Yazarlar

Berkin’i, Tahir’i ananlar bir defa da şehidleri ansalar!

Berkin Elvan duruşması yine ertelenmiş.

Öyle diyor geziciler..

Televizyonlarda ardı ardına haberler..

İnternet sitelerinde, dizi dizi ana manşetler..

Bugün de yazılı basında görürsünüz benzeri haberleri..

“8 duruşma geçti, polisler yine hatırlamıyor, tanımıyor” başlıkları ile..

5 yıl önce yaşanmış bir olaylar zincirinde..

Gecesi gündüzüne karışmış polisleri..

Hakim önüne alıp soruyor: “Okmeydanı’nda, şu noktada.. Sabahın 07.00’sinde, sabaha kadar gösteri yapan ve gösteri yapmaya devam edenleri dağıtmak için gaz fişeği kullanırken, açı kaç derece idi?”

Sabahın 7’sinde sokakta toplananlara “Siz o saatte sokakta ne arıyordunuz”diye soran yok..

Polise soruyoruz: “Gaz fişeğini kaç açı ile kullandın?”

Hayır, polise hiçbir şey sormayın demiyorum..

Polise sorsunlar..

Ama, sabahın 7’sinde orda toplananlara da sorsunlar: “Ne yapıyordunuz? Amacınız ne idi? Sizi oraya çağıranlar kimdi?”

**

Daha önemlisi var..

Sokakta çevirip sorsanız, “Gezi olaylarında ölen 15 yaşında bir çocuk vardı.. İsmi ne idi?” diye..

10 kişiden 8’inin “Berkin Elvan” diyerek, sorunuza doğru cevap vereceğini garanti edebilirim..

Ama içinizden bir tek kişi var mı, Berkin Elvan’ın cenazesi istismar edilerek, binbir tahrikle, caddelerde tabutu taşınırken, Okmeydanı’nda silahla öldürülen gencin adını ve soyadını bilen..

Ne yalan söyleyeyim..

Ben de hafızama güvenemedim.

Hatırladım ama..

Yanlış olmasın diye bir daha baktım.

Burak Can Karamanoğlu.

Burak Can’ı hatırlayan var mı?

Adını, Berkin Elvan bahane edilerek düzenlenen cenaze sırasında nasıl öldürüldüğünü?

Sonrasında katillerinin tümünün yakalanıp, yakalanmadığını.. Cezalandırılıp, cezalandırılmadığını..

Var mı bilen?

Maalesef yok..

Ama sabah Berkin Elvan..

Akşam bir daha Berkin Elvan..

Berkin Elvan bahane edilerek öldürülmüş bir genç var ama..

Adını bilen yok..

Varsa yoksa Berkin..

Çünkü Berkin Elvan aldatılıp, Taksim’de izinsiz gösterilere katılıyordu. 

Çünkü Berkin Elvan, gezi isyanında elinde sapan ile polislere taş atıyordu.

Çünkü Berkin Elvan, örgüt elemanlarının verdiği maskeyi yüzüne takıp, eylemlere katılıyordu..

**

Berkin Elvan bahane edilerek öldürülen gencin yanısıra..

Bir de Berkin gerekçe gösterilip, görevi başında şehid edilen Savcı Selim Kiraz var.. 

Berkin, sol grupların içindeki biri değil de, örneğin dindarlar arasındaki bir çocuk olsa idi..

Ve onun ölümü sonrasında, onun adına hareket edenler, bir savcıyı (Allah korusun) adliyede görevi başında şehid etmiş olsalar idi..

Berkin’in adını, değil gazeteler, televizyonlar, internet siteleri..

Kendi öz anne-babası bile ağızlarına alamazdı..

“Berkin’i bahane edenler, bir savcıyı vurmuşlar..  Artık Berkin’in ne adını ağzımıza alabiliriz. Ne de onun niye öldüğünü sorgulayabiliriz.. Berkin’i savunur görünen teröristler, Berkin yüzünden bir savcıyı öldürdüklerine göre..

Bundan böyle, ‘Berkin’ ismini ağzına alan, kendisini terörle mücadele şubesine bulur..” denileceğine..

Her geçen gün..

Olayın gerçekliğinin de unutulması sayesinde..

Daha yüksek sesle, “Berkin.. Berkin” deyip, duruyorlar..

Burak Can’ı hatırlayan yok..

Selim Kiraz’ı vuran hainleri sorgulayan yok..

**

Hep “Benim ölenim”…

Hep, “Benim mağdurum” söylemine..

Hep, “Bana ne devletin polisinden. Bana ne kendi halindeki vatandaşın öldürülmesinden” söylemine somut bir örnek daha..

Diyarbakır Baro eski Başkanı Tahir Elçi’nin ölümünün dün 3’üncü yıldönümü imiş..

Birçok ilde gösteriler..

Hatta adliyelerde, mahkeme salonlarının, savcı odalarının önlerinde, tahrikkâr gösteriler..

Kimisi “Tahir Elçi ölümsüzdür’” sloganları atarak..

Kimisi “Hepimiz Tahir’iz” afişleri ile..

Ortalığı birbirine katıyorlar..

Ama ben hatırlatayım..

Hatırlatacağım şehidler, farklı bir gün, farklı bir yerde can veren polisler olsa..

Farklı olayları birbiri ile karşılaştırmaya kalksak, “Ne alakası var” sorusuna muhatap olabiliriz.

Ama.. 

Tahir Elçi’nin öldürüldüğü gün..

Tahir Elçi’nin öldürülmesinden hemen 3 dakika önce..

Elçi’nin öldürüldüğü sokağın hemen başında..

İki polis şehid edildi.

Ki, o iki polisi şehid edenler, Baro Başkanı’nın bulunduğu sokağa girip koşarak kaçarken, Tahir Elçi de vurulmuştu..

Bu kadar birbiri ile bağlantılı..

İrtibatlı..

Belki failleri de aynı olan cinayetlerde..

Tahir Elçi anılıyor..

Ama o iki polisi anan kimse yok..

Tahir Elçi için, “seni unutmayacağız” diyenler.

“Tahir Elçi ölümsüzdür” sloganları atanlar..

Adliye içinde şov yapanlar..

O iki polisi bırakın anmayı, adlarını bilebilirler mi?

Yine özeleştiri yapayım..

Maalesef ben de, o iki şehidin isimlerini hatırlamıyorum..

Çünkü..

Vatanı için ölenleri, bize unutturuyorlar..

Teröristleri savunmak için sokaklara çıkıp, bir kör kurşun ile vurulanları ise, ezberlettiriyorlar..

Bu vesile ile, o iki polisin isimlerini hatırlatayım..

Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur.

Tahir Elçi için çırpınanlara, Berkin Elvan için şov yapan HDP’lilere duyurulur..

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close