Yazarlar

“28 Şubat’ın hedefi FETÖ idi” mavalı!

“28 Şubat’ın hedefi FETÖ idi” mavalı!

28 Şubat sanıkları, dün mahkeme salonunda kararı beklerken..

Konuyu çarpıtmaya, yine devam ettiler..

28 Şubat’ın en önemli 3-5 isminden birisi olan Çevik Bir, hâlâ eski kafada yoluna devam ediyor..

Aydınlık grubu ile ulusalcıların da savunduğu söylemi tekrarlayıp, 28 Şubat’ın hedefinin FETÖ’cüler olduğunu iddia ediyor…

Sözleri bire bir şöyle:

1997’de devlete FETÖ tehlikesi duyurulmuştur. 1997’de Genelkurmay Başkanlığı, rahmetli Demirel’e brifing veriyor. Bu brifingde FETÖ tehdidini devlete aktarıyoruz. Onun üzerine rahmetli Demirel, bir takım düzenlemeler oluyor.” 

Bu söylemin benzerlerini daha önce de biz çok dinledik.

O zamanlar “İrtica” diyorlardı..

FETÖ’nün 17-25 Aralık darbe girişimi gerçekleşince..

28 Şubat’ın aslında FETÖ tehdidini ortaya koyan bir süreç olduğu iddia edildi..

28 Şubat davasında alınacak cezalardan böylece kurtulmak istenildi.

Neyse ki mahkeme, bu mavalları dinledi dinledi.. 

Sonunda 28 Şubat darbecilerine hakettikleri cezayı bastı..

“Sen bunları benim külahıma anlat” demiş oldu..

“Sen bunları benim külahıma anlat” dedi de; yanlı, yanlış bir tespitte mi bulundu?

Hayır..

Çevik Bir eğer bunamamış ise..

Hâlâ aklı başında ise..

Tek taraflı açıklamalar yerine..

28 Şubat mağdurlarının, şu sorularına cevap vermeli idi.

Ki, mahkumiyetten kurtulsun..

Nedir o sorular?

“28 Şubat FETÖ’ye karşı bir süreç ise, o tarihte FETÖ’nün kaç okulunu kapattınız?”

Öyle ya..

“Biz 28 Şubat’ta FETÖ’ye karşı brifing verdik. Onun dışında bizim dindar insanlara yönelik bir kastımız yoktu” diyenler.. 

“FETÖ’ye karşı süreç başlattık” diyenler..

O süreçte kapattırdıkları FETÖ okullarını göstermeliler..

Kapatılan bir tane FETÖ okulu yok.

Ama..

FETÖ’nün taaa ilk günlerden itibaren mesafeli olduğu imam hatip okullarının orta kısımları, 28 Şubat süreci ile birlikte, kapatıldı.. 

Bununla da yetinilmedi..

İmam hatiplerin liseleri de kapatılmıştan beter edildi.. Katsayı  zulmü ile, imam hatip liselerinden mezun olanların puanları çalınarak, ilahiyat dışında hiçbir fakülteye giremez duruma düşürüldüler..

FETÖ’cüler ise..

Zaten imam hatip ile..

İlahiyat ile işleri olmadığı için..

Her yere yerleştiler..

O zaman Çevik Bir cevaplasın: “FETÖ hedefiniz idiyse, imam hatiplerden ne istediniz?”

İmam hatipler tek kıstas değil..

Başörtü konusunda da, Çevik Bir’in sözlerinin, tam bir çarpıtma olduğu anlaşılıyor..

Başörtü yasağını ısrarla uygulatmak isteyen darbeci generaller, FETÖ’cüleri mi üniversitelerden attırmış oldular?

Hayır..

FETÖ’cüler, “Başınızı açın, okula devam edin” açıklaması ile, zaten başörtü yasağının kendi tabanına zarar vermesini kendi aklınca önlemiş oldu..

Peki bunun üzerine, 28 Şubat darbecileri ne yaptı?

“Bizim hedefimiz FETÖ idi.. Bunlar da o kadar ahlaksız ki.. ‘Allah’ın emri’ dedikleri bir örtüyü bile, sırf dünyalık nemalar için, çıkartıp attılar.. O halde bu yasağın bir anlamı kalmadı. Yasağın sürmesi, FETÖ’cülere değil, samimi dindarlara zarar verecek. O halde bu yasaktan vazgeçelim” dediler mi?

Hayır..

İnadına inadına..

Önce tıp fakülteleri.

Sonra diğer fakülteler.

En sonunda ilahiyat fakültelerine kadar gelip, başörtü kontrolü yaptılar..

Şimdi kalkmışlar, “Bizim hedefimiz FETÖ idi” diyorlar..

Haydi ordan, sahtekarlar!

Aslında verilen cezalar sonrasında sanıkların tutuklanmaması üzerine yapılan eleştirileri, ben ilk anda haklı görmedim..

Sonuçta bu insanlar, büyük çoğunluğu ile 70 yaşını devirmiş..

Yaptıklarının suç olduğunu tespiti..

Rütbelerinin ellerinden alınması..

Bundan sonraki hayatlarında, “emekli general” gibi yaşamalarının önlenmesi..

Ailelerinin, general ailesi ayrıcalıklarından yararlanmalarının önlenmesi, bence yeterli idi..

Çevik Bir’in, şu saatten sonra cezaevine girmesi, bize ne kazandıracak ki?

Mahkum olması, bana yeterli gelirdi..

Binlerce, on binlerce, yüz binlerce gözyaşına rağmen..

“Ahirette bulsun cezasını.. Bu dünyada, onların ‘Bu yaşta bizi cezaevine koydular’ istismarı ile uğraşacak halimiz yok” diye düşünüyordum..

Akma Çetin Doğan’ı dinleyince..

Hâlâ ahlaksızca, hâlâ insafsızca..

Hâlâ vicdansızca laflar ettiğini görünce..

“Yuh artık.. Bunlara her şey müstahak” dedim.

Ne demişti, Çetin Doğan?

Karar açıklanır açıklanmaz, ilk yaptığı açıklama şöyle:

Genelkurmay Başkanı, Harekat Başkanı gibi hepsini koydular ve sonuç itibariyle ‘Kuvvet komutanı da bu işin içinde’ dediler. Bu arada olay YÖK Başkanı’na da dokundu, adamın ne ilgisi var? Düşünün bu olayın komikliği.. Evvela şimdiki Adalet ve Kalkınma Partisi Başkanı ve Cumhurbaşkanımız, kızları birisi 13, birisi 16 yaşında mağdurlar arasında. Sevinmişlerdir ceza verildiği için.”

Ahlaksızlığı görüyor musunuz?

YÖK Başkanı ile kol kola girip, İHL mezunlarının üniversiteye girmelerinin önünü kesmek için katsayı puştluğunu çıkartan Kemal Gürüz’ün, 28 Şubat ile ne ilgisi varmış..

28 Şubat’ın generaller dışında, bürokrasideki ilk numarası kimdir deseniz, “Yüz binlerce İHL mezununun hayallerini yıkan Kemal Gürüz’dür” derim.

Bu gerçek, ayan beyan ortada iken, Çetin Doğan da işi bildiği için..

Nasıl koruyor adamını, görüyor musunuz..

Ya Tayyip Erdoğan’ın kızları için söylediklerini ne yapacaksınız?

O tarihte 13 ve 16 yaşında imişler.

Eee?

13 yaşında diye.. 16 yaşında diye..

O kızları üzmemek için. Ağlatmamak için.. “Onlar başlarını örtebilirler” dediniz mi?

“Bunlar küçücük çocuklar. Bunları okul tartışmalarında üzmeyelim” deyip, İHL’lerin orta kısımlarını kapatırken, 13-16 yaşlarındaki kızları muaf tutmuşmuydunuz?

Adam 28 Şubat’ta kimleri o çarkın içinde ezdiklerini bile bilmiyor.

Ya da biliyor..

Ahlaksızlığından, vicdansızlığından, halkı enayi yerine koyma alışkanlığından..

Hala “Biz ne yaptık ki? Biz vazifemizi yaptık” modunda vicdansızlığını hak gibi göstermek istiyor..

Her şeye rağmen.

İşte mahkum oldular..

Yaptıkları yanlarına kâr kalmadı..

21 yıl sonra da olsa.. Hakettikleri cezayı aldılar!

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close