Akit HaberFoto GaleriGündemİstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
Gündem

İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?

İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
Günümüze kadar birçok kaynakta okuduğumuz, büyüklerimizden dinlediğimiz, filmlere ve dizilere konu olan Ulubatlı Hasan bahsettiğim kaynaklarda geçtiğine göre bir Osmanlı askeridir. Kendisinin 1428 yılında Bursa’nın Ulubat köyünde doğduğu ve 1453 yılında İstanbul’un Fethi‘nin 53. gecesinde Bizans surlarına ilk sancağı dikerken şehit olduğu ve vurulmasına rağmen sancağı elinden düşürmediği anlatılmaktadır. Fakat uzun yıllar boyunca böyle bir kahramanın olduğunun anlatılmasına rağmen bunu kanıtlayacak herhangi bir kanıt da bulunamamıştır. Buna ek olarak savaş şartları düşünüldüğünde de Ulubatlı Hasan’ın varlığına dair şüpheler kuvvetlenmektedir.
İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
Ulubatlı Hasan EfsanesiUlubatlı Hasan’ın varlığına dair olan kabulleri çürüten bir diğer durum ise kendisini tarihi bir kişi kıldığı iddia edilen İstanbul’un fethinin şartlarıdır. Kaynaklarda anlatılan şartları inceleyecek olursak 6 Nisan tarihinde başlatılıp 53 gün süren kuşatmada her iki tarafın da aldığı hasar oldukça büyük ve yıpratıcıdır. 53. günün gecesinde Osmanlı ordusunun kumandanı ve dönemin padişahı II. Mehmet tarafından yapılan büyük bir hücumla şehir fethedilmiştir. Oldukça kalabalık iki ayrı ordunun çarpıştığı, birçok kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin surlara çıkıp bayrak dikerek şehri fethetmek için savaştığı ve oldukça büyük bir alanda gerçekleşen bunca olayın içinde Bizans surlarına ilk çıkan ve Osmanlı sancağını diken ilk askeri görmek, görmenin haricinde o askerin kimliğini saptamak oldukça zordur.
İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
İstanbul’un Fethi’nde Ulubatlı HasanBazı kaynaklarda sancağı diken askerin yediği ok sayısına kadar bilgi verilmesi ise tamamen yapay bir durumdur. O askerin kimliğini saptamak haricinde ok yaralarını saymak fetih şartlarında olanaksızdır. Çünkü savaş sırasında askerlerin görevi bayrağın dikilmesiyle bitmemiş olup surların içine girmektir. Kimse bayrak dikilir dikilmez silahlarını bırakıp tüm dikkatini bayrağı diken askere vermemiştir. Askerin cesedinin bulunup kimliğinin ve yaralarının belirlenmesi ihtimali ise bir o kadar düşüktür. Eğer askerin kitaplarda geçtiği gibi bayrağı dikerken öldüğü düşünülürse surlardan aşağı düşmesi gerekmektedir.
İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
Böyle bir durumda ceset ya askerlerin ayakları altında sürüklenir ya da ezilip tanınamaz hale gelir. Asker öldükten sonra surlardan aşağı düşmemiş olsa bile onlarca ceset arasında sancağı diken askerin cesedinin kaybolması da yüksek bir ihtimaldir. Savaşın şiddeti, savaşın gerçekleştiği alanın büyüklüğü ve surların yüksekliği göz önüne alındığında surlara sancağı ilk diken askerin kimliğinin saptanması için imkansız denmesi az kalır. Bu nedenlerden ötürü sancağı surlara ilk diken askerin Ulubatlı Hasan olduğunun söylenmesi doğru olmaz. Ayrıca, bu nedenler Ulubatlı Hasan’ın varlığına dair olan inancı zayıflatır.
İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
Ulubatlı Hasan ve Fatih Sultan MehmetUlubatlı Hasan’ın var olmadığını iddia etmemizi sağlayan bir diğer neden ise dönemin padişahı II. Mehmet ile alakalıdır. Ulubatlı Hasan’ın surlara sancağı ilk diken kişi olduğunu iddia eden kişiler bu iddianın peşi sıra II. Mehmet’in Ulubatlı için “Eğer sultan olmasaydım Ulubatlı olmak isterdim.” dediğini savunurlar. II. Mehmet’e ithaf edilen bu söz dönemin hiçbir kaynağında geçmemektedir. Politik açıdan da değerlendirecek olursak böyle bir sözün fetih gerçekleştirmiş bir padişah tarafından söylenme ihtimali de oldukça düşüktür. Çünkü bahsedilen söz, halk üzerinde Ulubatlı imgesini güçlendirip padişaha bağlılığı düşürebilecek düzeydedir. Ayrıca böyle bir sözün çok büyük topraklara hüküm süren bir insan tarafında söylenmesi de psikolojik açıdan pek olası değildir.
İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
İstanbul Surları’na Osmanlı Sancağını Kim Dikti?Ulubatlı Hasan’ın var olmadığının yanı sıra, sancağı diken askerin farklı askerler olduğu da bazı tarihçiler tarafından iddia edilmektedir. Tarihçi Feridun Emecen, araştırmalarının sonucunda, İstanbul Surları‘na ilk çıkan askerlerin tarihçi Bihişti’nin babası Karıştıran Süleyman Bey, Anadolu’dan gelen Mustafa Bey ve Balaban Bey olduğunu söylemiştir. Ne kadar bu bilgilerde güvenilir olmasa da Ulubatlı Hasan’ın var olma ihtimalini zayıflatmaktadır.
İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
Popüler Kültürde Ulubatlı Hasan (“Fetih 1453” Filmi)Tüm bunlara ek olarak, yakın dönemde, 2012 yılında, çekilmiş olan ve İstanbul’un fethini anlatan Fetih 1453 filminde de Ulubatlı Hasan’a büyük bir yer verilmiştir. Filmin etkisi ile halk içinde Ulubatlı Hasan’ın bilinirliği artmıştır. Fakat filmin danışmanı Ulubatlı Hasan hakkında yaptığı açıklamada Ulubatlı Hasan’ın hiç var olmamış bir karakter olduğunu anlatmıştır. Fakat film yapımcılarının dikkat çekecek bir karaktere ihtiyaç duyduklarından dolayı yanlış ve hayali bir karakter olan Ulubatlı Hasan karakterinin filme eklendiğini belirtmiştir.
İstanbul Surları'na Osmanlı Sancağını Kim Dikti? Tarihi Bir Efsane Olarak Ulubatlı Hasan Kimdir?
Ulubatlı Hasan 16. yüzyılda uydurulmuş ve günümüze kadar uzanan bir tarih yanılgısıdır. Bilinçsizce yazılan eserler bu tarih yanılgısının devamlılığını sağlamıştır. Bu yanılgının desteklenmesinin amacı ise milli kimlik oluşumunda yeni tarihi kahramanlar icat edilme ihtiyacına dayanmaktadır. Tüm bunlar değerlendirildiğinde Ulubatlı Hasan’ın var olmadığı tezi oldukça güçlenmektedir. Fakat Ulubatlı Hasan’ın var olup olmaması tarihin bir yanılgısı olsa da kendisi Türk tarihi için efsanevi bir karakter olarak kalacaktır. Bayrağın kutsallığı ile fethin güçlüklerini simgeleyerek nesillere aktarılacak bir destan olacaktır.