Manşet

TRT’yi satmak devleti satmaktır

TRT’ye karşı kirli bir propaganda yürütülüyor. Yerli ve milli olan ne varsa yıkmayı vaat eden CHP ve İP’in başını çektiği koro tarafından hedefe konulan TRT’ye karşı Muharrem İnce her fırsatta iftira yüklü söylemlerle iftira atıyor. Meral Akşener ise iktidara gelmeleri durumunda TRT’yi satacağını söylüyor.

Yerli ve milli çizgide yayınlar yapan, Diriliş, Payitaht Abdülhamid, Kut’ül Amare gibi dizilerle milletin tarih şuurunu yeniden kuşanmasını sağlayan, Kürtçe’nin yanı sıra Arapça ve İngilizce yayınlarıyla medyada Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olan TRT’ye karşı yürütülen kara propaganda medya kuruluşlarının tepkisini çekiyor. Yerli ve milli olan ne varsa yıkmayı vaat eden CHP ve İP’in başını çektiği koro tarafından hedefe konulan TRT’ye karşı Muharrem İnce her fırsatta iftira yüklü söylemlerle iftira atıyor. Meral Akşener ise iktidara gelmeleri durumunda TRT’yi satacağını söylüyor. Akit’e konuşan medya kuruluşu temsilcileri, TRT’yi satma vaadinin altında devleti satma hevesinin yattığını söylediler.

KÜLTÜREL DARBEDİR

Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan, yerli ve milli çizgideki TRT’ye sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Sinan Burhan, “TRT, Türkiye’nin en önemli kurumudur, Anadolu’nun sesidir. Milli, manevi, tarihi değerlerimize uygun yayın yapan TRT, gayri ahlaki unsurlara yer vermiyor. Dizi ve filmleri olsun, belgeselleri olsun, geleneksel sanatlar üzerine olsun, ata sporumuz olan güreşle, okçulukla ilgili programları tamamen toplumun özünü yansıtıyor. TRT gibi kurumu kapatmak, konusu belden aşağı olan gayri ahlaki yayınları artırır. Kültürel bir darbe olur bu. Toplumun ahlakını ve kültürünün bozulmasını mi istiyor muhalefet? Tarih dizilerinin kaldırılmasını mı istiyor?” dedi.

KİMSENİN HADDİNE DEĞİL

Avrupa Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Fişenk, toplumu şuurlandırıcı yayınlarıyla öne çıkan TRT’yi susturmanın kimsenin haddine olmadığını ifade etti. Avrupa Gazeteciler Derneği Başkanı Fişenk, “TRT bir devlet kurumudur, devletin yüzüdür. TRT milleti temsil ediyordur. TRT’yi kapatmak kimsenin haddine değildir. Bu kurum, o zat-ı muhteremlerin elinde davul zurnayla çıkıp onların propagandasını yaptığı zaman mı iyi olmuş olacak? TRT’yi satma vaadinin altında devleti satma hevesi yatıyor. Bu ülkenin cumhurbaşkanı vardır, hükümeti vardır, onların konuşmalarını toplayıp hesaba vurulursa tabiiki diğer partilerden fazla görünecektir. Selahattin Demirtaş’ın beyanatlarını mı saatlerce yayınlayacak TRT? Bunlar halkın kafasını karıştırmak için söylenmiş  sözlerdir. Kim ne söylerse söylesin, milli duyguları pekiştiren dizileriyle ve genel olarak toplumu şuurlandırıcı yayınlarıyla öne çıkan TRT’yi susturmak kimsenin haddine değildir” diye konuştu.

DEVLETİ SATIYORLAR

“Amerika’nın, Rusya’nın, Çin’in devlet televizyonunu kapatmayı, satmayı vaat eden muhalefet var mı?” sorusunu yönelten Adnan Fişenk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Devletin yayın yüzü olan TRT’yi ‘satıyorum’ demek ‘ben devleti satacağım’ demektir. Bakkal dükkanı değildir burası, öyle kolay değil. Küresel yarışta, küresel rekabette önemli bir misyonu olan, Milletimizin tarih şuurunu yeniden kuşanmasını sağlayan, Kürtçe’nin yanı sıra Arapça ve İngilizce yayınlarıyla medyada Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olan TRT’yi iç polikaya böylesine malzeme etmek oldukça kötü bir durumdur.”

 

KAYNAK: Yeni Akit

Etiket

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close