SporSpor YazarlarıYazarlar

“Temiz bitti”

Süper Lig’de bir sezon daha geride kalmak üzere…

Bu yıl geçen yılın adeta bir kopyasını yaşadık. Galatasaray geçen sezon olduğu gibi bu sezonda aynı rakiplerini art arda yenerek şampiyonluğunu ilan etti.

Bu durum Galatasaray’ın ‘final’ takımı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sarı kırmızılılar futbolcusuyla taraftarıyla böyle maçları alıyorlar.

Beni sevindiren şey; son haftalardaki hakem hatalarının ardından şampiyonun hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde belli olması.

Cüneyt Çakır maçı sıfır hatayla yönetti. Maç içerisindeki gerginliklere de zamanında müdahele ederek büyümesini engelledi. Türk futboluna 1 değil 10 tane Çakır lazım.

Galatasaray’ı tebrik edelim…Resmen golcüsüz bir şekilde şampiyon oldu. Devre arasında transfer edilen Diagne’nin attığı gollere rağmen çok katkı sağladığını düşünmüyorum.

Sarı kırmızılılar için zor bir şampiyonluk oldu ama bu ortamı yine kendileri hazırladı.

Geçen sezonun gol kralı Gomis gönderilmese, Galatasaray belki de bu kadar sıkıntı çekmeyecekti. Fransız golcü çok arandı.

Galatasaray’ın şampiyon olurken yaşadığı zorluklardan biri de Terim ve futbolcuların aldıkları cezalar nedeniyle uzun süre takımdan uzak kalmasıydı.

Ancak buna dış etkenler değil, tamamen Terim ve futbolcuların sorumsuzluğu neden oldu.  Hepsi de hak edilmiş cezalardı.

Hakem konusuna gelince; bu sezon göz göre göre Galatasaray’ın aleyhine hata yapıldığı gibi, yine göz göre göre lehine de yapıldı.

Galatasaray’ın şampiyonluğunda Medipol Başakşehir’in ikramı en büyük etkenlerden biri.

Başakşehir’in 8 puan öndeyken 4 hafta da 10 puan kaybetmesi, Galatasaray’ın da puan kayıplarına rağmen zirveyi rakibine kaptırması bence tez konusu olmalı.

Son 6 haftada sadece fizik olarak değil, psikolojik olarak da çöktüler. Tabii Abdullah Avcı’nın inanılmaz yanlışları da şampiyonluğun kaybedilmesinde büyük rol oynadı.

Şunu da net bir şekilde söyleyeyim; Galatasaray-Medipol Başakşehir maçı sabaha kadar oynansa yine Galatasaray kazanırdı. Çünkü M.Başakşehir her açıdan bitik durumdaydı. İlk yarıda biraz direndiler o kadar.

Daha önceki yazımızda da vurguladığımız gibi; büyük takımlarla yarışmak o kadar kolay değil. Taraftarıyla, lobisiyle, medyasıyla sizi eziyorlar.

Galatasaray 8 puan geride kalmasına rağmen pes etmeyerek yarışı önde bitirdi. İşte buna büyük takım refleksi deniyor.

Terim değil, futbolcular!

Şampiyonlukta aslan payı bence Onyekuru’nun. Sonra Muslera, Belhanda, Feghouli, Donk ve Fernando.

Devre arasında takıma katılan iki stoper Luyindama ve Marcao’yu da unutmayalım.

Fatih Terim’in katkısı bence futbolcuların gerisinde kalıyor. Takımı iyi motive etti, kamuoyunu  yönlendirecek hamleler yaptı ama işi sahadakiler bitirdi… Futbolcuların inanılmaz performansı, M.Başakşehir’in ikramı ve dış faktörler olmasa Galatasaray Terim yüzünden üçüncü bile zor olabilirdi.

Egosu nedeniyle Gomis’i gönderip takımı golcüsüz bırakan, öfkesine hakim olamayıp 10 maç ceza alan, birçok maçta taktik yanlışlar yapan maalesef kendisiydi.

Son söz Galatasaray taraftarına… Geçen yıl olduğu gibi bu yılda takımlarının şampiyonluğunda büyük pay sahibi oldular.

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close