Dünya

HTŞ lideri Ebu Muhammed el Cevlani: Rejim karadaki hiçbir hedeflerini gerçekleştirememektedir

Heyet Tahrir Eş Şam lideri Ebu Muhammed el Cevlani gündemdeki gelişmeleri yorumladı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

– Mücrim rejim ve Rusya’nın askeri hamlesi 90 günden fazla sürdü. Askeri, hizmet ve sivil güçler bir araya geldi ve halkın genelinin bu hamle karşısındaki duruşta büyük etkileri oldu.

– Rejim içeriden zayıflamış bulunmaktadır. Kendisini koruyacak düzenli bir ordu gücünü yitirmiştir, hatta birbirleriyle çekişen milis birlikler haline gelmiştir.

– Rejimin askeri olarak uyum sağlayamaması nedeniyle Ruslar sıkıntı çekmektedir. Ruslar şiddetli bombardımanla ilk saldırıyı başlatırken, mücrim rejim güçleri karadaki hiçbir hedeflerini gerçekleştirememektedir.

– Mücrim rejimin bu askeri hamledeki planı, bir kaç aşamada tüm özgür bölgeyi işgal etmekti. Askeri hamle 3 ay sürmesine rağmen hiçbir hedefini gerçekleştiremedi. Bu bağlamda mücahidlerin onların karşısında durmaları bir zafer sayılır.

– Tüm gruplar birleşti, birbirleriyle uyumlu hareket etmeye başladılar ve bu hamle karşısına askeri zeka ve yeni taktiklerle çıktılar. Tel Melah ve Cibbin bölgelerinin ele geçirilmesinin rejimin ilerleyişinin durdurulmasına büyük etkileri oldu.

– Rejim bu savaşta sadece askeri olarak kayıplar vermedi. Hamle döneminde Suriye lirası %20 değer kaybetti. Rejim kendi bölgelerinde yakıt, ekmek ve işsizlik gibi hizmet alanlarında krizler yaşıyor.

– Mücrim rejimin ekonomik sistem yapısı bulunmamaktadır, hatta ekonomi çetelerden oluşan birlikler eliyle yönetilir olmuştur.

– Rusya ve İran, rejim lehine bu savaşa müdahalelerinin karşılığını, ele geçirdikleri bölgelerin servetleri ile alıyorlar.

– Ruslar ticari Tartus limanını, fosfat rezervini, bazı gaz ve petrol kuyularını elde ettiler. Savaşın kayıplarını bu servetlerle karşılıyorlar. Bu hususlarda rejimin bağımsız bir kararı bulunmamaktadır.

İranlılar rejim bölgelerinin gayrimenkul kısımlarını ele geçirdiler. Bunu, rejime karşı ayaklanan halkı rejim yanlısı bir halka dönüştürmek için uzun vadeli planları çerçevesinde yaptılar.

– Uluslararası yollar sadece rejimin dördüncü tugayına bağlıdır. Ticari mallar, hatta memurların maaşları bile onların aldığı vergilerden sonra geçebilir.

– Devrim, hedeflerinden bir çoğunu gerçekleştirmiştir; rejim ekonomik ve askeri olarak çökmüş bulunmaktadır.

– Her ne kadar rejim azınlıkların korunmasından söz etse de, Suriye’de bulunan azınlıklar rejimin zulmünden ve bölgelerinde yaşanan kötü yaşam koşullarından sıkıntı çekmekte. Her taife/kesim kendisini rejimden uzak tutmaya çalışmakta.

– Suriye’de bulunan Alevi taife rejime karşı kızgın. Beşar Esed’in koltuğunda kalması için binlerce evlatlarını sundular ve bunun karşılığında maddi hiçbir şey alamadılar, hiçbir sağlık hizmeti sunulmadı.

– Rusya siyasi olarak rejime meşruiyet kazandırmada başarılı olamadı. Hatta -Ömer el-Beşir gibi- rejimle olumlu ilişkiler geliştirme girişiminde bulunanlara da Suriye devriminin ateşi dokundu.

– Gerçekleşen zafer önce Allah’ın lütfu iledir. Sonra halkın güven ve selamet içerisinde yaşaması için canlarını sunan şehidler ve yine bu toprakların savunulması uğruna bedenlerinin parçalarını verip ehillerine ulaşmamaları için acılara katlanan yaralılar iledir. Özgür bölgede yaşayan herkes üstünlüğü bunlara nispet etmektedir.

– Bu hamle sürecinde ortaya çıkan güzel sahneler bulunmaktadır. Bu sahnelerin en önemlisi, halk kesimleri ile gruplar arasında gerçekleşen dayanışma ve kaynaşmadır. Askeri gruplar ne kadar birleşirlerse, bu durum saldırgan düşman karşısında duruş için o kadar güçlü bir etken olur.

– Bu toprakların savunulmasında muhacirlerin de büyük bir rolü olmuştur. Onlardan şehid olanlar ve yaralananlar olmuştur. Onlar adeta dünyaya, bu toprakların ayrılmayan birer parçası olduklarını söylemektedirler.

– Askeri hamleye karşı durmada medyacılar da büyük bir rol oynamıştır. Bu şiddetli savaşta yaşananları gerçek sureti ile diğer milletlere ulaştırmak için onlardan ölen ve yaralananlar oldu.

– Sivil Savunma mekanları işgalci Rusya’nın en önemli hedefleri arasındaydı. Bu durum onları uçakları takipten ve görevlerini yerine getirmekten alı koymadı.

– Hastaneler Rus uçaklarının doğrudan hedefleri oldu, ancak doktorlar gelen yaralıları tedavi için orada ribat tutuyorlardı.

– Emniyet birimleri özgür bölgeler için güvenli bir set oldular. Casusları, eşkıyaları ve askeri hamlenin özgür bölge içerisinde oluşturduğu güvenlik boşluğunu kullanmayı isteyenlerin peşlerindeydiler.

– Savaşın tuhaf durumlarından birisi de, en şiddetli olduğu ve her yerin bombalandığı dönemlerde, belediye işlerinden, ekmek fırınlarına, eğitim kurumlarından üniversitelere kadar hizmet müesseselerinin etkilenmeden faaliyetlerini yürütmeleridir.

– Rus askeri hamlesi sonucu özgür bölgelerde hizmet idareleri kurumları büyük bir imtihana maruz kaldı ve en zor koşullarda bile sivil yardım ve hizmet işlerini yürütebildiklerini ispat ettiler.

– Suriye halkı ve devrimi, -Allah’ın izni ile- zafer elde edebileceklerini, göçmenleri ve mültecileri yurtlarına geri döndürebileceklerini ve bu mücrim rejimin gücünü kırmaya güçleri olduğunu ispat etti.

– Birçokları Astana vb. toplantılarda pazarlıklara girerek halkın askeri hamle karşısındaki zaferini çalmaya çabalamakta.

– Allah Azze ve Celle’den sonra, askeri gücün ve özgür bölgede kendi alanlarında çalışan grupların dışında devrimi ve özgür bölgeleri koruyacak kimse yoktur.

– Ne Astana nede başka bir toplantı bu rejimi devirmeyecektir. Hiçbir esiri hapishaneden çıkarmayacaktır. Siyasi bir anlaşma ile rejim kendi ölümünü imzalamayacaktır. Rejim bu halka karşı güç kullanma kararı almıştır ve ancak güçle devrilebilir.

– Ruslar bu hamlenin başarısızlığını her görüşlerinde ateşkes talebinde bulunuyor, biz de her seferinde rejimin eski noktalarına geri dönmesinde ısrar ediyorduk. Son günlerde bu talebin yenilenmesi ve rejimin ateşkese bağlı kalacağını ilan etmesi üzerine, gruplarla yürütülen istişareler sonucunda özgür bölgenin maslahatı için buna muvafakat kararı aldık.

– Çıkan ateşkes kararı bir ittifak değildir, üzerine imza atılmamıştır ve belirli bir süresi de bulunmamaktadır. Daha çok bizimle rejim arasında çatışmaların sonlanacağı bir formüle benzemektedir. Her iki taraf da saldırıları durduracak, temkinli olunacak ve hazırlıklar devam edecektir.

– Askeri hazırlığı yerine geldiğinde ya da özgür bölgeye girebileceği bir gedik gördüğünde, rejim ateşkes anlaşmasını bozacaktır. Askeri olarak savaş devam etmektedir.

– Rejimin aldığı Kal’atu Madiq, Kefrenbude ve Suriye’nin her bir karışı -Allahu Teala’nın izni ile- geri almamız gereken boynumuzun borcudur.

– Askeri hamlenin devam etmesine hala hazırlıklıyız. Biz bir sene sürecek bir savaş için hazırlık yapmıştık. Rejimin önceki şekli üzere askeri hamlesini durdurduğuna dair kanaat getirmedikçe hiç bir asker geri çekilmeyecektir.

– Bozguncular ve suçlular hakkında yürütülen emniyet operasyonları devam etmektedir ve askeri kanattan bağımsız bir şekilde çalışmaktadır. Düşmanlarımız ne askeri hamle döneminde ne de öncesinde bir an bile güvenliğin bozulması girişimlerini durdurmamışlardır.

– Tahriru’ş-Şam Astana’da bir taraf değildir. Başından beri Astana’yı ve oradan çıkan kararları reddettiğimizi ilan ettik. Şimdi bunu yeniliyoruz: Bu bizim eski, yeni ve gelecekteki tutumumuzdur. Ateşkesin Astana’ya bağlanması hatalı bir bağlamadır.

– Düşman bahsettiği silah gücü ile 20 km. ilerleyememiştir, bu durumda barışla bu bölgeleri nasıl verebiliriz! Askeri olarak bizim görevimiz, özgür bölgeyi savunmaktır. Görevimizin gerektirdiği yerde olacağız. Hiçbir yerden ne bir askeri ne de bir silah parçasını geri çekmeyeceğiz. Düşmanların ya da dostların isteklerine göre bir yerde konuşlanmayacağız.

– Mücrim rejimin seçkin birliklerinin çoğu özgür bölgenin eşiğinde öldürülmüştür. Yalan yollu devrime nispet edilen bazıları, rejimin tüm kayıplarının uzlaşmacı unsurları olduğu ve rejimin kan kaybetmediği tasviri ile rejimin acısını hafifletmeye çalışmaktadır.

– Tahriru’ş-Şam rıza ile tek bir Rus askerinin bile özgür bölgeye girmesine asla onay vermeyecektir. Eğer askeri olarak girmek isterse, -Allah’ın fazlı ile- daha önce yaptığımız gibi, girme girişimini savunma şerefine nail olacağız. Bu, toplumun tüm tabakalarındaki devrici halkın tutumudur.

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close