlar” ı düşünmeyen ve bunu da pişkin kelleler gibi her geçen gün tekrarlayan başta “Sağır İsmet’in Torunları” ve onlara “kuyruk” olanlar ile bunlara eklenen ERDOĞAN’ın siyasete sokarak mevki / makam sahibi – hatta bir adım ötesinde “cinsiyet” olarak değil de “şahsiyet” olarak “adam” – yaptığıçevresindeki “nankörler” in sayesinde önümüzdeki iki yıllık sürecin temkinli / tedbirli olarak geçirilmesi gerekiyor. Bu; birilerinden korktuğumuzun (!) bir neticesi olarak değil, 20 yıllık iktidar süresi içerisindeki millî / siyasî / iktisadî / askerî / ümmî kazançların kaybedilmemesi ve “eski düzen” e dönülmemesi içindir.

AK Parti iktidarına kadar gelinen ve “sancılı” geçirilen süreçte dinî / siyasî ve ekonomik alanlarda yaşanılanları (daha çok ülkemizin kayıplarını) yaşı kurtaranlar bilir, ancak “Z Kuşağı” diye isimlendirilen ve hiçbir sorunuyla ilgilenilmeyen, “sosyal medya” tuzağına itilen – amaçsız yetiştirilmeye çalışılan nesle; gerektiğinden fazla değer verilmez, “siyaset” in mayasını kadın ve gençlerin yoğurduğu gerçeğini unutur ve bu kitleleri göz ardı edersek, emin olunuz ki 2002 yılından önceki süreci gündüz ışığında mumla arayıp dururuz. Geçmişteki sıkıntıları yaşayan tekrar bunlarla yüzleşmek istemez ama AK Parti iktidarı döneminde doğup büyüyen ve “bir dediği iki edilmeyen” ve “Z Kuşağı” olarak anılan nesil ile sadece “karizma” nın (!) peşine takılıp proje – atılım – gelecek beklemeyen ve boş hayâllerle uğraşan “Marttan Sonra Bahar” ı / “Her Şeyin Güzel Olacağı” nı bekleyen kadınlarımız sayesinde de ülkemiz, karanlık dehlizlere doğru sürüklenmektedir. Bu gerçek ışığında “gönül belediyeciliği” ile “siyaset sevdası” nı kaybeden AK Parti, eğer bu hedef kitlelerini geri kazanamaz ve o eski “sevda” lı günlerine geri dönemezse önümüzde gelecek olan “2023 Seçimleri” ni de kaybedecektir, bunun için de müneccim olmaya gerek yok!...

AK Parti’nin kurulması ve iktidara gelmesi zannedildiği gibi o kadar da kolay olmadı, zamanın şartlarından yararlanılarak fırsatçılık da yapılmadı. O sevdanın bir an önce geri kazanılması lazım. Kendi üzerinde atılı bulunan suçları sihirbaz cambazlığıyla başkasının üzerine atan, kaftan olsa da kabahatlerin hiçbirini üzerine almayan, bırakın çuvaldızını iğneyi bile kendine batırmak istemeyen, “ERDOĞAN’dan korktuğu kadar Allah’tan bile korkmayan” görüntüsü (!) veren, aslında bilinçaltında fırsatı ele geçirse ERDOĞAN’a her türlü kuyu kazacak ve kayıplara sebep olacak, gemi su almaya başladığında ilk terk edecek olan “yakın çevredekiler” in bir an önce oradan uzaklaştırılması gerekir. Aksi takdirde 2023 Seçimleri, istemesek de “31 Mart 2019 Yerel Genel Seçimleri” ndeki kaybın aynısı, tekrarı olacaktır.

Yazımıza başlarken neden “merhamet” ten bahsettiğimizi şimdi anladınız, değil mi? Davasına, partisine, liderine, ülkesinin menfaatlerine, nesline, geleceğine vb. tüm manevi değerlerine ihanet eden kim olursa olsun bunlara merhamet edilmez. Hani atalarımız “merhamet etmeyene, merhamet edilmez” demişti ya, doğru demişler. Bir an önce, şahsî çıkarlarını ülke çıkarlarının önünde gören bu ikiyüzlülerin deşifre edilerek aramızdan / davamızdan / mevki ve makamlardan / ERDOĞAN çevresinden ayrılması ve ait oldukları yerlere geri döndürülmesi gerekir. Şimdiden bunu yaparsak başta 2023 Seçimleri olmak üzere önümüzdeki tüm seçimlerde galip gelmememiz için hiçbir neden kalmayacak ve tüm sorunlarımız da çözülmüş olacaktır.

Vakit çok geç olmadan, uyarılarımız kulak arkası edilmeden, davanın heder olmasını görmek istemiyorsak bir an önce silkelenip kendimize / aslımıza dönmeli ve özlemini duyduğumuz o eski günlere kavuşmalıyız!...

Günay Ertan Akgün

Akit TV köşe yazarı