BIST1.394,39%8.6281
USD8.6441%0.18
EURO10,1444%0.23
ALTIN493,97%0.35
Akit HaberGündemUluslararası Gazeteci Fazıl Duygun AKİTTV.COM.TR için yazdı... "Afganistan'da Bagram Hava Üssü Türkiye'ye verilebilir''
Gündem

Uluslararası Gazeteci Fazıl Duygun AKİTTV.COM.TR için yazdı... "Afganistan'da Bagram Hava Üssü Türkiye'ye verilebilir''

Uluslararası gazeteci-yazar Fazıl Duygun Afganistan’daki Taliban zaferinin ardından başlayan yeni ‘’devletleşme’’ sürecini kaleme aldı. Duygun; ‘’Bagram hava üssü Türkiye’ye verilebilir.’’ Dedi.

Abone OlGoogle News
10 Eylül 2021 16:36

İşte o yazı;

‘’Afganistan’da 20 yıllık haçlı-Siyonist emperyalizmin vurucu gücü ABD, halk destekli Tâliban hareketi karşısında yenildi ve kaçtı, gitti. Her ne kadar, bizdeki gibi, işbirlikçi Batıcı medyası dahil, küresel batı medyası bu açışı örtmek istese de gerçek bu. 

Tâliban aleyhinde 24 yıldır sürdürülen kara propagandanın, bölge halkında bir karşılığı olmadığı ve özellikle de işgal sürecindeki katliamlar, zulümler, yolsuzluklar vs. yüzünden, halkın, kendi içinden çıkmış bu harekete daha çok sahiplendiği görüldü. Zaten, işgalin ilk aylarından beri, Tâliban’ın, Afganistan’ın %70’ini kontrole ettiğini duymaya başlamıştık. ABD ve NATO askerleri, üslerinden dışarı çıkamıyordu. Hele hele, başkent Kâbil’deki ABD askerli, saldırıya uğramamak için, zırhlı araçlarına Türk bayrağı asarak dolaşıyorlardı. 

İşte, en az 3 trilyon dolara mâl olan ve ABD’yi Tora Bora ve Hindukuş Dağlarında diz çöktüren bu vatan savunması ve direniş hareketi, semeresini, 20 yıl sonra, 15 Ağustos 2021’de ABD’nin askerlerini, bir anda çekmesiyle neticeye ulaştı.

Peki, bundan sonra ne olacak?  Bütün dünyanın sorduğu soru bu. Tâliban ne yapacak? Çökmüş olan Afganistan’da devleti diriltebilecek mi? Düzeni sağlayabilecek mi? Dış ilişkileri nasıl yürüyecek?  

Tâliban hareketi, aslında bizdeki Batı kuklası ve işbirlikçi medyanın gösterdiği gibi, dağdaki serserilerden oluşmuş bir hareket değil. TV yayınlarında ve sosyal medyada da gördüğünüz gibi, Üst  ve orta düzeydeki Tâliban yetkililerinin çoğu 4-5 dil bilmekte olup (Hatta, İngilizceleri, bizdeki  Robert kolej ve Boğaz içi mezunlarına nal toplatır), en alt kademedeki Tâliban üyesi bile, Peştuca, Urduca ve Arapça olmak üzere, 2-3 dil bilmektedir. Tâliban, Rusya ve ÇiN ile 25 yıldır diplomatik ilişiler içerisindedir. Yani, dünya siyasetine hiç te yabancı değildir. Zaten, Katar’ın başkenti Doha’da, işgalci ABD ile 11 yıl süren bir barış görüşmeleri yürütmüştür. Dünya dengelerini o kadar iyi bilmektedir ki, Rusya ve Çin’in endişelerini giderecek açıklamalar ve uygulamaları yerine getirmektedir. 

Ama bunun da ötesinde, Pakistan’ın yaklaşık %17’si Peştun kökenlidir. O bakımdan, %60’ı Peştun olan (her ne kadar ABD dünyaya %43 gibi yansıtsa da) Afganistan halkıyla bir, kardeşlik bağı içerisindedir. Diyebilriz ki, Afganistan’ın arkasında Pakistan devleti vardır. İşte bu açıdan, Tâliban, Afganistan’ı yeniden devlet hâline getirebilir. Çünkü o topraklar, tarihî İslam-Türk medeniyetinin yeşerdiği “Horasan” topraklarıdır. Ve o topraklarda, Müslüman Türklerden miras kalmış olan “devlet idare etme” şuuru yaşamaya devam etmekte, hatta dirilmektedir. İngiliz emperyalizmine karşı direnişin sembolü olan ve bugünkü Taliban’ın atası sayılan direniş hareketini de Osmanlı örgütlemiştir. Devletleşmeye çalışan Tâliban bu tarihi bilince sahiptir ve Türkiye’den, Pakistan ve Katar’la birlikte kendisine önderlik, rehberlik etmesini istemektedir.

BAGRAM HAVA ÜSSÜ TÜRKİYE’YE VEREBİLİR 

Türk ve dünya medyasında da sürekli gördüğümüz gibi, Tâliban yetkilileri, Türkiye’ye sıcak mesajlar göndermekte ve Türkiye’yi, ülkede kurulacak yeni düzen için rehberlik etmeye davet etmektedir. 
Hatta görüşmeler, sadece Kâbil Uluslararası Havalimanının yönetimi için değil, ABD’nin kurduğu ve  dünyadaki en büyük Hava üslerinden biri olan Bagram hava üssünün de Türkiye’ye verilmesi üzerinde sürmektedir. 

Ha, Bu işler tabii ki kolay olmayacaktır. ABD’deki bir kısım odaklar, ülkedeki DAE fitnesini kullanmaya çalışacaktır. Rusya ve Çin nüfuzunu hissettirmeye çalışacaktır. Bütün bunlar beklenen sıkıntılardır ama, halk tabanı güçlü ve arkasına Pakistan’ı almış, yanına Türkiye ve Katar’ı, Azerbaycan’ı, Malezya’yı almış bir Tâliban, ülkede düzeni tekrar sağlayacaktır.

 TÂLİBAN VE KADINLAR
 
Emperyalist ve küreselci Batı medyasının Tâliban hareketini itibarsızlaştırmak için en çok kullandığı şey “kadınlara zulmedildiği” konusudur. 25 yıldır üren bu karalama propagandası bugün de  sürdürülmektedir. Geçmişte, Taliban yetkilileri de, özellikle kırsal bölgelerde bu tür baskıların yaşandığı söylemişler ve bu baskıyı yapanların daha sonra, kendilerine ihanet eden ilk kişiler olduğunu ve işgalci ABD’ye yardımcı olduklarını söylemişlerdi. 20 yıllık işgal boyunca, binlerce Afgan kadınına tecavüz eden, katleden ABD ordusu ve onların desteklediği,  eroin üreticisi Savaş ağalarının yaptığı zulümleri görmezden gelenler, Tâliban daha iktidarı ele alır almaz, aynı kara propagandaya, algı operasyonunu tekrar gündeme getirdiler. Ama zaman, çok değişti, Tâliban da dünyaya ve kadınlara bakışını değiştirdi. Nitekim, kadınların çalışmalarına devam etmelerini söyledi. Kadınların  protesto gösterilerine, ufak  vakalar dışında, müdahale etmedi. Mecliste bile çalışabileceklerini açıkladı. Unutmayalım ki, bu yaşananlar Afganistan sosyolojisinin gerçekleridir. Tâliban, devletleşmeyi, zor da olsa başaracaktır.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde akittv.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan akittv.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar
  • Yeniden eskiye
  • Eskiden yeniye
  • Öne Çıkanlar